Hisnu'l-Muslim (Kur'an ve Sünnetteki Zikirlerden Müslümanın Sığınağı)
Bu kitap, farklı zamanlarda ve çeşitli durumlarda kolayca okunabilmesi için Kur’an ve sünnetten alınmış zikirleri bir araya getirmektedir. İçerisinde uykudan uyanınca, abdest, namaz, yolculuk ve benzeri durumlara dair dualar bulunmaktadır. Bu zikir ve dualar, Müslümanın kendisini koruma altına almasına ve Allah’ın muhafazası ve gözetimi altında bulunmasına yardımcı olur.
This PDF is generated automatically from the book's text; its layout may differ from the printed edition.
Hisnu'l-Muslim (Kur'an ve Sünnetteki Zikirlerden Müslümanın Sığınağı)
Allah Teâlâ'ya muhtaç olan bir kul
Dr. Saîd b. Ali b. Vehf el-Kahtânî
Bismillâhirrahmânirrahîm
ÖNSÖZ
Hamt, Allah'a mahsustur. O'na hamt eder, O'ndan yardım diler ve O'ndan mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur, kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka hak ilah yoktur; O tektir, O'nun ortağı yoktur. Ve şahitlik ederim ki, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- O'nun kulu ve rasûlüdür. Allah ona, ailesine, ashabına ve Kıyamet Günü'ne kadar onlara iyilikle uyanlara çokça salatu selam etsin. Bundan sonra:
Bu eser, “Kitap ve Sünnet’ten Zikir, Dua ve Rukye ile Tedavi” [1] adlı kitabımdan yaptığım bir özettir. Bu özette zikirler bölümünü kısalttım ki, yolculuklarda taşınması kolay olsun. [1] Yukarıda adı geçen orijinal metin, Allah'a hamdolsun, dört cilt halinde basılmış ve hadisleri geniş bir şekilde tahriç edilmiştir. Hısnül-Müslim, bunun birinci ve ikinci cildinde yer almaktadır.
Sadece zikrin metnine yer verdim ve tahricinde de asıl kaynakta bulunan bir veya iki kaynağı zikretmekle yetindim. Sahabeyi öğrenmek yahut tahric konusunda daha fazla bilgi edinmek isteyenlerin ise asıl kaynağa müracaat etmeleri gerekir. Allah -Azze ve Celle-'den, güzel isimleri ve yüce sıfatlarıyla, bu çalışmayı kendi kerim veçhi için halis kılmasını, hayattayken ve öldükten sonra da bununla beni faydalandırmasını ve onu okuyan, bastıran veya yayılmasına vesile olan kimseleri de onunla faydalandırmasını dilerim. Şüphesiz ki O; bütün noksanlıklardan münezzeh, bütün bunların koruyucusudur ve onu yapmaya kadirdir. Allah'ın salat ve selamı Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ailesinin, ashabının ve kıyamete kadar en güzel şekilde onlara uyanların üzerine olsun.
Yazar
Safer 1409 Hicri yılında yazılmıştır.
ZİKRİN FAZİLETİ
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: (O halde yalnız beni anın ki, ben de sizi anayım. Bana şükredin ve sakın bana nankörlük etmeyin!) 152 [2] [2] Bakara Suresi: 152. Ayet.
(Ey iman edenler! Allah’ı çok çok zikredin. 41) [3] [3] Ahzâb Suresi: 41. Ayet.
(...Allah’ı çok zikreden erkeklerle çok zikreden kadınlar var ya; işte Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır. ) [4] [4] Ahzâb Suresi: 35. Ayet.
(Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma! 205) [5] [5] A'râf Suresi: 205. Ayet.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Rabbini zikreden ile Rabbini zikretmeyen kimsenin misali, diri ile ölünün misali gibidir.» [6] [6] Buhârî Fethu'l-Bârî (11/208), hadis no: (6407) ve Müslim (1/539), hadis no: (779). Müslim'deki lafzı şöyledir: «İçinde Allah'ın anıldığı ev ile içinde Allah'ın anılmadığı evin misali, diri ile ölünün misali gibidir.»
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Size amellerinizin en hayırlısını, melikiniz olan Allah katında en değerlisini ve derecelerinizin en yüksek olanını, altın ve gümüş infak etmekten daha hayırlı, düşmanla karşılaşıp sizin onların boyunlarını vurmanızdan, onların da sizin boyunlarınızı vurmasından daha hayırlı bir şeyi size haber vereyim mi?» Ashab: “Evet” dediler. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah Teâlâ’yı zikretmektir.» [7] [7] Tirmizî (5/459), hadis no: (3377) ve İbn Mâce (2/124), hadis no: (3790) rivayet etmiştir. Bkz. Sahîh-i İbn Mâce, (2/316) ve Sahîh-i Tirmizî, (3/139).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: Ben, kulumun benim hakkımdaki zannı üzereyim. Beni zikrettiği zaman onunla beraberim. Eğer beni yalnız başına anarsa, ben de onu yalnız anarım. Şayet beni bir toplulukla beraberken anarsa, ben de onu daha hayırlı bir topluluk içinde anarım. Kulum bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım; bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak gelirim.» [8] [8] Buhârî (8/171), hadis no: (7405) ve Müslim (4/2061), hadis no: (2675). Hadisin lafzı Buhârî'ye aittir.
Abdullah b. Büsr –radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre, bir adam: “Ey Allah’ın Rasûlü! İslam'ın nafile ibadetleri bana çok fazla geldi. Bana öyle bir şey söyle ki ona sımsıkı sarılayım.” dedi. O da şöyle buyurdu: «Dilinin daima Allah’ı zikretmekle ıslak kalmasına devam et.» [9] [9] Tirmizî (5/458), hadis no: (3375) ve İbn Mâce (2/1246), hadis no: (3793) rivayet etmiş ve el-Elbânî, Sahîh-i Tirmizî, (3/139) ve Sahîh-i İbn Mâce, (2/317) sahih olduğunu söylemiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa ona bir sevap (hasene) vardır. Sevap (hasene) ise on kat karşılığıyla verilir. "Elif, Lâm, Mim" bir harftir demiyorum. Ancak Elif bir harftir, Lâm bir harftir, Mim bir harftir.» [10]. [10] Tirmizî (5/75), hadis no: (2910) rivayet etmiş ve el-Elbânî Sahîh-i Tirmizî (3/9) ve Sahih-i'l Cami'us-Sağîr (5/340)'de sahih olduğunu söylemiştir.
Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Biz suffede iken, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- dışarı çıkıp şöyle buyurmuştur: «Sizden hanginiz her gün günah işlemeksizin ve akrabalık bağlarını koparmaksızın Buthan'a veya Akik'e gidip oradan iri hörgüçlü iki deve getirmeyi ister?» “Biz isteriz Ya Rasûlallah!” dedik. Rasûlullah -aleyhisselâm- şöyle buyurmuştur: «Sizden birinizin mescide gidip Aziz ve Celil olan Allah'ın kitabından iki ayet öğrenmesi veya okuması, kendisi için iki deveden daha hayırlıdır. Üç ayet üç deveden, dört ayet dört deveden ve okuduğu ayet sayısınca deveden daha hayırlıdır.» [11]. [11] Müslim (1/553), hadis no: (803) rivayet etmiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim bir yere oturur da orada Allah’ı zikretmezse; bu, Allah katından aleyhine bir noksanlık (ve pişmanlık sebebi) olur. Kim de bir yere uzanır da orada Allah’ı zikretmezse, bu da Allah katından aleyhine bir noksanlık (ve pişmanlık sebebi) olur.» [12]. [12] Ebû Dâvûd (4/264), hadis no: (4856) ve diğerleri rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahîhu'l-Câmi' (5/342).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir topluluk, bir yerde oturur da Allah'ı anmaz ve peygamberlerine salavat getirmezlerse, bu onlar için bir pişmanlık olur. Allah dilerse onları cezalandırır, dilerse bağışlar.» [13]. [13] Tirmizî (5/461), hadis no: (3380) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/140).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Herhangi bir topluluk, oturdukları meclisten Allah’ı zikretmeden kalkarlarsa, merkep leşi yanından kalkmış gibi olurlar. O meclis de onlar için bir pişmanlık olur.» [14]. [14] Ebû Dâvûd (4/264), hadis no: (4855) ve Ahmed (2/389), hadis no: (10680) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu'l-Câmi (5/176).
1- UYKUDAN UYANINCA YAPILAN DUALAR
«Bizi öldürdükten (uykudan) sonra dirilten Allah'a hamdolsun. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da O’dur.» [15]. [15] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (11/113), hadis no: (6314) ve Müslim, (4/2083), hadis no: (2711) rivayet etmiştir.
Elhamdu lillahillezî ahyânâ bade mâ emâtenâ ve ileyhinnuşûr.
«Allah'tan başka (hak) ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur ve hamt O’nadır ve O'nun her şeye gücü yeter. Allah’ı her türlü noksanlıklardan tenzih ederim. Hamt, Allah’a mahsustur. Allah'tan başka hak ilah yoktur. Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet, sadece yüce ve büyük olan Allah’ın yardımıyla elde edilir. Rabbim, beni bağışla!» [16]. [16] «Kim bunu söylerse, o kimse bağışlanır. Dua ederse, duasına icabet edilir. Kalkıp abdest alır, sonra da namaz kılarsa, namazı kabul edilir.» Buhârî, Fethu'l-Bârî ile (3/39), hadis no: (1154) ve diğerleri. Lafız İbn Mâce'ye aittir. Bkz: Sahîh-i İbn Mâce (2/335).
Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, lehu'l mülkü ve lehu'l hamdu ve huve alâ külli şey'in kadîr. Subhânallâhi ve'l-hamdu lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm. Rabbi'ğfir lî.
«Bedenime afiyet veren, ruhumu bana iade eden ve kendisini zikretmeme izin veren Allah’a hamdolsun.» [17]. [17] Tirmizî (5/473), hadis no: (3401) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî, (3/144).
Elhamdu lillahillezî âfânî fî cesedî ve radde aleyye rûhî ve ezine lî bizikrihi.
(Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için elbette ibretler vardır. 190 Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. “Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni tüm noksanlıklardan tenzih ederiz. Bizi ateş azabından koru!” derler. 191 Rabbimiz! Sen kimi Cehennem ateşine sokarsan, onu rezil etmişsindir. Zalimlerin hiç yardımcıları yoktur. 192 Rabbimiz! Biz, 'Rabbinize iman edin' diye imana çağıran bir davetçi işittik, hemen iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilerle beraber al. 193 Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, Kıyamet Günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın. 194 Rableri, onlara şu karşılığı verdi: "İçinizden gerek erkek gerek kadın olsun (salih) amel işleyenin amelini karşılıksız bırakarak boşa çıkarmayacağım. Kiminiz kiminizdensiniz (sizler sevap ve cezada denksiniz). Hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar ve öldürülenlerin de andolsun günahlarını elbette örteceğim. Allah katından bir mükâfat olmak üzere, onları içinden ırmaklar akan Cennetler'e koyacağım. Mükâfatın en güzeli Allah katındadır. 195 Kâfirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın. 196 Az bir geçimlik sonra varacakları yer Cehennem'dir. Orası ne kötü yerleşim yeridir. 197 Fakat Rablerine karşı gelmekten sakınanlar için, Allah tarafından bir ikram olarak, altlarından ırmaklar akan, ebedî olarak kalacakları Cennetler vardır. İyiler için Allah katındaki (nimetler) daha hayırlıdır. 198 Ehl-i Kitap'tan öyleleri var ki, Allah’a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah’tan korkarak iman ederler. Allah’ın ayetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlara Rableri katında mükâfatları vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir. 199 Ey iman edenler! Sabredin. Kararlılıkta yarışın, düşmana karşı hazırlıklı olun (birbirinize dayanıp bağlanın), (Cihat için) hazırlıklı ve uyanık olun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki, kurtuluşa eresiniz. 200) [Âl-i İmrân Suresi: 190-200] [18]. [18] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (8/337), hadis no: (4569) ve Müslim, (1/530), hadis no: (256) rivayet etmiştir.
2. ELBİSE GİYERKEN YAPILACAK DUA
«Bana bu giysiyi giydiren ve benim hiçbir kuvvet ve kudretim olmadan onu rızık olarak bana veren Allah'a hamdolsun...» [19]. [19] Hadisi Nesâî hariç Sünen sahipleri rivayet etmiştir: Ebû Dâvûd hadis no: (4023), Tirmizî hadis no: (3458), İbn Mâce hadis no: (3285). El-Elbânî ise İrvâü'l Galîl'de (7/47) hadisin hasen olduğunu söylemiştir.
Elhamdulillahillezi kesânî hâzâ (es-sevbe) ve razakanîhi min gayri havlin minnî ve lâ kuvvetin (Anlamı: Bana bu elbiseyi giydiren ve tarafımdan hiçbir güç ve kuvvet harcamaksızın beni onunla rızıklandıran Allah'a hamt olsun).
3. YENİ ELBİSE GİYERKEN YAPILAN DUA
«Allah'ım! Hamt sana mahsustur. Onu bana sen giydirdin. Senden onu hayırlı kılmanı ve yapılışına uygun kullanmanın hayrını nasip etmeni dilerim. Şerrinden ve yapılışına uygun kullanılmasının şerrinden de sana sığınırım.» [20]. [20] Ebû Dâvûd hadis no: (4020), Tirmizî, hadis no: (1767) ve el-Beğavî (12/40) rivayet etmişlerdir. Bkz: El-Elbânî'nin Muhtasar Şemâil-i Tirmizî adlı eseri (s. 47).
Allahümme lekel hamdü ente kesevtenîhi, es'elüke min hayrihi ve hayri mâ sunia lehü, ve eûzü bike min şerrihi ve şerri mâ sunia lehü
4. YENİ ELBİSE GİYEN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
«Bunu, üzerinde eskitesin. Allah'u Teâlâ yenisini versin.» [21]. [21] Ebû Dâvûd (4/41) hadis no: (4020) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu Ebû Dâvûd (2/760).
Tublî ve yuhlifullahu Teâlâ
«Yeni giy, övülmüş olarak yaşa ve şehit olarak öl.» [22]. [22] İbn Mâce: (2/1178), hadis no: (3558); El-Beğavî: (12/41). Bkz: Sahih-i İbn Mâce (2/275).
İlbes cedîden, ve iş hamîden, ve müt şehîden
5. ELBİSE ÇIKARIRKEN YAPILAN DUA
«Bismillâh» [23]. [23] Tirmizî (2/505), hadis no: (606) ve diğerleri rivayet etmiştir. Bkz: İrvâu’l-Galîl hadis no: (50) ve Sahîh-i Câmi (3/203).
Bismillâh
6- TUVALETE GİRMEDEN ÖNCE YAPILAN DUA
«[Bismillah] Allahümme innî eûzu bike mine'l hubsi ve'l habâisi.» [24]. [24] Buhârî (1/45) hadis no: (142) ve Müslim (1/283) hadis no: (375) rivayet etmiştir. Başındaki «Bismillâh» ziyadesini ise Saîd b. Mansûr rivayet etmiştir. Bkz: Fethu’l-Bârî (1/244).
[Allah'ın adıyla], Allah’ım! Erkek ve dişi şeytanlardan sana sığınırım
7. TUVALETTEN ÇIKTIKTAN SONRA YAPILAN DUA
«Allah'ım! Senden beni bağışlamanı dilerim.» [25] [25] Hadisi, Nesâî hariç Sünen sahipleri rivayet etmiştir. Nesâî, hadisi Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle’de hadis no: (79); Ebû Dâvûd hadis no: (30); Tirmizî hadis no: (7) ve İbn Mâce hadis no: (300) rivayet etmiştir. El-Elbânî ise Sahîh-i Sünen-i Ebû Dâvûd’da (1/19) sahih olduğunu söylemiştir.
Gufrâneke
8. ABDESTTEN ÖNCE YAPILAN DUA
«Bismillah» [26]. [26] Ebû Dâvûd hadis no: (101), İbn Mâce hadis no: (397) ve Ahmed, hadis no: (9418) rivayet etmişlerdir. Bkz: «İrvâü'l Galîl», (1/122).
Bismillâh
9- ABDESTTEN SONRA YAPILAN DUA
«Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ibadet edilecek hak ilah yoktur; yine şehadet ederim ki, Muhammed –sallallahu aleyhi ve sellem- Allah’ın kulu ve rasûlüdür.» [27]. [27] Müslim (1/209), hadis no: (234) rivayet etmiştir.
Eşhedu en lâ ilahe illallah, vahdehû lâ şerîke lehû, ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve rasûluhû
«Allah'ım! Beni, tevbe eden ve günahlarından temizlenen kullarından eyle.» [28]. [28] Tirmizî (1/78), hadis no: (55). Bkz: Sahîh-i Tirmizî (1/18).
Allahummecalnî minet-tevvâbîne, vecalnî minel-mutetahhirîne.
«Allah'ım! Sana hamt ederek, seni tüm noksan sıfatlardan tenzih ederim. Senden başka hak ilah olmadığına şehadet ederim. Senden bağışlanma diler ve sana tevbe ederim.» [29] [29] Nesâî, Amelü'l Yevm Ve Leyle (s. 173). Bkz: İrvâu'l-Galîl (1/135) ve (3/94).
Subhâneke Allahümme ve bihamdike, eşhedü en lâ ilahe illâ ente, estağfiruke ve etûbu ileyke
10. EVDEN ÇIKARKEN YAPILAN DUA
«Allah'ın adıyla başlarım, Allah'a tevekkül ettim, güç ve kuvvet ancak Allah'ındır.» [30]. [30] Ebû Dâvûd, (4/325), hadis no: (5095) ve Tirmizî, (5/490), hadis no: (3426) rivayet etmiştir. Bkz: Sahih-i Tirmizî, (3/151).
Bismillâhi, tevekkeltu alâ Allahi ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi.
«Ey Allah’ım! Kuşkusuz ki, ben sapıklığa düşmekten veya sapıklığa düşürülmekten, zillete düşmemden/ayağımın kaymasından veya zillete düşürülmekten/ayağımın kaydırılmasından, zulmetmekten veya zulmedilmekten, cehalete düşmekten veya cahil bırakılmaktan sana sığınırım.» [31]. [31] Sünen Sahipleri: Ebû Dâvûd, hadis no: (5094), Tirmizî, hadis no. (3427), Nesâî, hadis no: (5501) ve İbn Mâce, hadis no: (3884). Bkz: Sahîh-i Tirmizî, (3/152) ve Sahîh-i İbn Mâce, (2/336).
Allahümme innî eûzu bike en adille ev udalle ev ezille ev üzelle ev azlime ev uzleme ev echele ev yüchele aleyye
11. EVE GİRERKEN YAPILAN DUA
«Allah'ın adıyla girdik, Allah'ın adıyla çıktık ve sadece Rabbimiz Allah'a tevekkül ettik. Sonra da ailesine selam versin.» [32]. [32] Ebû Dâvûd rivayet etmiştir (4/325) hadis no: (5096). Allâme b. Bâz, Tuhfetu'l-Ahyâr (s. 28) adlı eserinde isnadını hasen kabul etmiştir. Sahih'te ise şöyle geçmektedir: «Kişi evine girdiği zaman ve yemek yediği zaman Allah Teâlâ’yı anarsa, Şeytan (arkadaşlarına), “Size burada gece yiyecek bir yemek ve yatacak bir yer yok.” der.» Müslim, hadis no: (2018).
Bismillâhi velecnâ, ve bismillâhi haracnâ ve alâ Allahi rabbinâ tevekkelnâ
12- CAMİYE GİDERKEN YAPILAN DUA
«Ey Allah’ım! Kalbimde bir nur, dilimde bir nur, kulağımda bir nur ve gözümde bir nur kıl. Üstümden bir nur, altımdan bir nur kıl; sağımdan bir nur, solumdan bir nur kıl; önümden bir nur, arkamdan bir nur kıl. Nefsimde bir nur kıl. Benim için büyük bir nur ve yüce bir nur kıl. Benim için bir nur kıl ve beni nurlu kıl. Ey Allah’ım! Bana bir nur ver. Sinirlerimde bir nur, etimde bir nur, kanımda bir nur, saçımda bir nur ve tenimde bir nur kıl.» [33]. [33] Bu lafızların tümü için Bkz: Buhârî (11/116), hadis no: (3166) ve Müslim (1/526), hadis no: (529), (530) ve (763).
Allahümmec'al fî kalbî nûran ve fî lisânî nûran ve fî sem'i nûran ve fî basarî nûran ve min fevkî nûran ve min tahtî nûran ve an yemînî nûran ve an şimâlî nûran ve min emâmî nûran ve min halfî nûran vec'al fî nefsî nûran ve a'zim lî nûran ve azzim lî nûran vec'al lî nûran vec'alnî nûran, Allahümme a'tinî nûran vec'al fî asabi nûran ve fî lahmî nûran ve fî demî nûran ve fî şa'rî nûran ve fî beşerî nûran
«Ey Allah’ım! Kabrimde bir nur... ve kemiklerimde bir nur kıl.» [34] «Ve nurumu artır, nurumu artır, nurumu artır.» [35] «Bana nur üstüne nur bağışla.» [36]. [34] Tirmizî (5/483), hadis no: (3419) rivayet etmiştir. [35] Buhârî el-Edebü'l-Müfred'de hadis no: (695) (s. 258) rivayet etmiş ve El-Elbânî de Sahîh-i Edebü'l-Müfred'de hadis no: (536) isnadının sahih olduğunu söylemiştir. [36] İbn Hacer, Fethu'l-Bârî'de (11/118) bunu zikretmiş, İbn Ebî Âsım’ın Kitabu’d-Duâ’sına nispet etmiş ve farklı rivayetlerden yirmi beş hasletin bir araya geldiğini söylemiştir.
Allahümmec'al lî nûran fî kabrî... ve nûran fi izâmî ve zidnî nûran ve zidnî nûran ve zidnî nûran ve heblî nûran alâ nûr
13. CAMİYE GİRERKEN YAPILAN DUA:
(Sağ ayağıyla girer.) [37] ve şöyle der: «Allah’ın rahmetinden kovulmuş Şeytan'dan yüce Allah’a, O’nun kerîm vechine ve ezelî hükümranlığına sığınırım.» [38] [37] Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'ın şu sözü rivayet edilmiştir: «Mescide girdiğin zaman sağ ayağınla, çıkarken de sol ayağınla başlaman sünnettendir.» Bunu Hâkim (1/218) rivayet etmiş, hadisin Müslim’in şartına göre sahih olduğunu belirtmiş ve Zehebî de bu görüşe katılmıştır. Beyhakî (2/442) de rivayet etmiştir. El-Elbânî ise Silsiletü'l-Ehâdîsi's-Sahîha’da (5/624) hadis no: (2478) hadisi hasen kabul etmiştir. [38] Ebû Dâvûd, hadis no: (466). Bkz: Sahîhu'l-Câmi', hadis no: (4591).
Eûzu billâhil azîm ve bi vechihîl kerîm ve sultânihil kadîm, mineş şeytânir racîm. «Allah'ın adıyla, salât» [39] «ve selâm Rasûlullah'ın üzerine olsun» [40] [39] İbnü's-Sünnî hadis no: (88) rivayet etmiştir. El-Elbânî, es-Semeru'l-Müstetâb adlı eserinde (s. 607) hadisin hasen olduğunu belirtmiştir. [40] Ebû Dâvûd, (1/126), hadis no: (465). Bkz: Sahîh-i Câmi, (1/528).
Bismillâh, vessalâtu vessalamu alâ rasûlillah «Allah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç.» [41]. [41] Müslim, (1/494), hadis no: (713). İbn Mâce'nin Sünen'inde Fâtıma -radıyallahu anha-'dan gelen rivayet ise şöyledir: «Allah'ım! Günahlarımı bağışla ve merhamet kapılarını bana aç.» El-Elbânî, şahitlerinden dolayı bu rivayeti sahih kabul etmiştir. Bkz: Sahîhu İbn Mâce, (1/128), hadis no: (129).
14. CAMİDEN ÇIKARKEN YAPILAN DUA:
(Sol ayağı ile çıkar) [42] ve şöyle der: «Allah'ın adıyla, salât ve selâm, Rasûlullah'ın üzerine olsun, [42] Hâkim (1/218), Beyhakî (2/442); El-Elbânî, Silsiletü'l-Ehâdîsi's-Sahîha (5/624)'da hadis no: (2478) hasen olduğunu belirtmiştir. Tahrîci daha önce geçmiştir.
Bismillahi vessâlâtu vesselâmu alâ rasûlillah Allah'ım! Senin fazlından isterim,
Allahümme innî es'eluke min fadlik Allah'ım! Beni, rahmetinden kovulmuş olan Şeytan'dan koru.» [43]. [43] Camiye giriş duasına dair önceki (20) numaralı hadisin rivayetlerinin tahrici ile İbn Mâce’de yer alan «Allah'ım! Beni kovulmuş Şeytan'dan koru.» şeklindeki ziyade için bkz: Sahih-i İbn Mâce (1/129).
15. EZAN İLE İLGİLİ DUA VE ZİKİRLER:
Müezzinin söylediklerinin aynısını söyler; (Hayye ale's-salâh) ve (Hayye ale'l-felâh)'da ise şöyle der: Manası: «Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır.» [44] [44] Buhârî, (1/152), hadis no: (611), (613) ve Müslim, (1/288), hadis no: (383).
Şöyle der: «Ben de tek olan ve ortağı bulunmayan Allah’tan başka hak ilah olmadığına ve Muhammed'in -sallallahu aleyhi ve sellem- O’nun kulu ve rasûlü olduğuna şahitlik ederim. Rab olarak Allah'tan razı oldum, rasûl olarak Muhammed'den -sallallahu aleyhi ve sellem- razı oldum ve din olarak İslam'dan razı oldum.» [45] [45] Müslim (1/290), hadis no: (386) rivayet etmiştir.
Ve ene eşhedu en lâ ilahe illallahu vahdehû lâ şerîke lehû ve enne Muhammeden abduhû ve rasûluhu, radiytu billahi rabben ve bi Muhammedin rasûlen ve bil'İslâmi dinen (Bu, müezzinin şehadet getirmesinin ardından söylenir.) [46]. [46] İbn Huzeyme (1/220).
(Müezzinin söylediklerini tekrar ettikten sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e salâtu selâm getirir.)[47]. [47] Müslim (1/288), hadis no: (384) rivayet etmiştir.
Şöyle dua eder: «Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın Rabbi Allah'ım! Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vesileyi ve fazileti ver. Onu, kendisine vadettiğin Makâm-ı Mahmûd'a ulaştır. [Şüphesiz ki sen sözünden dönmezsin.]» [48]. [48] Buhârî (1/152), hadis no: (614), parantez içindeki kısım Beyhakî'den (1/410) olup, isnadını Allâme Abdülaziz b. Bâz -rahimehullah- Tuhfetu'l-Ahyâr'da (s. 38) hasen kabul etmiştir.
Allahümme rabbe hâzihid da'vetit tâmmeti vessalâtil kâimeti, âti Muhammedenil vesîlete vel fadîlete veb'ashu makâmen mahmûdenillezî veadtehû, inneke lâ tuhlifül mîâd]
(Ezan ile kamet arasında kendisi için dua eder; zira o vakit yapılan dua reddedilmez.) [49]. [49] Tirmizî (3594) ve (3595), Ebû Dâvûd (525) ve Ahmed (12200) rivayet etmişlerdir. Bkz: İrvâü'l-Galîl (1/262).
16. (TEKBİRDEN SONRA OKUNAN) İFTİTAH DUASI:
«Allah'ım! Doğu ve batının arasını uzaklaştırdığın gibi, beni de günahlarımdan uzaklaştır. Allah'ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de günahlarımdan temizle. Allah'ım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile arındır (temizle).» [50]. [50] Buhârî, (1/181), hadis no: (744) ve Müslim, (1/419), hadis no: (598).
«Allah'ım! Sana hamdederek seni her türlü eksik ne noksan sıfatlardan tenzih ederim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka hak ilah yoktur.» [51]. [51] Müslim, hadis no: (399), ve Sünen-i Erbaa: Ebû Dâvûd, hadis no: (775), Tirmizî, hadis no: (243), İbn Mâce, hadis no: (806) ve Nesâî, hadis no: (899). Bkz: Sahih-i Tirmizî (1/77) ve Sahîh-i İbn Mâce (1/135).
Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük ve lâ ilâhe ğayruk.
«Gökleri ve yeri yoktan var edene, hanif olarak yüzümü çevirdim ve ben müşriklerden değilim. Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir. Onun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanlardanım. Allah'ım! Sen her şeyin malikisin. Senden başka hiçbir (hak) ilah yoktur. Sen benim Rabbimsin, ben senin kulunum. Nefsime zulmettim. Günahımı itiraf ediyorum. Bütün günahlarımı bağışla; çünkü senden başka günahları bağışlayacak yoktur. Ahlakın en güzeline beni hidayet eyle. En güzel ahlaka senden başka kimse hidayet edemez. Kötü ahlakı benden uzaklaştır. Senden başka hiçbir varlık kötü ahlakı uzaklaştıramaz. Devamlı senin emrine itaat eder, devamlı senin buyruklarına uyarım. Hayrın tamamı senin iki elindedir. Şer ise sana nispet edilmez. Benim varlığım seninledir ve ben sana sığınırım. Şanın pek mübarektir ve sen pek yücesin. Senden mağfiret dilerim, sana tövbe ederim» [52]. [52] Müslim (1/534), hadis no: (771) rivayet etmiştir.
Veccehtü vechiye lillezî fataras'semâvâti vel'arda hanîfen ve mâ ene minel-müşrikîn, inne salâtî ve nüsukî ve mahyâye ve memâti lillahi rabbil'âlemîn, lâ şerîke lehû ve bi zâlike ümirtü ve ene minel-Müslimîn, Allahümme entel'melikü lâ ilahe illâ ente, ente rabbî ve ene abduke, zalemtü nefsî va'teraftü bi zenbî fağfir lî zünûbî cemîan innehû lâ yeğfiruz'zünûbe illâ ente, vehdinî li ahsenil'ahlâki lâ yehdî li ahsenihâ illâ ente, vasrif annî seyyiehâ, lâ yasrifu annî seyyiehâ illâ ente, lebbeyke ve sadeyke, vel-hayru küllühu bi yedeyke, veş-şerru leyse ileyke, ene bike ve ileyke, tebârekte ve teâleyte, esteğfiruke ve etûbu ileyke
«Ey Cebrâîl'in, Mîkâil'in ve İsrâfîl'in Rabbi! Göklerin ve yerin yaratanı, gizli ve aşikârı bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeylerde kulların arasında sen hükmedersin. İhtilafa düşülen şeyde beni, izninle hakka ulaştır. Şüphesiz sen, dilediğini doğru yola iletirsin.» [53]. [53] Müslim (1/534), hadis no: (770) rivayet etmiştir.
Allahümme Rabbe Cibrâîle ve Mîkâîle ve İsrâfîle, fâtıras'semâvâti vel-ardı, âlimel'gaybi veş-şehâdeti ente tahkümü beyne ibâdike fîmâ kânû fîhi yahtelifûn, ihdinî limahtulife fîhi minel-hakkı bi-iznike inneke tehdî men teşâu ila sırâtin müstekîm
«Allah her şeyden daha büyüktür, Allah her şeyden daha büyüktür, Allah her şeyden daha büyüktür. Allah'a çokça hamdolsun, Allah'a çokça hamdolsun, Allah'a çokça hamdolsun. Sabah akşam Allah'ı tenzih ederim.»
Allahu ekberu kebîrâ, Allahu ekberu kebîrâ, Allahu ekberu kebîrâ, velhamdü lillahi kesîrâ, velhamdü lillahi kesîrâ, velhamdü lillahi kesîrâ, ve subhânallahi bukraten ve asîlâ Üç defa «Kibirlenmesinden(nefhihi), kötü söz/şiir fısıldamasından (nefsihi) ve delilik/sara vermesinden (hemzihi) dolayı Şeytan'dan Allah'a sığınırım.» [54]. [54] Hadisi Ebû Dâvud (1/203), hadis no: (764), İbn Mâce (1/265), hadis no: (807) ve Ahmed (4/85), hadis no: (16739) rivayet etmişlerdir. Şuayb el-Arnaût, Müsned tahkikinde “Hasen li-ğayrihîdir” demiştir. Abdülkadir el-Arnaût, İbn Teymiyye’nin el-Kelimü't-Tayyib adlı eserinin tahricinde hadis no: (78) “Şahitleri ile sahih bir hadistir” demiştir. El-Elbânî bunu Sahih-i Kelimi't-Tayyib’de hadis no: (62) zikretmiştir. Müslim, İbn Ömer’den -radıyallahu anhuma-'dan benzerini, kıssasıyla birlikte rivayet etmiştir (1/420), hadis no: (601).
Eûzu billahi min eşşeytâni: min nefhihî ve nefsihî ve hemzihi
«Allah'ım! Hamt sanadır. [55] Sen, göklerin, yerin ve içindekilerin nurusun. Hamt sanadır, sen gökleri, yeri ve içindekileri ayakta tutansın. (Hamt sanadır. Sen göklerin, yerin ve içindekilerin Rabbisin.) (Hamt sanadır. Göklerin, yerin ve içindekilerin mülkü senindir.) (Hamt sanadır. Sen göklerin ve yerin Melikisin.) (Hamt sanadır.) (Sen haksın, vaadin haktır, sözün haktır, seninle karşılaşmak haktır, Cennet haktır, Cehennem haktır, peygamberler haktır, Muhammed ﷺ haktır ve Kıyamet haktır.) (Allah'ım! Sana teslim oldum, sana tevekkül ettim, sana iman ettim, sana yöneldim, senin için düşmanlık ettim ve seni hakem kıldım. Geçmişte ve gelecekte, gizli ve açık olarak işlediğim günahlarımı ve senin benden daha iyi bildiklerini de bağışla.) (Sen Mukaddim (öne geçiren) ve Muahhir'sin (geriye bırakan). Senden başka hak ilah yoktur.) (Sen benim ilahımsın, senden başka hak ilah yoktur.) (Güç ve kuvvet yalnızca Allah'tandır.)» [56]. [55] Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleri teheccüt namazına kalktığı zamanlar bu duayı okurdu. [56] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (3/3), (11/116) ve (13/371), hadis no: (423), (465), (1120), (6317), (7385), (7442), (7499), ve Müslim, muhtasar olarak benzerini (1/532), hadis no: (769) rivayet etmiştir.
Allahümme lekel hamd, ente nûrus semâvâti vel ardı ve men fîhinne, ve lekel hamdü ente kayyimus semâvâti vel ardı ve men fîhinne ve lekel hamdü ente rabbüs semâvâti vel ardı ve men fîhinne ve lekel hamdü leke mülküs semâvâti vel ardı ve men fîhinne ve lekel hamdü ente meliküs semâvâti vel ardı ve lekel hamd. Entel hakku ve va'dükel hakku ve kavlükel hakku ve likâukel hakku vel cennetü hakkun ven nâru hakkun ven nebiyyunâ hakkun ve Muhammedun sallallahu aleyhi ve sellem hakkun vessâtu hakk. Allahümme leke eslemtu ve aleyke tevekkeltu ve bike âmentü ve ileyke enebtu ve bike hâsamtu, ve ileyke hâkemtu. Fağfir lî mâ kaddemtü ve mâ ahhartu ve mâ esrartu ve mâ a'lentu ve mâ ente a'lemu bihî minnî. Entel mükaddimu ve entel muahhiru lâ ilahe illa ente. Ente ilahi lâ ilahe illa ente. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billah.
17. RÜKÛDA YAPILAN DUA:
«Azamet sahibi olan Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim».
Subhâne Rabbiyel'Azîm Üç kere okunur [57]. [57] Ebû Dâvûd, hadis no: (870), Tirmizî, hadis no: (262), Nesâî, hadis no: (1007), İbn Mâce, hadis no: (897) ve Ahmed, hadis no: (3514) rivayet etmişlerdir. Bkz. Sahîh-i Tirmizî, (1/83).
«Rabbimiz olan Allah'ım! Sana hamdederek seni tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Allah'ım beni bağışla.» [58]. [58] Buhârî, (1/99), hadis no: (794) ve Müslim, (1/350), hadis no: (484).
«Rükû ve secdem, tüm noksanlıklardan, ortak edinmekten, ulûhiyete ve yaratana lâyık olmayan şeylerden uzak ve temiz olan, meleklerin ve Rûh'un (Cebrâîl'in) Rabbi (Allah) içindir.» [59]. [59] Müslim; (1/353) hadis no: (487), Ebû Dâvûd; (1/230) hadis no: (872).
Subbûhun, Kuddûsun, Rabbul melâiketi verrûh
«Allah’ım! Sana rükû ettim, sana iman ettim ve sana teslim oldum. Kulağım, gözüm, iliğim, kemiğim, sinirim [ve ayaklarımın taşıdığı her şey] sana boyun eğdi.» [60] [60] Müslim (1/534), hadis no: (771); İbn Mâce hariç dört sünen: Ebû Dâvûd, hadis no: (760) ve (761), Tirmizî, hadis no: (3421), Nesâî, hadis no: (1049); İki parantez arasındaki lafız ise İbn Huzeyme'ye ait olup hadis no: (607) ve İbn Hibbân hadis no: (1901) rivayet etmişlerdir.
Allahümme leke raka'tu ve bike âmentü ve leke eslemtu, haşa'a leke sem'î ve basarî ve muhhî ve azmî ve asabî [ve mâ istakallet bihi kademî]
«Mutlak kudret, hükümranlık, büyüklük ve yücelik sahibini tüm noksanlıklardan tenzih ederim.» [61]. [61] Ebû Dâvûd (1/230), hadis no: (873), Nesâî, hadis no: (1131) ve Ahmed, hadis no: (23980) rivayet etmiştir ve isnadı hasendir.
Sübhâne zil-ceberûti, vel-melekûti, vel-kibriyâi, vel-azame
18. RÜKÛDAN DOĞRULURKEN YAPILAN DUA:
«Allah, kendisine hamt edenin hamdini işitip kabul etti» [62]. [62] Buhârî, (Fethu'l-Bârî) ile birlikte, (2/282), hadis no: (796) rivayet etmiştir.
Semi'allahu limen hamideh
«Rabbimiz! Çok, temiz ve mübarek bir hamt yalnızca Sanadır.» [63]. [63] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (2/284), hadis no: (796) rivayet etmiştir.
Rabbenâ ve leke'l-hamd, hamden kesîran, tayyiben, mubâreken fîh
«Gökler dolusu, yerle gökler arasındaki mesafe dolusunca ve bundan sonra dilediğin şeyler dolusunca (hamt yalnızca Sanadır) ey övgü ve şeref sahibi! Bir kulun -ki hepimiz senin kulunuz- söylediği şu söze en layık olan Sensin: Allahım! Senin verdiğine engel olacak, Senin engel olduğunu da verecek hiç kimse yoktur. Makam sahibinin sahip olduğu şeyler, senin yanında kendisine hiçbir fayda vermez.» [64]. [64] Müslim (1/346), hadis no: (477) rivayet etmiştir.
Mil'es-semâvâti ve mil'el-ardı ve mâ beynehumâ ve mil'e mâ şi'te min şey'in ba'du. Ehles-senâi vel-mecdi, ehakku mâ kâle elabdu ve küllünâ leke abdun, Allahümme lâ mâni'a limâ a'tayte ve la mu'tiye limâ mena'te ve lâ yenfa'u zelceddi minkel-cedd
19. SECDEDE YAPILAN DUA:
«En yüce (yüksek) olan Rabbimi tüm noksanlıklardan tenzih ederim»
Subhâne rabbiyel a'lâ Üç kere okunur [65]. [65] Ebû Dâvûd hadis no: (870), Tirmizî hadis no: (262), Nesâî hadis no: (1007), İbn Mâce hadis no: (897) ve Ahmed hadis no: (3514) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (1/83).
«Rabbimiz olan Allah'ım! Sana hamdederek Seni tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Allah'ım beni bağışla.» [66]. [66] Buhârî, hadis no: (794), ve Müslim, hadis no: (484), ve daha önce (34) numara ile geçmiştir.
«Rükû ve secdem, tüm noksanlıklardan, ortak edinmekten, ulûhiyete ve yaratana lâyık olmayan şeylerden uzak ve temiz olan, meleklerin ve Rûh'un (Cebrâîl'in) Rabbi (Allah) içindir.» [67]. [67] Müslim (1/533), hadis no: (487) ve Ebû Dâvûd (872) rivayet etmiştir ve daha önce (35) numara ile zikredilmiştir.
Subbûhun, Kuddûsun, Rabbul melâiketi verrûh.
«Allah’ım! Sana secde ediyor, sana iman ediyor ve sana teslim oluyorum. Yüzüm, kendisini yaratana ve şekil verene, göz ve kulak verene secde etmektedir. En güzel yaratıcı olan Allah, ne yücedir.» [68]. [68] Müslim (1/534) hadis no: (771), ve diğerleri rivayet etmiştir.
Allahümme leke secettü ve bike âmentü ve leke eslemtü, secede vechiye lillezî halakahû ve savverahû ve şakka sem'ahû ve basarahû, tebâreke Allahu ahsenul'hâlikîn
«Mutlak kudret, hükümranlık, büyüklük ve yücelik sahibini tüm noksanlıklardan tenzih ederim.» [69]. [69] Ebû Dâvûd (1/230), hadis no: (873), Nesâî, hadis no: (1131), Ahmed, hadis no: (23980) rivayet etmiş ve El-Elbânî, Sahîh-i Ebî Dâvûd'da (1/166) sahih olduğunu söylemiştir ve tahrici daha önce hadis no: (37)'de geçmiştir.
Sübhâne zil ceberûti vel melekûti vel kibriyâi vel azame
«Allah'ım! Günahımın hepsini; küçüğünü büyüğünü, öncesini sonrasını, açık olanını, gizli olanını bağışla!» [70]. [70] Müslim (1/230), hadis no: (483) rivayet etmiştir.
Allahümmağfir lî zenbî küllehû: dikkahû ve cillehû ve evvelehû ve âhirahû ve alâniyyetehû ve sirrahû
«Allah'ım! Öfkenden rızana, cezalandırmandan affına sığınırım. Senden yine sana sığınırım. Sana övgüyü saymakla bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.» [71]. [71] Müslim (1/352), hadis no: (486) rivayet etmiştir.
Allahümme innî eûzu bi ridâke min sahatıke ve bi muâfâtike min ukûbetike ve eûzu bike minke lâ uhsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsike
20- İKİ SECDE ARASINDAKİ OTURUŞTA YAPILAN DUA:
«Rabbim! Beni bağışla. Rabbim! Beni bağışla» [72]. [72] Ebû Dâvûd, (1/231), hadis no. (874) ve İbn Mâce, hadis no: (897). Bkz: Sahîh-i İbni Mâce, (1/148).
«Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et, bana hidayet et, benden zorluğu gider, bana afiyet ver, beni rızıklandır ve beni yücelt.» [73]. [73] Hadisi, Nesâî dışındaki Sünen sahipleri rivayet etmiştir: Ebû Dâvûd (1/231) hadis no: (850), Tirmizî hadis no: (284) ve (285), İbn Mâce hadis no: (898). Bkz: Sahîh-i Tirmizî (1/90) ve Sahîh-i İbn Mâce (1/148).
Allâhümmağfir lî, verhamnî, vehdinî, vecburnî, ve âfinî, verzuknî, verfa'nî
21. TİLÂVET SECDESİNDE YAPILAN DUA:
«Yüzüm, kendisini yaratan ve kendi güç ve kuvvetiyle ona kulak ve göz verene secde etmektedir. (Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir!)»
Secede vechiye lillezî halakahû ve şakka sem'ahû ve basarahû bi havlihî ve kuvvetihî fe tebâreke Allahu ahsenül'hâlikîn [Mü'minûn Suresi: 14] [74]. [74] Tirmizî (2/474), hadis no: (3425), ve İmam Ahmed (6/30), hadis no: (24022) rivayet etmiş, Hâkim, ziyadesiyle rivayet edip sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de (1/220)’de ona muvafakat etmiştir.
«Allah'ım! Bununla bana katında bir ecir yaz, bununla üzerimden bir günahı kaldır, onu benim için katında bir azık kıl ve kulun Dâvûd'dan kabul ettiğin gibi onu benden de kabul et.» .[75]. [75] Tirmizî (2/473), hadis no: (579) rivayet etmiş, Hâkim (1/219)’da sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de ona muvafakat etmiştir.
Allâhümmektüb lî bihâ indeke ecran, ve da' annî bihâ vizran, vec'alhâ lî indeke zuhran, ve tekabbelhâ minnî kemâ tekabbeltehâ min abdike Dâvûd
22- TEŞEHHÜDDE (TAHIYYATTA) YAPILAN DUA:
(Bütün tâzimler, ibâdetler ve güzel sözler ancak Allah içindir. Ey Nebi! Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selâm, bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Allah’tan başka hak ilah olmadığına şehâdet ederim. Ve yine Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet ederim) [76]. [76] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (2/311), hadis no: (831) ve Müslim, (1/301), hadis no: (402) rivayet etmiştir.
23. TEŞEHHÜDDEN SONRA OKUNAN SALAVÂT:
«Allah'ım! İbrahim’i ve İbrahim’in ailesini meleklerinin yanında methettiğin gibi, Muhammed-sallallahu aleyhi ve sellem-’i ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ailesini de meleklerinin yanında methet. Şüphesiz sen; çok övülensin, şeref sahibisin. Allah'ım! İbrahim’i ve İbrahim’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’i ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ailesini de mübarek kıl. Şüphesiz sen; çok övülensin, şeref sahibisin.» [77]. [77] Buhârî, Fethu'l-Bârî (6/408), hadis no: (3370) ve Müslim, hadis no: (406) rivayet etmiştir.
«Allahım! Muhammed’i, eşlerini ve soyunu, İbrahim ailesini meleklerinin yanında methettiğin gibi methet. Muhammed’e, eşlerine ve soyuna, İbrahim ailesine bereket verdiğin gibi bereket ver. Sen gerçekten övülmeye layık ve yücesin.» [78]. [78] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (6/407) hadis no: (3369) ve Müslim, (1/306), hadis no: (407) rivayet etmişlerdir. Hadisin lafzı Müslim'e aittir.
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihi ve zürriyyâtihi, kemâ salleyte alâ âli İbrâhîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ ezvâcihi ve zürriyyâtihi, kemâ bârekte alâ âli İbrâhîme, inneke hamîdün mecîd
24. NAMAZDA SELAMDAN ÖNCE YAPILAN DUALAR:
«Allah'ım! Kabir azabından sana sığınırım. Cehennem azabından sana sığınırım. Hayatın ve ölümün fitnelerinden sana sığınırım. Deccal 'in fitnelerinden sana sığınırım.» [79] [79] Buhârî, (2/102), hadis no: (1377) ve Müslim, (1/412), hadis no: (588). Hadisin lafzı Müslim'e aittir.
«Allah'ım! Kabir azabından, Mesih Deccâl'in fitnesinden, hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım. Allah'ım! Günah ve borçtan sana sığınırım.» [80] [80] Buhârî (1/202), hadis no: (832) ve Müslim (1/412), hadis no: (587) rivayet etmiştir.
Allâhümme innî eûzü bike min azâbi'l-kabr ve eûzü bike min fitneti'l-Mesîhi'd-Deccâl ve eûzü bike min fitneti'l-mahyâ ve'l-memât. Allâhümme innî eûzü bike mine'l-me'semi ve'l-mağram.
«Allahım! Ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak sen bağışlarsın. Katından bir mağfiretle beni bağışla ve bana merhamet eyle. Şüphesiz sen, çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.» [81]. [81] Buhârî, (8/168), hadis no: (834) ve Müslim, (4/2078), hadis no: (2705) rivayet etmiştir.
Allahümme innî zalemtu nefsî zulmen kesîran ve lâ yağfiruzzunûbe illâ ente, fağfir lî mağfireten min indike verhamnî inneke entel-gafûrurrahîm
«Allahım! İşlediğim günahları, yapmam gerekip de yapmadığım ibadetleri, gizli ve aşikâr işlediğim günahları, haddi aştığım ve benden daha iyi bildiğin tüm günahlarımı bağışla. Dilediğini kendine itaatte öne alansın, dilediğini de bundan geciktirensin. Senden başka hak ilah yoktur.» [82]. [82] Müslim (1/534), hadis no: (771) rivayet etmiştir.
Allahümmağfir lî mâ kaddemtu ve mâ ahhartu ve mâ esrartu ve mâ a'lentu ve mâ esraftu ve mâ ente a'lemu bihi minnî, ente'l-mukaddimu ve ente'l-muahhiru lâ ilahe illâ ente
«Allahım! Seni zikretmem, sana şükretmem ve sana güzelce ibadet etmem için bana yardım et.» [83]. [83] Ebû Dâvûd, (2/86), hadis no: (1522) ve Nesâî, (3/53), hadis no: (2302) rivayet etmiş ve El-Elbânî Sahîh-i Ebû Dâvûd, (1/284)'te sahih olduğunu söylemiştir.
Allahümme a'innî alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibadetike
«Allah'ım! Cimrilikten sana sığınırım, korkaklıktan sana sığınırım, ömrümün sonunda güç ve takatten düşmekten sana sığınırım. Dünya fitnesi ve kabir azabından sana sığınırım.» [84]. [84] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (6/35), hadis no: (2822) ve (6390) rivayet etmiştir.
Allahümme innî eûzu bike minel'buhli ve eûzu bike minel'cübni ve eûzu bike min en uredde ilâ erzelil'umur ve eûzu bike min fitnetid'dünyâ ve azâbil'kabri
«Allahım! Senden Cennet'i (kazanmayı) dilerim ve Cehennem azabından sana sığınırım.» [85]. [85] Ebû Dâvûd, hadis no: (792), İbn Mâce, hadis no: (910). Bkz: Sahîh-i İbn Mâce, (2/328).
Allahümme innî es'elüke elcennete ve eûzu bike min ennâr
«Allahım! Gayb ilmin ve yaratma kudretin ile benim için hayatın hayırlı olduğunu bildiğin sürece beni yaşat. Ölümün benim için daha hayırlı olduğunu bildiğinde de beni vefat ettir. Allah'ım! Gizli ve aşikâr hallerimde senden hakkıyla korkmayı dilerim. Senden (kulların) rıza ve öfke anında hak sözü söylemeyi dilerim. Zenginlik ve fakirlikte senden itidalli olmayı dilerim. Senden tükenmek bilmeyen Cennet nimetleri dilerim. Bitmeyen bir göz aydınlığı (sevinç ve mutluluk) dilerim. Senden, (hakkımda hayır veya şer olarak takdir ettiğin) kazaya rıza göstermeyi ve ölümden sonra rahata kavuşmayı dilerim. Yüzüne bakmanın lezzetini isterim. Zarar verici bir hastalık ve saptırıcı fitneye uğramadan sana kavuşmanın özlemini dilerim. Allah'ım! Bizi iman ziynetiyle süsle ve bizi hidâyete ermiş, doğru yolun rehberleri kıl.» [86]. [86] Nesâî, (3/54) (55), hadis no: (1304) ve İmam Ahmed, (4/364), hadis no: (21666) ve El-Albânî Sahîh-i Nesâî, (1/281)'de sahih olduğunu söylemiştir.
Allahümme bi ilmikelgaybe ve kudretike alel halki ahyinî mâ alimte elhayâte hayran lî ve teveffenî izâ alimte elvefâte hayran lî, Allahümme innî es'elüke haşyeteke filgaybi veşşehâdeti, ve es'elüke kelimetel hakki firridâ velgadabi ve es'elükelkasde filginâ vel fakri ve es'elüke naîmen lâ yenfedu ve es'elüke kurrate aynin lâ tenkatiu ve es'elüke erridâ ba'delkadâi ve es'elüke berdel ayşi ba'delmevti ve es'elüke lezzetennazari ilâ vechike veşşevka ilâ likâike fî gayri darrâe mudirratin ve lâ fitnetin mudilletin, Allahümme zeyyinnâ bi zîneti'l-îmâni vec'alnâ hudâten mühtedîn
«Allah'ım! Ey Allah! Sen ki birsin, teksin, her şeyin kendisine muhtaç olduğu Samed’sin. Doğmamış ve doğurmamışsın. Hiçbir benzeri olmayansın. Bu sebeple senden günahlarımı bağışlamanı dilerim. Şüphesiz sen, çok bağışlayan ve çok merhamet edensin.» [87]. [87] Hadisi Nesâî, (3/52), hadis no: (1300) bu lafızla ve İmam Ahmed (4/338), hadis no: (18974) rivayet etmiş ve El-Elbânî, Sahîh-i Nesâî (1/280)’de sahih olduğunu söylemiştir.
Allahümme innî es'elüke yâ Allahu bi enneke elvâhidü elhadu essamedü ellezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû kufuven ehad, en tağfira lî zünûbî inneke entel ğafûrurrahîm
«Allah’ım! Hamd Sana mahsustur; Sen’den istiyorum. Senden başka hak ilah yoktur. Sen birsin. Senin ortağın yoktur. Sen, çokça verensin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! Ey celâl ve ikram sahibi! Ya Hayy, Ya Kayyûm! Senden Cennet'i dilerim ve Cehennem'den sana sığınırım.» [88]. [88] Ebû Dâvûd, hadis no: (1495), Tirmizî, hadis no: (3544), İbn Mâce, hadis no: (3858) ve Nesâî, hadis no: (1299) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahîh-i İbn Mâce, (2/329).
Allahümme innî es'elüke bienne lekel hamde lâ ilahe illa ente vahdeke lâ şerîke leke, el-Mennânu, yâ bedîassemâvâti vel ardı yâ zel Celâli vel'ikrâm, yâ Hayyu yâ Kayyûmu innî es'elükelcennete ve eûzu bike min ennâr
«Allah'ım! Senin Allah olduğuna, senden başka hak ilah olmadığına, bir ve Samed olduğuna, doğmamış ve doğurmamış olduğuna, hiçbir benzerinin olmadığına şehâdet etmemi vesile kılarak senden dilerim.» [89]. [89] Ebû Dâvûd (2/62), hadis no: (1493), Tirmizî (5/515), hadis no: (3475), İbn Mâce (2/1267), hadis no: (3857), Nesâî, hadis no: (1300), lafzı kendisine aittir, ve Ahmed, hadis no: (18974) rivayet etmiş ve El-Elbânî, Sahîh-i Nesâî, (1/280)'de sahih olduğunu söylemiştir. Bkz: Sahîh-i İbn Mâce, (2/329) ve Sahîh-i Tirmizî, (3/163).
Allahümme innî es'elüke biennenî eşhedü enneke ente Allah lâ ilâhe illâ ente el-Ehad es-Samed ellezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû kufuven ehad
25. SELAM VERDİKTEN SONRA YAPILAN DUALAR:
«Allah'tan af dilerim
Estağfirullah (Üç kere okunur.) «Allahümme ente's-selâmu ve minke's-selâm. Tebârekte yâ ze'lcelâli ve'l-ikrâm.» [90]. [90] Müslim (1/414), hadis no: (591) rivayet etmiştir.
Allah'ım selam sensin. Selamet ve esenlik sendendir. Ey en yüce ve en cömert olan Allah'ım, sen hayır ve bereketi çok olansın
Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l mülk ve lehu'l hamd ve huve alâ külli şeyin kadîr [Üç defa] Allah'ım! Senin verdiğine engel olacak kimse yoktur, senin engel olduğuna da verecek kimse yoktur. Makam sahibinin sahip olduğu şeyler, senin yanında kendisine hiçbir fayda vermez.» [91]. [91] Buhârî (1/255), hadis no: (844) ve Müslim (1/414), hadis no: (593), parantez içindeki kısım ise Buhârî'den bir ziyadedir hadis no: (6473).
«Bir ve ortağı olmayan Allah’tan başka hak ilah yoktur. Mülk O’nundur, hamt O’nadır, O’nun her şeye gücü yeter. Ondan başka güç ve kuvvet yoktur. O'ndan başka hak ilah yoktur. Ancak ona ibadet ederiz, nimet O'nundur, fazilet O'nundur. Güzel övgü O'nadır. Allah'tan başka hak ilah yoktur. Kâfirler hoş görmese de dini yalnızca O'na halis kılarız.» [92]. [92] Müslim (1/415), hadis no: (594) rivayet etmiştir.
Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke lehû, lehul'mülkü ve lehul'hamdu, ve huve alâ kulli şey'in kadîr, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah, lâ ilâhe illallah ve lâ na'budu illâ iyyâhu lehunni'metu ve lehul'fadlu ve lehû essenâul'hasen, lâ ilâhe illallah muhlisîne lehuddîne ve lev kerihel'kâfirûn «Allah, bütün eksiklik ve noksanlıklardan münezzehtir. Hamt yalnızca Allah'ındır ve Allah, en büyüktür.»
Subhânallah, velhamdulillah, vallahu ekber (Otuz üç defa okunur.) «Allah'tan başka hak ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamt O'nadır ve O'nun her şeye gücü yeter.» [93] [93] Müslim (1/418), hadis no: (597). Ondaki rivayet şöyledir: «Kim bunu her namazın ardından derse, günahları deniz köpüğü kadar olsa bile bağışlanır.»
(De ki: O Allah birdir. 1 Allah Samed'dir. 2 Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. 3 O'nun hiçbir dengi yoktur. 4) [İhlâs Suresi: 1-4 Ayetler].
(De ki: Ben, sabahın Rabbine sığınırım. 1 Yarattığı varlıkların şerrinden. 2 Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden. 3 Düğümlere üfleyenlerin şerrinden. 4 Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden. 5) [Felâk Suresi: 1-5 Ayetler].
(De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 1 İnsanların hükümdarına. 2 İnsanların ilahına. 3 Sinsi/(Allah anıldığında geri kaçan) vesvesecinin şerrinden. 4 Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir. 5 Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olur). 6) [Nâs Suresi: 1-6 Ayetler].
Her farz namazdan sonra (okunur.) [94]. [94] Ebû Dâvud (2/86) hadis no: (1523), Tirmizî, hadis no: (2903) ve Nesâî (3/68) hadis no: (1335) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahih-i Tirmizî (2/8). Bu üç sureye el-Muavvizât denir. Bkz: Fethu’l-Bârî (9/62).
(Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir); Kayyûm'dur. (kendi zâtıyla kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür. 255) [ Bakara Suresi: 255] Her farz namazdan sonra (okunur.) [95]. [95] «Kim bunu her namazın arkasından okursa, onu Cennet'e girmekten yalnızca ölmemesi alıkoyar.» (Nesâî, Amelü’l-Yevm ve’l-Leyle, (100); İbnü’s-Sünnî, (121). El-Elbânî, Sahîhu’l-Câmi, (5/339) ve Silsiletü’l-Ehâdîsi’s-Sahîha, (2/697), hadis no: (972)’de hadisin sahih olduğunu zikretmiştir.
«Allah'tan başka hak ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamt O’nadır. Diriltir ve öldürür ve O'nun her şeye gücü yeter.»
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke lehu, lehül'mülkü ve lehül'hamdü yuhyî ve yumîtu ve huve alâ külli şey'in kadîr (Bu zikir) akşam ve sabah namazından sonra on defa okunur. [96]. [96] Tirmizî (5/515) hadis no: (3474) ve Ahmed (4/227) hadis no: (17990) rivayet etmişlerdir. Tahrici için bkz. Zâdü'l-Meâd (1/300).
«Allah'ım! Senden faydalı ilim, helal rızık ve kabul olunmuş amel isterim.»
Allahümme innî es'elüke ilmen nâfian ve rizkan tayyiben ve amelen mütekabbelen Sabah namazında selam verdikten sonra [97]. [97] İbn Mâce, hadis no: (925); Nesâî, Fi Amelil-Yevmi Velleyle hadis no: (102). Bkz: Sahîh-i İbn Mâce, (1/152); Mecma'u'z-Zevâid, (10/111). hadis no: (95) numarayla tekrar gelecektir.
26. İSTİHÂRE DUASI:
Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize, Kur'an'dan bir sure öğretir gibi her işimizde istihareyi öğretir ve şöyle buyururdu: «Sizden biriniz bir işe niyetlendiğinde, farz dışında iki rekât namaz kılsın, sonra şöyle desin: Allah’ım! Senin ilminle senden hayır diliyor, kudretinle senden güç istiyorum ve senin büyük lütfunla senden istiyorum. Şüphesiz senin gücün yeter, benim ise gücüm yetmez. Sen bilirsin, ben bilemem. Sen gaybı en iyi bilensin. Allah’ım! Allah’ım! Eğer Sen bu işin – (burada ihtiyacını söyler) – dinim, geçimim ve işimin sonucu bakımından benim için hayırlı olduğunu biliyorsan – yahut: dünyam ve âhiretim için hayırlı ise – onu bana takdir et, onu bana kolaylaştır ve sonra onu benim için bereketli kıl. Eğer Sen bu işin dinim, geçimim ve işimin sonucu bakımından benim için şerli olduğunu biliyorsan – yahut: dünyam ve âhiretim için şerli ise – onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır; hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra da beni onunla razı kıl.» [98]. [98] Buhârî, (7/162), hadis no: (1162).
Allahümme innî estehîruke biilmike ve estakdiruke bi-kudratike ve es'elüke min fadlikel'azîm. Feinneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemu ve lâ a'lem ve ente allâmül'guyûb. Allahümme in künte ta'lemu enne hâzel'emra -ve yüsemmî hacetehu-, hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî ev kâle âcilihî ve acilihi, fakdurhu lî ve yessirhu lî sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta'lemu enne hâzel'emra şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî ev kâle âcilihi ve acilihi, fasrifhu annî vasrifnî anhu vakdur liyel'hayra haysü kâne, sümme ardınî bihî
Yaratana istihare eden, Mümin kullarla istişare eden ve işinde sebat gösteren kimse pişman olmaz. Nitekim Allah -Subhânehû ve Teâlâ- şöyle buyurmuştur: (... İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah’a tevekkül et! ...) [99]. [99] Âl-i İmrân Suresi: 159.
27. SABAH VE AKŞAM YAPILAN DUALAR:
«Hamt yalnız Allah'a, salat ve selam ise kendisinden sonra peygamber gelmeyecek olanın üzerine olsun.» [100]. [100] Enes -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah’ı zikreden bir cemaatle sabah namazı vaktinden Güneş doğuncaya kadar birlikte oturmam, bana İsmailoğullarından dört köle âzat etmekten daha sevimlidir. Yine Allah’ı zikreden bir cemaatle, ikindi namazı vaktinden Güneş batıncaya kadar beraber olmam, ört köle âzat etmekten daha sevimlidir.» (Ebû Dâvûd, (3667). El-Elbânî, Sahîhu Ebî Dâvûd’da (2/698) hadisi hasen olarak değerlendirmiştir.)
Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm (Kovulmuş Şeytan'ın şerrinden Allah'a sığınırım.)
(Allah; O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir); Kayyûm'dur. (kendi zâtıyla kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsü'sü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O; çok yücedir, çok büyüktür. 255) [Bakara Suresi: 255] [101]. [101] «Her kim bunu sabaha ulaştığı vakit söylerse, akşam oluncaya kadar cinlerden korunur. Yine her kim bunu akşama ulaştığı vakit söylerse, sabah oluncaya kadar onlardan korunur.» Hâkim rivayet etmiştir (1/562). El-Elbânî, Sahîhu’t-Tergîb ve’t-Terhîb’de (1/273) hadisin sahih olduğunu belirtmiş, onu Nesâî ve Taberânî’ye nispet etmiş ve şöyle demiştir: "Taberânî’nin isnadı ceyyiddir."
(De ki: O Allah birdir. 1 Allah Samed'dir. 2 Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. 3 O'nun hiçbir dengi yoktur. 4) [İhlâs Suresi: 1-4 Ayetler].
(De ki: Ben, sabahın Rabbine sığınırım. 1 Yarattığı varlıkların şerrinden. 2 Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden. 3 Düğümlere üfleyenlerin şerrinden. 4 Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.5) [Felâk Suresi: 1-5 Ayetler].
(De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 1 İnsanların hükümdarına. 2 İnsanların ilahına. 3 Sinsi/(Allah anıldığında geri kaçan) vesvesecinin şerrinden. 4 Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir. 5 Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olur). 6) [Nâs Suresi: 1-6 Ayetler] (Üç kere okunur.) [102]. [102] «Kim bunları sabahladığı ve akşamladığı zaman üç defa söylerse, ona her şeye karşı yeterli gelir.» (Ebû Dâvûd, (4/322), hadis no: (5082); Tirmizî, (5/567), hadis no: (3575). Bkz: Sahîhu't-Tirmizî, (3/182).
«Biz Allah'ın kulu olarak sabahladık. Bütün mülk de Allah’ın olarak sabahladı. Hamt Allah’a mahsustur. Allah’tan başka hak ilah yoktur. O tektir, O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamt O’nadır. O her şeye kadirdir. Rabbim! Bu günde bulunanın hayırlısını ve bundan sonra olacak olanın da hayırlısını senden isterim. Bu günde olanın şerrinden ve bundan sonra olacak olanın da şerrinden sana sığınırım. Rabbim! Tembellikten, kocamaktan ve bunamaktan sana sığınırım. Rabbim! Cehennem'deki azaptan ve kabirdeki azaptan sana sığınırım.» [103]. [103] Müslim (4/2088), hadis no: (2723) rivayet etmiştir.
Asbahnâ ve asbahal'mülkü lillah, vel hamdu lillah, lâ ilâhe illallah vahdehu lâ şerîke leh, lehul'mülkü ve lehul'hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr, Rabbi es'eluke hayra mâ fî hâzal'yevmi ve hayra mâ ba'dehu, ve eûzu bike min şerri mâ fî hâzel'yevmi ve şerri mâ ba'dehu, Rabbi eûzu bike minel keseli ve sû'il'kiberi, Rabbi eûzu bike min azâbin finnâri ve azâbin fil'kabri
Akşam olunca şöyle der: «Biz Allah'ın kulu olarak geceledik. Bütün mülk de Allah’ın olarak geceledi. Hamt Allah’a mahsustur. Allah’tan başka hak ilah yoktur. O tektir, O’nun ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamt O’nadır. O her şeye kadirdir. Rabbim! Senden bu gecedeki hayrı ve bundan sonraki gecelerdeki hayrı isterim. Bu gecedeki şerden ve bundan sonraki gecelerdeki şerden Sana sığınırım. Rabbim! Tembellikten, kocamaktan ve bunamaktan sana sığınırım. Rabbim! Cehennem'deki azaptan ve kabirdeki azaptan sana sığınırım.» [104]. [104] Önceki Kaynak.
Emseynâ ve emsel'mülkü lillah, velhamdü lillah, lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke lehû, lehül'mülkü ve lehül'hamdü ve hüve alâ külli şeyin kadîr, Rabbi es'elüke hayra mâ fi hâzihil'leyleti ve hayra mâ ba'dehâ ve eûzü bike min şerri mâ fî hâzihil'leyleti ve şerri mâ ba'dehâ, Rabbi eûzü bike minel'keseli ve sûil'kiberi, Rabbi eûzü bike min azâbin finnâri ve azâbin fil'kabri
«Allah'ım! Senin lütfunla sabaha ulaştık, senin lütfunla akşama erdik.. Sen isteyince dirilir, bizi yaşatan da öldüren de sensin, diriliş sonrası dönüş sanadır.» [105]. [105] Tirmizî (5/466), hadis no: (3391). Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/142).
Allahümme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemûtu ve ileyken'nüşûr
Akşam olunca şöyle der: «Allah'ım! Senin lütfunla akşama ulaştık, senin lütfunla sabaha erdik. Bizi yaşatan da öldüren de sensin, dönüş sanadır.» [106]. [106] Önceki Kaynak.
Allahümme bike emseynâ ve bike asbahnâ ve bike nahyâ ve bike nemûtu ve ileykel'masîr
«Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka hak ilah yoktur. Beni sen yarattın ve ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söz ve vaat üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Üzerime olan nimetini, günahlarımı kabul ve itiraf ediyorum [107]. Beni bağışla. Şüphesiz günahları ancak sen bağışlarsın.» [108]. [107] İkrar ve itiraf ediyorum. [108] «Her kim bunu akşamleyin gönülden inanarak okur da o gece ölürse Cennet'e girer. Sabahleyin de durum böyledir.» Buhârî, (7/150), hadis no: (6306).
«Allah'ım! Senden başka hak ilah olmadığına, tek olup ortağının da bulunmadığına ve Muhammed'in de senin kulun ve rasûlün olduğuna; seni, Arş'ını taşıyanları, meleklerini ve tüm yarattıklarını şahit tutarak sabahladım.»
Allahümme innî asbahtu uşhiduke ve uşhidu hamelete arşike ve melâiketike ve cemîa halkıke, enneke ente Allahu lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke leke ve enne Muhammeden abduke ve rasûluke Dört kere okunur. [109]. [109] «Kim bu zikri sabaha veya akşama ulaştığı vakit dört kere söylerse, Allah onu ateşten azat eder.» Ebû Dâvûd (4/317), hadis no: (5071), Buhârî el-Edebü'l-Müfred'de hadis no: (1201), Nesâî Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle'de hadis no: (9) ve İbnü's-Sünnî hadis no: (70) rivayet etmiştir. Faziletli Şeyh İbn Bâz -rahimehullah- Tuhfetü'l-Ahyâr'da (s. 23) Nesâî ve Ebû Dâvûd'un isnadını hasen kabul etmiştir.
Akşamladığında şöyle der: «Allah'ım! Senden başka hak ilah olmadığına, tek olup ortağının da bulunmadığına ve Muhammed'in de senin kulun ve rasûlün olduğuna; seni, Arş'ını taşıyanları, meleklerini ve tüm yarattıklarını şahit tutarak akşamladım.»
Allahumme innî emseytu uşhiduke ve uşhidu hamelete arşike ve melâiketike ve cemîa halkıke, enneke ente Allahu lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke leke ve enne Muhammeden abduke ve rasûluke Dört kere okunur [110]. [110] Önceki Kaynak.
«Allah'ım! Benimle veya mahlukatından herhangi biriyle hangi nimet sabaha ermişse bu sadece sendendir. Senin ortağın yoktur, hamt sanadır, şükür sanadır.» [111]. [111] «Kim bunu sabaha erdiği zaman söylerse, o günkü şükür borcunu ödemiş olur. Kim de bunu akşama erince söylerse, o da o geceki şükür borcunu eda etmiş olur.» Ebû Dâvûd, (4/318), hadis no: (5075); en-Nesâî, Amelu’l-Yevm ve’l-Leyle, hadis no: (7); İbnu’s-Sünnî, hadis no: (41); İbn Hibbân, ((Mevârid)), hadis no: (2361). İbn Bâz -rahimehullah- Tuhfetu’l-Ahyâr’da (s. 24) senedini hasen kabul etmiştir.
Allahümme mâ asbaha bî min nimetin ev bi ehadin min halkıke fe minke vahdeke lâ şerîke leke, fe lekel'hamdü ve lekeş'şukru
Akşam olunca da şöyle der: «Allah'ım! Bu akşama benimle veya yaratmış olduğun kullarından herhangi biriyle ulaşan her nimet yalnızca sendendir. Senin hiçbir ortağın yoktur, hamt sana mahsustur, şükür de sanadır.» [112] [112] Önceki Kaynak.
Allahümme mâ emsâ bî min nimetin ev bi ehadin min halkıke feminke vahdeke lâ şerîke leke, felekel'hamdu ve lekeş'şukru
«Allah'ım! Bedenime afiyet ver. Allah'ım! Kulağıma afiyet ver. Allah'ım! Gözüme afiyet ver. Senden başka hak ilah yoktur. Allah'ım! Küfürden ve fakirlikten sana sığınırım. Kabir azabından da sana sığınırım. Senden başka hak ilah yoktur.»
Allahümme âfinî fî bedenî, Allahümme âfinî fî sem'î, Allahümme âfinî fî basarî, lâ ilâhe illâ ente, Allahümme innî eûzu bike minel'kufri vel fakri ve eûzu bike min azâbil'kabri, lâ ilâhe illâ ente Üç kere okunur [113]. [113] Ebû Dâvûd (4/324), hadis no: (5092), İmam Ahmed (5/42), hadis no: (20430), Nesâî, Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle'de, hadis no: (22), İbnü's-Sünnî, hadis no: (69) ve Buhârî, el-Edebü'l-Müfred'de, hadis no: (701) rivayet etmişlerdir ve büyük âlim İbn Bâz rahimehullah, Tuhfetü'l-Ahyâr isimli eserinde (s.26) isnadının hasen olduğunu söylemiştir.
«Allah bana yeter. O'ndan başka hak ilah yoktur. Ben sadece O'na güvenip dayanırım. O yüce Arş'ın sahibidir.»
Hasbiyallahu, lâ ilâhe illâ huve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul'arşi el'azîm Yedi defa [114]. [114] «Kim bunu sabaha ve akşama eriştiği vakit yedişer defa söylerse, Allah ona sıkıntı olan dünya ve ahiret işlerinde ona yeter.» İbn Sünnî merfû olarak hadis no: (71) ve Ebû Dâvûd mevkuf olarak (4/321), hadis no: (5081) rivayet etmiştir. Şuayb ve Abdulkadir el-Arnaût, isnadının sahih olduğunu söylemişlerdir. Bkz: Zâdü'l-Meâd (2/376).
«Allah'ım! Dünya ve ahirette senden af ve âfiyet dilerim. Allahım! Dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında senden af ve âfiyet dilerim. Allah'ım! Ayıplarımı gizle ve beni korkularımdan emin kıl. Allah'ım! Beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelecek belâlara karşı) koru. Altımdan yere batırılarak helak edilmekten senin azametine sığınırım.» [115]. [115] Ebû Dâvûd, hadis no: (5074), İbn Mâce, hadis no: (3871). Bkz: Sahîh-i İbn Mâce (2/332).
«Ey gizliyi ve açığı bilen, göklerin ve yerin yaratıcısı, her şeyin Rabbi ve sahibi olan Allah'ım! Senden başka hiçbir hak ilah olmadığına şahitlik ederim. Nefsimin şerrinden, Şeytan'ın şerrinden ve tuzağından, nefsime kötülük etmekten veya o kötülüğü bir Müslümana götürmekten sana sığınırım.» [116]. [116] Tirmizî hadis no: (3392) ve Ebû Dâvûd hadis no: (5067) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî'ye (3/142).
Allahümme âlimel'gaybi veşşehâdeti fâtıras'semâvati vel'ardı, rabbe külli şeyin ve melîkehû, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, eûzü bike min şerri nefsî ve min şerriş'şeytani ve şerakihi ve en akterife alâ nefsî sûen ev ecurrahû ilâ Müslim
«Yerde de gökte de O’nun ismiyle birlikte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.»
Bismillahillezî lâ yadurru maasmihi şey'un fil'ardı ve lâ fissemâi ve hüves'semîul alîm Üç kere okunur. [117]. [117] «Kim bu zikri sabaha ulaştığı vakit üç kere ve akşama ulaştığı vakit üç kere söylerse, ona hiçbir şey zarar veremez.» Ebû Dâvûd (4/323), hadis no: (5088), Tirmizî (5/465), hadis no: (3388), İbn Mâce, hadis no: (3869) ve Ahmed, hadis no: (446) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahih-i İbn Mâce (2/332). Allâme İbn Bâz -rahimehullah- Tuhfetu'l-Ahyâr'da (s. 39) isnadının hasen olduğunu söylemiştir.
«Rab olarak Allah'tan razı oldum, din olarak İslam'dan razı oldum, Peygamber olarak Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'den razı oldum.»
Radîtu billahi rabben ve bil'İslâmi dînen ve bi Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem nebiyyen Üç kere okunur [118]. [118] «Her kim sabaha ulaştığı zaman üç defa ve akşama ulaştığı zaman üç defa bunu söylerse, kıyamet günü Allah Teâlâ'nın onu razı etmesi Allah üzerine bir hak olur.» Ahmed, (4/337), hadis no: (18967), Nesâî, Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle, hadis no: (4), İbnü's-Sünnî, hadis no: (68), Ebû Dâvûd, (4/318), hadis no: (1531) ve Tirmizî (5/465) hadis no: (3389) rivayet etmiştir. İbn Bâz (Allah ona rahmet etsin) Tuhfetu'l-Ahyâr (s. 39)'da hasen olduğunu söylemiştir.
«Ey Hayy, Ey Kayyûm! Rahmetinle senden yardım dilerim. Benim bütün işlerimi ıslah eyle ve beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsimle baş başa bırakma.» [119]. [119] Hâkim, sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de (1/545) ona muvafakat etmiştir. Bkz: Sahîhu't-Tergîb ve't-Terhîb (1/273).
Yâ Hayyu yâ Kayyûm, bi rahmetike estağîsu, aslih lî şe'niye kullehû ve la tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin
«Biz sabahladık ve bütün mülk de âlemlerin Rabbi olan Allah'a ait olarak sabahladı. Allah'ım! Senden bu günün hayrını, fethini, zaferini, nurunu, bereketini ve hidayetini isterim. Ve onun içindeki şerden ve ondan sonrasının şerrinden sana sığınırım.» [120]. [120] Ebû Dâvûd (4/322), hadis no: (5084) rivayet etmiştir. Ve Şuayb ve Abdülkadir el-Arnaût, Zâdü'l-Me'âd tahkikinde (2/373) isnadının hasen olduğunu söylemişlerdir.
Asbahnâ ve asbahal'mülkü lillahi rabbil'âlemîn, Allahümme innî es'elüke hayra hâzel'yevmi: fethahû ve nasrahû ve nûrahû ve bereketehû ve hudâhû ve eûzu bike min şerri mâ fîhî ve şerri mâ ba'dehû
Akşama erdiğinde şöyle der: «Biz Allah'ın (kulu) olarak akşamladık, bütün mülk de âlemlerin Rabbi olan Allah'ın olarak akşamladı. Allah'ım! Senden bu gecenin fethini, zaferini, nurunu, bereketini ve hidayetini isterim. Onda bulunan şerden ve ondan sonra gelecek şerden sana sığınırım.» [121]. [121] Önceki Kaynak.
Emseynâ ve emsel'mülkü lillahi rabbil âlemîn, Allahümme innî es'elüke hayra hâzihil'leyleti: fethahâ ve nasrahâ ve nûrahâ ve bereketehâ ve hüdâhâ ve eûzü bike min şerri mâ fîhâ ve şerri mâ ba'dehâ
«Biz, İslâm fıtratı üzere, ihlâs kelimesi üzere, Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dini üzere ve hanîf bir Müslüman olup müşriklerden olmayan atamız İbrahim'in dini üzere sabaha ulaştık.» [122] [122] Ahmed (3/406) ve (407), hadis no: (15360) ve (15563) ve İbnü’s-Sünnî, Amelü’l-Yevm ve’l-Leyle’de, hadis no: (34) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu’l-Câmi‘ (4/209).
Asbahnâ alâ fıtratil İslâm ve alâ kelimetil ihlâs ve alâ dîni nebiyyinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve alâ milleti ebînâ İbrahîme, hanîfen Müslimen ve mâ kâne minel müşrikîn
Akşam olunca şöyle der: «Biz, İslâm fıtratı üzere, ihlâs kelimesi üzere, Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dini üzere ve hanîf bir Müslüman olup müşriklerden olmayan atamız İbrahim'in dini üzere akşama erdik.» [123]. [123] Önceki Kaynak.
Emseynâ alâ fıtratil İslâm ve alâ kelimetil ihlâs ve alâ dîni nebiyyinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve alâ milleti ebînâ İbrahime, hanîfen Müslimen ve mâ kâne minel müşrikîn
«Allah'a hamt ederek, O'nu bütün eksiklik ve noksanlıklardan tenzih ederim.»
Subhânallahi ve bihamdihi Yüz kere söylenir.[124]. [124] «Her kim bunu sabahladığı ve akşamladığı zaman yüz defa derse, Kıyamet Günü hiçbir kimse onun getirdiğinden daha fazla sevap getiremez. Ancak onun dediğinin aynısını söyleyen ya da ondan daha fazla söyleyen kimse müstesna.» Müslim, (4/2071) hadis no: (2692).
Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke lehû, lehul mülkü ve lehul hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr On kere [125] ya da tembellik anında bir kere okunur [126]. [125] Nesâî Amelü’l-Yevm ve’l-Leyle’de, hadis no: (24)’te rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu’t-Tergîb ve’t-Terhîb (1/272) ve İbn Bâz'ın (rahimehullâh) Tuhfetü’l-Ahyâr'ı (s. 44). Fazileti için de bkz (s. 146), hadis no: (255). [126] Ebû Dâvûd, hadis no: (5077), İbn Mâce, hadis no: (3798) ve Ahmed, hadis no: (8719) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahîhu't-Tergîb ve't-Terhîb, (1/270), Sahîh-i Ebî Dâvûd, (3/957), Sahîh-i İbn Mâce, (2/331) ve Zâdu'l-Me'âd, (2/377).
«Allah'tan başka hak ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Hamt yalnızca O'nadır ve O'nun her şeye gücü yeter.»
Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke lehû, lehu'l mülk ve lehu'l hamd ve huve alâ külli şey'in kadîr Sabah olduğunda yüz kere söylenir.[127] [127] «Kim bunu bir günde yüz defa söylerse, kendisine on köle azat etmiş sevabı verilir, ona yüz sevap yazılır, yüz günahı silinir ve bu, o gün akşam olana kadar onu Şeytan'a karşı muhafaza eder. Ondan daha fazlasını yapan bir kimse dışında hiç kimse, ondan daha faziletli bir amel getiremez.» Buhârî, (4/95), hadis no: (3293) ve Müslim, (4/2071), hadis no: (2691).
«Yarattıklarının sayısınca, kendisinin razı olacağı kadar, arşının ağırlığınca ve kelimelerinin çokluğunca Allah'a hamt ederek O'nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim»
Subhânallahi ve bihamdihi: adede halkihi ve ridâ nefsihi ve zinete arşihi ve midâde kelimatihi Sabahlayınca üç kere okunur [128]. [128] Müslim (4/2090), hadis no: (2726) rivayet etmiştir.
«Allah'ım! Senden faydalı ilim, helal rızık ve kabul olunan amel dilerim.»
Allahümme innî es'elüke ilmen nâfian ve rizkan tayyiben ve amelen mütekabbelen Sabahladığı zaman [129]. [129] İbnü's-Sünnî, Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle'de (54), İbn Mâce de (925) rivayet etmiş, Abdulkadir ve Şuayb el-Arnaût, Zâdü'l-Meâd tahkikinde (2/375) isnadının hasen olduğunu söylemişlerdir. Daha önce (73) numarada geçmiştir.
«Allah’tan beni bağışlamasını diler ve O'na tövbe ederim»
Estağfirullahe ve etûbu ileyhi Günde yüz kere söylenir.[130] [130] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (11/101), hadis no: (6307) ve Müslim, (4/2075), hadis no: (2702) rivayet etmiştir.
Eûzu bikelimâtillahi et'tâmmâti min şerri mâ halaka Akşama ulaşınca üç kere okunur [131]. [131] «Kim akşama ulaştığı vakit bunu üç kere söylerse, o gece ona zehirli bir hayvan sokması zarar vermez.» Ahmed, (2/290), hadis no: (7898), Nesâî, Amelü’l-Yevmi ve’l-Leyle, hadis no: (590) ve İbnü’s-Sünnî, hadis no: (68) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî, (3/187), Sahîh-i İbn Mâce, (2/266) ve İbn Bâz, Tuhfetü’l-Ahyâr, (s. 45).
«Allah'ım Peygamberimiz Muhammed'e -salat ve selam eyle»
Allahümme salli ve sellim alâ nebiyyinâ Muhammed On kere. [132]. [132] «Kim sabahleyin on kere ve akşamleyin on defa bana salât ve selâm getirirse, Kıyamet günü şefaatime nail olur.» Taberânî, bunu biri ceyyid olan iki isnadla rivayet etmiştir. Bkz. Mecmau'z-Zevâid (10/120) ve Sahîhu't-Tergîb ve't-Terhîb (1/273).
28. UYKUDAN ÖNCE YAPILAN DUALAR:
(Avuçlarını birleştirir, sonra içlerine üfler ve şunları okur: (De ki: O Allah birdir. 1 Allah Samed'dir. 2 Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. 3 O'nun hiçbir dengi yoktur. 4 [İhlâs Suresi: 1-4 Ayetler].
(De ki: Ben, sabahın Rabbine sığınırım. 1 Yarattığı varlıkların şerrinden. 2 Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden. 3 Düğümlere üfleyenlerin şerrinden. 4 Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden. 5) [Felâk Suresi: 1-5 Ayetler].
(De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. 1 İnsanların hükümdarına 2. İnsanların ilahına. 3 Sinsi/(Allah anıldığında geri kaçan) vesvesecinin şerrinden. 4 Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir. 5 Gerek cinlerden, gerek insanlardan (olur). 6 [Nâs Suresi: 1-6 Ayetler].
Sonra başından, yüzünden ve bedeninin ön kısmından başlayarak, elleriyle bedeninde ulaşabildiği yerleri mesh eder. (Bunu üç kez tekrarlar.) [133]. [133] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (9/62), hadis no: (5017) ve Müslim, hadis no: (2192) rivayet etmiştir.
(Allah, O'ndan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir hak ilâh olmayandır; Hayy'dır (diridir), Kayyûm'dur. (kendi zatiyle kâimdir.) O'nu ne bir uyuklama, ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan, O'nun yanında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkasında olan her şeyi bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O'nun Kürsü'sü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na ağır gelmez. O, çok yücedir, çok büyüktür. 255) [Bakara Suresi: 255] [134]. [134] «Kim onu yatağına yattığında okursa, Allah onu korur ve sabaha kadar ona Şeytan yaklaşamaz.» Buhârî, Fethu'l-Bârî (4/487), hadis no: (2311).
(Peygamber Rabbinden kendine indirilene iman etmiştir. Bütün Müminler de Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmiştir ve “Peygamberleri arasından hiç birini ayırt etmeyiz, işittik, itaat ettik, Rabbimiz, affını dileriz, dönüş sanadır” derler.) 285 Allah, hiç kimseye gücünün üstünde bir şey (sorumluluk) yüklemez. (Herkesin) kazandığı (iyilik) lehine ve işlediği (kötülük) ise aleyhinedir! Rabbimiz, eğer unuttuk veya hata yaptıysak bizi hesaba çekme. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir görev yükleme. Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceğini bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen bizim mevlamızsın. Kâfir topluma karşı bize yardım et. 286) [Bakara Suresi: 285-286. Ayetler] [135]. [135] «Her kim bu ikisini geceleyin okursa ona yeter.» Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (9/94), hadis no: (4008) ve Müslim, (1/554), hadis no: (807) rivayet etmiştir.
«Rabbim! Senin adınla [136] yanımı yere koydum ve yine senin izninle onu kaldırırım. Eğer canımı alırsan ona rahmet et; eğer onu geri gönderirsen, salih kullarını koruduğun şeyle onu da koru.» [137]. [136] «Biriniz yatağından kalkıp sonra tekrar ona döndüğü zaman, elbisesinin kenarıyla yatağını üç kere silksin ve Allah'ın adını ansın. Zira kendisinden sonra yatağına neyin girdiğini bilemez. Yatağına uzandığı zaman da şöyle desin:..» [Hadiste geçen: "Bisanifeti izârihi" cümlesinin anlamı: Elbisenin iç tarafına yakın olan ucudur]. en-Nihâye fî Garîbi'l-Hadîs ve'l-Eser (Sanefe). [137] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (11/126), hadis no: (6320) ve Müslim, (4/2084), hadis no: (2714) rivayet etmiştir.
Bismike Rabbî veda'tu cenbî ve bike erfauhû fe in emsekte nefsî ferhamhâ ve in erseltehâ fahfazhâ bimâ tahfazu bihî ibâdeke es 'salihîn
«Allah'ım! Nefsimi sen yarattın, onu vefat ettirecek olan da sensin. Onun ölümü de hayatı da sana aittir. Onu yaşatırsan muhafaza et, öldürürsen de bağışla. Allah'ım! Senden afiyet dilerim.» [138]. [138] Müslim (4/2083) hadis no: (2712) rivayet etmiştir. Ahmed ise lafzıyla (2/79) hadis no: (5502) rivayet etmiştir.
Allahümme inneke halakte nefsî ve ente teveffehâ, leke memâtuhâ ve mahyâhâ, in ahyeytehâ fahfazhâ ve in emettehâ fağfir lehâ, Allahümme innî es'elüke el'âfiyete
«Allah'ım! Kullarını dirilttiğin gün azabından beni koru [139]»[140]. [139] Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- uyumak istediği zaman sağ elini yanağının altına koyar ve şöyle derdi: ... hadis [140] Ebû Dâvûd kendi lafzıyla (4/311), hadis no: (5045) ve Tirmizî, hadis no: (3398) rivayet etmiştir. Bkz: Sahih-i Tirmizî (3/143) ve Sahîh-i Ebû Dâvûd (3/240).
Allahümme kınî azâbeke yevme teb'asu ibadeke
«Allah'ım! Senin adını anarak ölür ve senin adını anarak yaşarım.» [141]. [141] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (11/113), hadis no: (6324) ve Müslim, (4/2083), hadis no: (2711) rivayet etmiştir.
Bismike Allahümme emûtu ve ahyâ
«Allah'ım seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim
Subhânallah (Otuz üç defa okunur.) Hamt Allah'a mahsustur
Vel hamdu lillah (Otuz üç defa okunur.) Allah en büyüktür
Vallahu ekber (otuz dört kere)» [142]. [142] «Kim yatağına yattığı zaman bunu söylerse, bu onun için bir hizmetçiden daha hayırlıdır.» Buhârî, Fethu’l-Bârî (7/71) hadis no: (3705), Müslim (4/2091) hadis no: (2726).
«Ey göklerin, yeryüzünün ve azim olan arşın Rabbi! Bizim ve her şeyin Rabbi! Ey tohumu ve çekirdeği çatlatan! Tevrat'ı, İncil'i ve Furkan'ı indiren! Dizginleri senin elinde olan her şeyin şerrinden sana sığınırım. Allah’ım! Sen Evvel’sin; Senden önce hiçbir şey yoktur. Sen Âhir’sin; Senden sonra hiçbir şey yoktur. Sen Zâhir’sin; Senin üstünde hiçbir şey yoktur. Sen Bâtın’sın; Sen, sırları, kalplerde olanları, gizli ve saklı her şeyi bilen sensin. Buna rağmen sen, mahlûkattan perdelisin; hiçbir kimse, senin zatını idrak etmeye güç yetiremez. Bizim borçlarımızı ödemeyi nasip et ve fakirliğimizi gider!» [143]. [143] Müslim (4/2084), hadis no: (2713) rivayet etmiştir .
Allahümme rabbes'semâvati es'seb'i ve rabbel'ardı ve rabbel'arşil-azîm, rabbenâ ve rabbe külli şey'in, fâlıkal'habbi ven'nevâ ve münzilet-Tevrâti vel'İncîli vel'Furkân, eûzu bike min şerri külli şey'in ente âhizün binâsiyetihi, Allahümme ente el-Evvelü feleyse kableke şey'ün ve ente el-Âhiru feleyse ba'deke şey'ün ve ente ez-Zâhiru feleyse fevkake şey'ün ve ente el-Bâtınu feleyse dûneke şey'ün, ıkdı annâ ed'deyne ve agninâ minel'fakri
«Bize yedirip içiren, koruyup barındıran Allah’a hamt olsun. Koruyup barındıranı bulunmayan nice kimseler var!» [144]. [144] Müslim (4/2085), hadis no: (2715) rivayet etmiştir.
Elhamdu lillahillezî et'amenâ ve sekânâ ve kâfânâ ve âvânâ fekem mimmen lâ kâfiye lehû ve lâ mu'vî
«Ey gizliyi ve açığı bilen, göklerin ve yerin yaratıcısı! Her şeyin Rabbi ve sahibi olan Allah'ım! Senden başka hiçbir hak ilah olmadığına şahitlik ederim. Nefsimin şerrinden, Şeytan'ın şerrinden ve şirkinden, nefsime kötülük etmekten veya o kötülüğü bir Müslümana götürmekten sana sığınırım.» [145]. [145] Ebû Dâvûd (4/317), hadis no: (5067) ve Tirmizî hadis no: (3629) Bkz: Sahih-i Tirmizî, (3/142).
Allahümme âlimel'gaybi veş'şehâdeti fâtıras'semâvâti vel'ardı, rabbe külli şey'in ve melîkehû, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, eûzü bike min şerri nefsî ve min şerriş'şeytâni ve şirkihi ve en akterife alâ nefsî sûen ev ecurrahû ilâ Müslim
«Secde Suresi'ni ve Mülk Suresi'ni okur.» [146]. [146] Tirmizî, hadis no: (3404) ve Nesâî, Amelü’l-Yevm ve’l-Leyle, hadis no: (707) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu’l-Câmi (4/255).
«Allah'ım! [147] Kendimi sana teslim ettim, işimi sana havale ettim, yüzümü sana yönelttim ve sırtımı sana dayadım. Rahmetini umarak ve azabından korkarak. Senden sığınacak ve kurtulacak yer, ancak sensin. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin peygamberine iman ettim.» [148]. [147] «Yatmak istediğinde, namaz için abdest alır gibi abdest al, sonra sağ tarafına uzan, sonra şöyle de: ...» hadis [148] Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bunu söyleyene şöyle buyurmuştur: «Şayet ölürsen fıtrat üzere ölmüş olursun.» Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (11/113), hadis no: (6313) ve Müslim (4/2081), hadis no: (2710) rivayet etmiştir.
Allahümme eslemtü nefsî ileyke ve fevvattu emrî ileyke ve veccehtu vechî ileyke ve elce'tu zahrî ileyke, rağbeten ve rahbeten ileyke, lâ melce'e ve lâ mencâ minke illâ ileyke, âmentü bi kitâbikellezî enzelte ve bi nebiyyikellezî erselte
29- UYKUDA BİR YANDAN DİĞER BİR YANA DÖNÜNCE YAPILAN DUA:
«Bir ve Kahhâr olan, göklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Rabbi, Azîz ve Gaffâr olan Allah’tan başka hak ilah yoktur.» [149]. [149] Geceleyin bir yandan diğer yana döndüğünde bunu söyler. Hâkim, (1/540) rivayet etmiş, sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de ona muvafakat etmiştir. Aynı zamanda Nesâî, hadis no: (202) ve İbnü's-Sünnî de hadis no: (757) rivayet etmiştir. Bkz. : Sahîhu'l-Câmi', (4/213).
Lâ ilâhe illallahu el-Vâhidu el-Kahhâr, Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ el-Azîzu el-Gaffâr
30- UYKUDA KORKAN VEYA ÜRKÜTEN BİR ŞEYLE KARŞILAŞAN KİMSENİN YAPACAĞI DUA:
«Allah’ın gazabından, cezasından, kullarının şerrinden, Şeytanlar'ın vesveselerinden ve yanlarında bulunmalarından, O’nun tam olan kelimelerine sığınırım.» [150]. [150] Ebû Dâvûd, (4/12), hadis no: (3893) ve Tirmizî, hadis no: (3528) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî, (3/171).
Eûzu bi kelimâtillahi et-tâmmâti min gadabihi ve ikâbihi ve şerri ibâdihi ve min hemezâtiş şeyâtini ve en yahdurûn
31. KÂBUS VEYA KÖTÜ RÜYÂ GÖRENİN YAPMASI GEREKEN ŞEYLER:
(Soluna üç kere tükürür.) [151]. [151] Müslim (4/1772) hadis no: (2261) rivayet etmiştir.
(Şeytan'ın ve gördüğü şeyin şerrinden Allah'a sığınır) (Üç kere) [152]. [152] Müslim (4/1772) (1773) hadis no: (2261) ve (2262) rivayet etmiştir.
Eûzu billâhi mineş şeytânir racîm
«Bunu kimseye anlatmasın.» [153]. [153] Müslim (4/1772) hadis no: (2261) ve (2263) rivayet etmiştir.
(Üzerine yattığı yanından diğer yanına döner.) [154]. [154] Müslim (4/1773) hadis no: (2261) rivayet etmiştir.
(Dilerse kalkıp namaz kılar.) [155]. [155] Müslim (4/1773) hadis no: (2263) rivayet etmiştir.
32. VİTİRDE KUNUT DUASI:
« Allah'ım! Hidâyet verdiklerinin arasında beni hidayet üzere sabit kıl. Afiyet verdiklerinin arasında bana da afiyet ver. İşlerini üstlendiklerinin arasında benim de işimi üstlen (ve beni nefsime bırakma). Verdiğini benim için bereketli kıl ve takdir ettiğin şeylerin şerrinden beni koru. Şüphesiz ki sen (dilediğin şekilde) hükmedersin ve senin hükmünü bozacak kimse yoktur. Kimi dost edinirsen zelil olmaz. [Kimi de düşman edinirsen, o asla aziz olmaz.] Rabbimiz, sen mübarek ve yücesin.» [156]. [156] Hadisi, Sünen sahipleri, Ahmed, Beyhakî rivayet etmiştir. Ebû Dâvûd, hadis no: (1425) Tirmizî, hadis no: (464) Nesâî, hadis no: (1744) İbn Mâce, hadis no: (1178) İmam Ahmed, hadis no: (1718) Dârimî, hadis no: (1592) Hâkim, (3/172) ve Beyhakî, (2/209) rivayet etmiştir. Parantez içindekiler Beyhakî'ye aittir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî, (1/144) Sahîh-i İbn Mâce, (1/194) ve El-Elbânî'nin İrvâü'l-Ğalîl'i, (2/172).
Allahümmehdinî fîmen hedeyte ve âfinî fîmen âfeyte ve tevellenî fîmen tevelleyte ve bârik lî fîmâ a'tayte ve kınî şerra mâ kadayte fe inneke takdî ve lâ yukdâ aleyke, innehû lâ yezillu men vâleyte ve lâ yeizzu men âdeyte, tebârekte rabbenâ ve teâleyte
«Allah'ım! Öfkenden rızana, cezalandırmandan affına sığınırım. Senden yine sana sığınırım. Sana övgüyü saymakla bitiremem. Sen kendini övdüğün gibisin.» [157]. [157] Hadisi, Sünen sahipleri, Ahmed rivayet etmiştir. Ebû Dâvûd, hadis no: (1427) Tirmizî, hadis no: (3566) Nesâî, hadis no: (1746) İbn Mâce, hadis no: (1179) ve Ahmed, hadis no: (751) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahih-i Tirmizî (3/180), Sahih-i İbn Mâce (1/194) ve el-İrvâ (2/175).
Allahümme innî eûzu bi rıdâke min sahatike ve bi muâfâtike min ukûbetike ve eûzu bike minke, lâ uhsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsike
«Allah'ım! Ancak sana ibadet ederiz. Senin için namaz kılar ve secde ederiz. Yalnızca sana yönelir ve sana itaatte acele ederiz. Rahmetini ümit eder ve azabından korkarız. Azabın kâfirlere mutlaka erişir. Allah'ım! Senden yardım ve mağfiret dileriz. Seni hayırla överiz. Seni inkâr etmeyiz. Sana iman ederiz. Sana boyun eğer ve seni inkâr edeni terk ederiz.» [158]. [158] Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ’da rivayet etmiş ve isnadının sahih olduğunu belirtmiştir (2/211). Şeyh El-Elbânî, İrvâu’l-Galîl’de (2/170) isnadının sahih olduğunu söylemiştir. Bu rivayet, Ömer -radıyallahu anh-'a nispet edilerek mevkuftur.
Allahümme iyyâke na'budu ve leke nusallî ve nescudu ve ileyke nes'â ve nahfidu, nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke, inne azâbeke bil kâfirîne mulhik, Allahümme innâ neste'înuke ve nestağfiruke ve nusnî aleyke elhayra ve lâ nekfuruke ve nû'minu bike ve nahda'u leke, ve nahla'u men yekfuruke
33- VİTİRDE SELÂMDAN SONRA YAPILAN DUA:
«El-Melik ve el-Kuddûs olan Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim.»
Subhâne el'Melik el'Kuddûs Üç kere okunur. Üçüncü söyleyişinde sesini yükseltir ve sesini uzatarak şöyle der: «Meleklerin ve Cebrâil'in Rabbi» [159]." [159] Nesâî (3/244) hadis no: (1734), Dârekutnî (2/31) ve diğerleri rivayet etmiştir. İki parantez arasındaki ifade Dârekutnî'nin (2/31) hadis no: (2) ziyadesidir ve isnadı sahihtir. Bkz: Zâdü'l-Meâd tahkik: Şuayb el-Arnaût ve Abdulkadir el-Arnaût, (1/337).
Rabbil melâiketi verrûh
34- ÜZÜNTÜ VE KEDER ANINDA YAPILAN DUA:
«Allah'ım! Ben senin kulunum. Erkek ve kadın kullarının çocuğuyum. Alnım (kontrolüm) senin elindedir. Benim hakkımda senin hükmün geçerlidir. Senin, benim hakkımdaki takdirin adâlettir. Kendini isimlendirdiğin yahut kitabında indirdiğin yahut kullarından birisine öğrettiğin yahut katındaki gayb ilminde kendine has kıldığın, sana ait her ismin hakkıyla; Kur’an’ı kalbimin sevinci, gönlümün rahata kavuşması, hüznümün ortadan kalkması ve kederimin gitmesi (için vesile) kılmanı dilerim).» [160]. [160] İmam Ahmed (1/391) hadis no: (3712) rivayet etmiş ve el-Elbânî ''Silsileti'l-Ehadiysi's-Sahîha'' adlı eserinde (1/337) sahih olduğunu söylemiştir.
Allahümme innî abduke, ibnu abdike, ibnu emetike, nâsiyetî biyedike, mâdin fiyye hukmuke, adlun fiyye kadâuke, es'eluke bikulli ismin huve leke, semmeyte bihi nefseke ev enzeltehu fi kitabike ev allemtehû ehaden min halkike ev iste'serte bihi fî ilmil'gaybi indeke, en tec'alel-Kur'âne rabî'a kalbî ve nâra sadrî ve celâe huznî ve zehâbe hemmî
«Allah'ım! Üzüntüden ve kederden, acizlikten ve tembellikten, cimrilikten ve korkaklıktan, borç yükünden ve insanların bana galip gelmesinden sana sığınırım.» [161]. [161] Buhârî, (7/158) hadis no: (2893) Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu duayı çok okurdu. Bkz: Buhârî Fethu'l-Bârî ile birlikte (11/173) ve ileride (s. 89) hadis no: (137) gelecektir.
Allahümme innî eûzu bike minel hemmi vel hazeni vel aczi vel keseli vel buhli vel cubni ve dalaid deyni ve galebetir ricâl
35- SIKINTI ANINDA YAPILAN DUA:
«Azîm ve Halîm olan Allah’tan başka hak ilah yoktur. Yüce Arş’ın Rabbi olan Allah’tan başka hak ilah yoktur. Göklerin ve Kerîm Arş’ın Rabbi olan Allah’tan başka hak ilah yoktur.» [162]. [162] Buhârî (7/154) hadis no: (6345) ve Müslim (4/2092) hadis no: (2730).
Lâ ilâhe illallahul azîmul halîm, lâ ilâhe illallahu rabbul arşil azîm, lâ ilâhe illallahu rabbus'semâvâti ve rabbul ardı ve rabbul arşil kerîm
«Allah'ım! Sadece senin rahmetini umarım. Göz açıp kapayıncaya kadar -bile olsa- beni nefsime bırakma. Bütün işlerimi (ve hâlimi) düzelt. Senden başka hak ilah yoktur.» [163]. [163] Ebû Dâvûd (4/324) hadis no: (5090) ve İmam Ahmed, (5/42) hadis no: (20430) rivayet etmiştir ve El-Elbânî, Sahîh-i Ebû Dâvûd, (3/959) hasen olduğunu söylemiştir.
Allahümme rahmeteke ercû, felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin, ve aslih lî şe'nî küllehû, lâ ilâhe illâ ente
«Senden başka hiçbir (hak) ilah yoktur. Seni, bütün eksiklik-noksanlıklardan tenzih ederim. Ben gerçekten nefsime zulmedenlerden oldum.» [164]. [164] Tirmizî, (5/529) hadis no: (3505) rivayet etmiş, Hâkim, sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de (1/505) ona muvafakat etmiştir. Bkz. Sahîh-i Tirmizî, (3/168).
Lâ ilâhe illa ente, Subhâneke innî kuntu minez'zâlimîn
«Allah, Allah benim Rabbimdir. O'na hiçbir şeyi ortak koşmam.» [165]. [165] Ebû Dâvûd (2/87) hadis no: (1525) ve İbn Mâce hadis no: (3882) rivayet etmiştir. Bkz. Sahîh-i İbni Mâce (2/335).
Allahu Allahu Rabbî lâ uşriku bihî şey'en
36- DÜŞMAN VEYA GÜÇ SAHİBİ BİRİSİYLE KARŞILAŞINCA YAPILAN DUA:
«Allahım! Biz, onları düşman ile baş başa bırakır ve onların şerlerinden sana sığınırız.» [166]. [166] Ebû Dâvûd, (2/89) hadis no: (1537) ve el-Hâkim (2/142)'de sahih olduğunu söylemiş, ez-Zehebî de ona muvafakat etmiştir.
Allahümme innâ nec'aluke fî nuhûrihim ve neûzu bike min şurûrihim
«Allah'ım! Sen benim dayanağımsın, sen benim yardım edenimsin. Senin yardımınla hareket eder, senin yardımınla düşmana saldırır ve senin yardımınla düşmanla savaşırım.» [167]. [167] Ebû Dâvûd, (3/42) hadis no: (2632) ve Tirmizî, (5/572) hadis no: (3584) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî, (3/183).
Allahümme ente adudî ve ente nasiri bike ehûlu ve bike asâlu ve bike ukâtil
«Allah bize yeter. O, ne güzel bir vekildir.» [168]. [168] Sahîh-i Buhârî (5/172) hadis no: (4563).
Hasbunallahu ve ni'mel vekîl
37- GÜÇ VE KUVVET SAHİBİNİN ZULMÜNDEN KORKAN KİMSENİN YAPACAĞI DUA:
«Yedi kat semanın ve yüce arşın Rabbi olan Allah'ım! Falan oğlu falanın ve yarattıklarının içerisinde onun taraftarlarından birisinin bana karşı kötü davranmasından ya da azgınlaşmasından beni koru. Sana sığınan güçlüdür ve senin şanın ne yücedir. Senden başka hak ilah yoktur» [169]. [169] Buhârî, El-Edebü'l-Müfred'de (707) rivayet etmiş ve El-Elbânî de Sahîh-i Edebü'l-Müfred'de (545) sahih olduğunu söylemiştir.
Allahümme rabbes'semâvâti es'seb'i ve rabbel arşil azîm, kün lî câran min fulân ibni fulânin ve ahzâbihi min halâikıke, en yefruta aleyye ehadun minhum ev yatgâ, azze câruke ve celle senâuke ve lâ ilâhe illâ ente
«Allah en büyüktür. Allah, bütün yarattıklarından daha yücedir. Allah, korktuğum ve sakındığım her şeyden daha yücedir. Kendisi’nden başka (hak) ilâh olmayan; yedi göğü, kendi izni olmaksızın yerin üzerine düşmekten alıkoyan Allah’a sığınırım. Kulun falanın, onun askerlerinin, tâbilerinin ve taraftarlarının; cinlerden ve insanlardan olanların şerrinden (sana sığınırım). Ey Allah'ım! Onların şerrinden beni koru. Sana sığınan güçlü ve senin övdüğün büyük olur. İsmin mübarektir. Senden başka hak ilah yoktur.»
Allahu ekber, Allahu eazzu min halkıhî cemîan, Allahu eazzu mimmâ ehâfu ve ahzeru, eûzü billahillezî lâ ilâhe illa huve, el mümsikis'semâvâti es'seb'i en yeka'ne alel ardı illâ biiznihî, min şerri abdike fülânin ve cünûdihi ve etbâihi ve eşyâihi, minel cinni vel'insi, Allahümme kün lî câran min şerrihim, celle senâuke ve azze câruke ve tebârekesmuke ve lâ ilâhe gayruke Üç kere okunur [170]. [170] Buhârî, el-Edebü'l-Müfred'de (708) rivayet etmiş ve El-Elbânî de Sahîh-i Edebü'l-Müfred'de (546) sahih olduğunu söylemiştir.
38. DÜŞMANA KARŞI YAPILAN DUA:
«Ey kitabı (Kur'an'ı) indiren, hesabı çabuk gören Allahım! Düşman gruplarını hezimete uğrat! Allah'ım! Onları hezimete uğrat ve onları (belâlarla) sars.» [171] [171] Müslim (3/1362) hadis no: (1742) rivayet etmiştir.
Allahümme münzilel kitâb, serî'al hisâb, ihzimil ahzâb, Allahümme ihzimhum ve zelzilhum
39. BİR TOPLULUKTAN KORKAN KİMSENİN YAPACAĞI DUA:
«Allah'ım! Beni onlara karşı dilediğin şekilde koru.» [172] [172]Müslim (4/2300) hadis no: (3005) rivayet etmiştir.
Allâhümmekfinîhim bimâ şi'te
40- ÎMÂNDA ŞÜPHEYE DÜŞEN KİMSENİN YAPACAĞI DUA:
«Allah’a sığınır» [173]. Şöyle dua eder: (Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım) [173] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (6/336) hadis no: (3276) ve Müslim, (1/120) hadis no: (134) rivayet etmiştir.
Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
«Şüphe duyduğu şeyi terk eder.» [174]. [174] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (6/336) hadis no: (3276) ve Müslim, (1/120) hadis no (134) rivayet etmiştir.
(Şöyle dua eder: (Allah'a ve Onun elçilerine iman ettim.)) [175]. [175] Müslim (1/119-120) hadis no: (134) rivayet etmiştir.
Âmentu billahi ve rusulihî
(Allah Teâlâ'nın şu sözünü okur: (O; Evvel'dir, Âhir'dir, Zahir'dir, Bâtın'dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir. 3) [Hadîd Suresi: 3] [176]. [176] Ebû Dâvûd, (4/329) hadis no: (5110) rivayet etmiş ve El-Elbânî Sahîh-i Ebû Dâvûd, (3/962) hasen olduğunu söylemiştir.
41- BORCUN ÖDENMESİ İÇİN YAPILAN DUA
«Allah'ım! Helâl rızkınla yetinmeyi ve haramından uzak durmayı bana nasip eyle. Beni başkalarına muhtaç kılmayıp lütfunla zengin kıl.» [177]. [177] Tirmizî (5/560), hadis no: (3563). Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/180).
«Allah'ım! Üzüntüden ve kederden, acizlikten ve tembellikten, cimrilikten ve korkaklıktan, borç yükünden ve insanların bana galip gelmesinden sana sığınırım.» [178]. [178] Buhârî (7/158), hadis no: (2893) ve daha önce (s. 83), hadis no: (121).
Allahümme innî eûzu bike minel'hemmi vel'hazeni vel aczi vel'keseli vel'buhli vel'cubni ve dalaid deyni ve galebetir ricâl
42- NAMAZ KILARKEN VE KUR'AN OKURKEN GELEN VESVESEYE KARŞI YAPILAN DUA
«Kovulmuş Şeytan'dan Allah’a sığınırım.»
Eûzu billahi mineş-şeytâni'r-racîm Ve sol tarafına hafifçe (üç kere) tükürür.» [179]. [179] Müslim (4/1729) hadis no: (2203), Osman b. Ebi'l-Âs -radıyallahu anh'dan, hadiste geçen "Ben de bunu yaptım, Allah da onu benden giderdi." ifadesini rivayet etmiştir.
43- ZOR BİR İŞLE KARŞILAŞAN KİMSENİN YAPACAĞI DUA
«Allah'ım! Senin kolay kıldığından başka kolay yoktur. Sen, dilersen hüznü kolay kılarsın.» [180]. [180] İbn Hibbân, Sahîh'inde, hadis no: (2427) (Mevârid nüshasında) ve İbnü's-Sünnî, hadis no: (351) rivayet etmiştir. el-Hâfız: "Bu hadis sahihtir" demiş, Abdülkâdir el-Arnaût da en-Nevevî'nin el-Ezkâr'ının tahricinde (s.106) sahih olduğunu söylemiştir.
Allahümme lâ sehle illâ mâ cealtehû sehlen ve ente tec'alu el'hazne izâ şi'te sehlen
44. GÜNAH İŞLEYEN KİMSENİN YAPMASI GEREKEN DUA
«Günah işleyen bir kul, güzelce abdest alır, sonra kalkıp iki rekât namaz kılar, sonra da Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah onu mutlaka bağışlar.» [181] [181] Ebû Dâvûd (2/86) hadis no: (1521) ve Tirmizî (2/257) hadis no: (406) rivayet etmiştir ve El-Elbânî, Sahîh-i Ebû Dâvûd (1/283) sahih olduğunu söylemiştir.
45. ŞEYTANI VE VESVESELERİNİ KOVMAK İÇİN YAPILAN DUA
(Şeytandan Allah'a sığınmak) [182]. [182] Ebû Dâvûd (1/203) ve İbn Mâce (1/265), hadis no: (807) rivayet etmişlerdir. Tahrici daha önce (31) nolu hadiste geçmiştir. Bkz: Mü'minûn Suresi: [97-98].
Eûzu billahi mineş-şeytâni'r-racîm
(Ezan okumak) [183]. [183] Müslim (1/291) hadis no: (389) ve Buhârî (1/151) hadis no: (608) rivayet etmiştir.
(Zikirler ve Kur'an-ı Kerim'i okumak)
«Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Şüphesiz Şeytan, içinde Bakara Suresi okunan evden uzaklaşıp kaçar.» [184]. [184] Müslim (1/539) (780) nolu hadisi rivayet etmiştir.
Şeytanı uzaklaştıran şeylerden biri de sabah ve akşam zikirleri, uyuma ve uyanma anında yapılan zikirler, eve girerken ve evden çıkarken yapılan zikirler, camiye girerken ve camiden çıkarken okunan zikirler ve bunların dışında meşru kılınmış diğer zikirlerdir. Bunlardan bazıları şunlardır: Uyurken Âyetü'l-Kürsî'yi ve Bakara Suresi'nin son iki ayetini okumak ayrıca şöyle diyen kimse de… Allah'tan başka hak ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamt yalnızca O'nadır ve O'nun her şeye gücü yeter.
Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke lehu, lehul mülkü ve lehul hamdu, ve hüve alâ külli şey'in kadîr Yüz defa okunur, bütün gün o kimseyi Şeytan'a karşı muhafaza eder [185], Aynı şekilde ezan da Şeytan'ı kaçırır. [185] Buhârî (4/126) (3293) nolu hadisi rivayet etmiştir.
46. HOŞA GİTMEYEN BİR DURUM OLDUĞU VEYA İSTENİLEN ŞEY OLMADIĞI ZAMAN YAPILAN DUA
«Allah'ın takdiridir, O neyi dilerse onu yapar» [186]. [186] «(Hayırlı amellerde, Allah'a itaatte ve zorluklara sabır göstermekte) kuvvetli Mümin, zayıf Müminden, Allah’a daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Her ikisinin de Mümin olması sebebiyle) hepsinde hayır vardır. Yararına olan şeyde hırslı ol, Allah’tan yardım dile ve âciz olma! Bir musibet başına gelirse: “Keşke şöyle yapsaydım, şöyle şöyle olurdu.” deme. Fakat “Allah takdir etmiştir. O, dilediğini yapar.” de. Zira “keşke” sözü, Şeytan'ın ameline kapı açar.» Müslim (4/2052), hadis no: (2664). rivayet etmiştir.
47. ÇOCUĞU OLAN KİMSEYİ TEBRİK ETMEK İÇİN YAPILAN DUA VE ONUN BUNA KARŞILIK YAPACAĞI DUA
«Sana bahşedilen (çocuğu) Allah, senin için mübarek kılsın. Onu bahşeden (Allah'a) şükredesin. (Çocuğun) buluğa ersin ve onun iyiliğiyle rızıklandırılasın.» [187]. [187] Hasan el-Basrî'nin sözü olarak zikredilmiştir. Bkz: İbnu'l Kayyim, Tuhfetu'l-Mevdûd (s. 20) isimli eserinde, onu el-Evsat’ta İbnu’l-Münzir’e nispet etmiştir.
Bârekellahu leke fil mevhûbi leke ve şekertel vâhibe ve beleğa eşuddehû ve ruzıkte birrahû Tebrik edilen kimse de ona şöyle karşılık verir: «Allah sana bereket versin ve bereketini daim kılsın. Allah seni hayırla mükâfatlandırsın. Allah seni de bir benzeri ile rızıklandırsın ve sevabını çoğaltsın.» [188]. [188] Nevevî, bunu el-Ezkâr'da (s. 349) söylemiştir. Bkz: Nevevî’nin Sahîhu'l-Ezkâr'ı, Selim el-Hilâlî (2/713); tahricin tamamı ise müellifin, ez-Zikr ve'd-Duâ ve'l-İlâc bi'r-Rukâ (1/416) isimli eserindedir.
Bârekallahu leke ve bâreke aleyke, ve cezâkallahu hayran ve razakakallahu mislehû ve eczele sevâbeke
48- ÇOCUKLARIN KORUNMASI İÇİN YAPILAN DUA
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, Hasan ve Hüseyin'i «Her Şeytan'dan, zehirli haşerattan, her kem gözden ikinizi Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığındırırım. Sizi, her Şeytan ve haşereden, her kötü gözden, Allah’ın eksiksiz sözlerine (isimlerine ve kitaplarına) sığındırırım.» diyerek sakındırırdı. [189]. [189] Buhârî, (4/119) hadis no: (3371) İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet etmiştir.
Uîzukumâ bikelimâtillahi et'tâmmeti min külli şeytanin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin
49. HASTA ZİYARETİNDE HASTAYA YAPILAN DUA
«Geçmiş olsun, hastalığın günahlarına kefaret olur inşallah.» [190]. [190] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (10/118) hadis no: (3616) rivayet etmiştir.
Lâ be'se tahûrun in şâ Allah
Es'elullahe el'azâme, rabbel'arşil azîmi, en yeşfiyeke Yedi defa [191]. [191] «Henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eden ve yedi defa ... diyen hiçbir Müslüman kul yoktur ki, mutlaka şifa bulur.» Tirmizî, (2083); Ebû Dâvûd, (3106). Bkz: Sahîhu't-Tirmizî (2/210) ve Sahîhu'l-Câmi' (5/180).
50. HASTAYI ZİYARET ETMENİN FAZİLETİ
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse, hasta olan Müslüman kardeşini ziyarete gittiğinde, oturuncaya kadar Cennet'in meyve bahçesinde yürümüş olur. Oturduğu zaman da onu rahmet kaplar. Eğer sabahleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek akşama kadar ona rahmet okur. Ve eğer akşamleyin ziyaret ederse, yetmiş bin melek onun için sabaha kadar istiğfar eder.» [192]. [192] Tirmizî, hadis no: (969), İbn Mâce, hadis no: (1442) ve Ahmed, hadis no: (975) rivayet etmiştir. Bkz. Sahîh-i İbn Mâce (1/244) ve Sahîh-i Tirmizî (1/286). Ahmed Şâkir de hadisin sahih olduğunu söylemiştir.
51. HAYATINDAN ÜMİT KESİLEN HASTANIN YAPACAĞI DUA
«Allah'ım! Beni bağışla, bana rahmet et ve beni er-Refîku’l-A’lâ'ya kavuştur.» [193]. [193] Buhârî (7/10) hadis no: (4435) ve Müslim (4/1893) hadis no: (2444) rivayet etmiştir.
Allahümmağfir lî verhamnî ve elhıknî birrafîkil'a'lâ
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- vefatı yaklaştığı zaman (ölümün ateşini veya baygınlığını gidermek için) ellerini suya daldırıp yüzünü silmeye başlar ve şöyle derdi: «Allah'tan başka hak ilah yoktur
Lâ ilâhe illallâh Şüphesiz ölümün sekerâtı (zorlukları) vardır.» [194]. [194] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (8/144), hadis no: (4449), hadiste misvak zikredilmiştir.
«Allah’tan başka hak ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başka hak ilah yoktur, O tektir. Allah’tan başka hak ilah yoktur, O tektir ve O'nun ortağı yoktur. Allah’tan başka hak ilah yoktur, mülk O’nundur ve hamt O’na mahsustur. Allah'tan başka hak ilah yoktur, Allah'tan başka güç ve kuvvet yoktur.» [195]. [195] Tirmizî hadis no: (3430) ve İbn Mâce hadis no: (3794) rivayet etmiştir. El-Elbânî, Sahîh-i Tirmizî (3/152) ve Sahîh-i İbn Mâce (2/317)'de hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.
Lâ ilâhe illallah vallahu ekber, lâ ilahe illallah vahdehu, lâ ilâhe illallah vahdehu lâ şerîke lehu, lâ ilâhe illallah lehul mülkü ve lehul hamdu, lâ ilâhe illallah ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billah
52. VEFAT ETMEK ÜZERE OLANA TELKİNDE BULUNMAK
«Kimin son sözü Allah'tan başka hak ilah yoktur
Lâ ilâhe illallah Cennet'e girer.» [196]. [196] Ebû Dâvûd (3/190) hadis no: (3116) Bkz: Sahîhu'l-Câmi (5/432).
53. BAŞINA BİR BELA GELEN KİMSENİN YAPACAĞI DUA
«Şüphesiz ki bizler, Allah'ın kullarıyız ve (ahirette) dönüşümüz de yalnızca O’nadır. Allah’ım! Başıma gelen musibet sebebiyle bana ecir ver ve bana ondan daha hayırlısını bağışla.» [197]. [197] Müslim (2/632) hadis no: (918) rivayet etmiştir.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn, Allahumme'curnî fî musîbetî ve ahlif lî hayran minhâ
54- VEFAT EDENİN GÖZLERİNİ KAPATIRKEN YAPILAN DUA
«Allah'ım! Falanı -ölenin ismini söyler- bağışla. Hidayete erenler arasında derecesini yükselt. Geride kalanlarına vekil ol. Ey âlemlerin Rabbi! Bizi ve onu bağışla. Kabrini genişlet ve onu orada nurlandır.» [198]. [198] Müslim (2/634) hadis no: (920) rivayet etmiştir.
Allahümmağfir li fulînin (bismihi) verfa derecetehû filmehdiyy'in vahlufhu fî akibihi filgâbirîn, vagfir lenâ ve lehâ yâ rabbel âlemîn, vafsah lehû fî kabrihi ve nevvir lehû fîhi
55. CENAZE NAMAZINDA ÖLÜ İÇİN YAPILAN DUA
«Allah'ım! Onu bağışla ve ona merhamet et. Ona afiyet ver ve onu affet. Onu hoş karşıla ve yerini genişlet. Onu su, kar ve dolu ile yıka. Onu, beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi günahlardan temizle. Ona; yurdundan daha hayırlı bir yurt, ailesinden daha hayırlı bir aile, eşinden daha hayırlı bir eş ver. Onu Cennet'e koy. Onu kabir azabından ve [Cehennem azabından] koru.» [199] [199] Müslim (2/663) hadis no: (963) rivayet etmiştir.
Allahümmağfir lehû verhamhû ve âfihi va'fu anhû ve ekrim nüzulehû ve vessi' mudhalehû vağsilhu bil-mâi ves-selci vel-beredi ve nakkihî minel-hatâyâ kemâ nakkaytessevbe el'ebyada mineddenesi ve ebdilhu dâran hayran min dârihi ve ehlen hayran min ehlihî ve zevcen hayran min zevcihî ve edhilhul-cennete ve e'izhû min azâbil-kabri ve azâbinnâr]
«Allah'ım! Dirimize ve ölümüze, küçüğümüze ve büyüğümüze, erkeğimize ve kadınımıza, hazır olanımıza ve olmayanımıza mağfiret eyle. Allah'ım! Bizden kimi yaşatırsan, onu İslâm üzere yaşat. Kimi de öldürürsen, onu iman üzere öldür. Allah'ım! Onun ecrinden bizi mahrum etme ve bizi ondan sonra saptırma.» [200] [200] Ebû Dâvûd, hadis no: (3201) Tirmizî, hadis no: (1024) Nesâî, hadis no: (1985) İbn Mâce, (1/480) hadis no: (1498) ve Ahmed, (2/368) hadis no: (8809) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahîh-i İbn Mâce, (1/251).
Allahümmağfir lihayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve ğâibinâ ve sağîrinâ ve kebîrinâ ve zekerinâ ve ünsânâ Allahümme men ahyeytehû minnâ fe ahyihi alel'İslâm ve men teveffeytehû minnâ fe teveffehû alel imân, Allahümme lâ tahrimnâ ecrahû ve lâ tudillenâ ba'dehû
«Allah'ım! Falan oğlu falan senin emanet ve korumandadır. Onu, kabir fitnesinden ve Cehennem azabından koru. Sen vefa ve hak sahibisin. Onu bağışla ve ona merhamet et. Şüphesiz sen, çok bağışlayansın, çok merhametlisin.» [201] [201] İbn Mâce (1499) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i İbn Mâce (1/251). Ayrıca Ebû Dâvûd (3/211, hadis no: (3202) rivayet etmiştir.
Allahümme inne fulânebne fulânin fî zimmetike ve habli civârike fekıhî min fitnetilkabri ve azâbinnâr ve ente ehlülvefâi velhakkı, fağfir lehû verhamhû inneke entel gafûrurrahîm
«Allah'ım! Senin kulun ve cariyenin oğlu rahmetine muhtaçtır. Sen ise ona azap etmekten müstağnisin. Eğer o, iyi bir kimse ise onun iyiliklerini artır ve eğer kötü bir kimse ise onu bağışla.» [202]. [202] Hâkim rivayet etmiş, sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de (1/359) ona muvafakat etmiştir. Bkz: El-Elbânî, Ahkâmu'l-Cenâiz (s. 125).
Allahümme abduke vebnu emetike ihtâce ilâ rahmetike ve ente ganiyyun an azâbihî, in kâne muhsinen fezid fî hasenâtihi ve in kâne musîen fetecâvez anhu
56- BÜLUĞA ERMEDEN ÖLEN ÇOCUĞUN CENAZESİNDE YAPILAN DUA
«Allah'ım! Onu kabir azabından koru.» [203]. [203] (Saîd b. el-Müseyyeb şöyle dedi: Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’ın arkasında, hiç günah işlememiş bir erkek çocuğunun cenaze namazını kıldım. Onu şöyle derken işittim...) Hadisi; Mâlik, Muvatta’da (1/288); İbn Ebî Şeybe, Musannef’te (3/217) ve Beyhakî (4/9) rivayet etmiştir. Şuayb el-Arnaût, el-Begavî’nin Şerhu’s-Sünne’sine yaptığı tahkikte (5/357) isnadının sahih olduğunu belirtmiştir.
Allahümme eizhû min azâbil kabri
Şöyle derse de güzel olur: «Allah'ım! Onu, ana-babasına (Cennet'e girişte) öncü, onlar için saklanmış bir nimet ve şefaati kabul edilen bir şefaatçi kıl. Allah'ım! Onun vesilesiyle, ana babasının mizanını ağırlaştır ve ecirlerini büyük eyle. Onu, salih Müminlerden eyle ve (Kıyamet Günü) İbrahim -aleyhisselâm-’ın kefaletinde kıl. Rahmetinle onu Cehennem azabından koru. Ona kendi evinden daha iyi bir ev, ailesinden daha hayırlı bir aile ver. Allah'ım! Evvelimizi, öncülerimizi ve bizden önce iman edenleri bağışla.»
Allahümmecalhû faratan ve zuhran livâlideyhi ve şefîan mücâban, Allahümme sekkil bihî mevâzînehumâ ve a'zim bihî ucûrahumâ ve elhikhû bisâlihîl'Müminîn vecalhu fî kefâleti İbrâhime ve kıhî birahmetike azâbelcehîm ve ebdilhû dâran hayran min dârihi ve ehlen hayran min ehlihî, Allahümmağfir lieslâfinâ ve efrâtinâ ve men sebekanâ bil'îmân Hasen bir hadistir [204]. [204] Bkz: el-Muğnî İbni Kudâme'nin (3/416) ve ed-Durûsu'l-Mühimme li-Âmmeti'l-Ümme, -Şeyh Abdülaziz b. Abdullah b. Bâz rahimehullah'ın kitabı (s.15).
«Allah'ım! Onu bizim için bir öncü, selef ve bir mükâfat kıl.» [205]. [205] Hasan, çocuğun üzerine Fâtiha Suresi'ni okurdu ve şöyle derdi... Hadisi, Beğavî, Şerhu's-Sünne'de (5/357) ve Abdurrezzak, hadis no: (6588) ile rivayet etmiştir. Buhârî de bunu Cenazeler Kitabı (65), Cenaze Üzerine Fâtiha Suresi'ni Okumak Babında (2/113), hadis no: (1335)'ten önce muallak olarak zikretmiştir.
Allahümmec'alhû lenâ faratan ve selefen ve ecran
57- TAZİYE (BAŞSAĞLIĞI) DUASI
«Aldığı şey, Allah’ındır. Verdiği de Allah’ındır. Her şey Onun yanında belli bir ecele (vakte) kadardır... Sabret ve ecrini Allah'tan bekle!» [206]. [206] Buhârî, (2/80) hadis no: (1284) ve Müslim, (2/636) hadis no: (923) rivayet etmiştir.
İnne lillahi mâ ahaze ve lehû mâ a'tâ ve küllü şey'in indehû bi ecelin musemmâ... feltasbir veltehtesib
Şöyle derse de güzel olur: «Allah ecrini artırsın, sana güzel sabırlar versin ve vefat eden yakınına rahmet eylesin.»
A'zamallahu ecreke ve ahsene azâke ve gafera limeyyitike Hasen Hadis [207]. [207] Nevevî'nin El-Ezkâr (s. 126).
58. CENAZE KABRE KONULURKEN YAPILAN DUA
«Allah'ın adıyla ve Rasûlullah'ın sünneti üzere» [208]. [208] Ebû Dâvûd (3/314), hadis no: (3215) sahih bir senetle, Ahmed de hadis no: (5234) ve (4812) «Bismillâhi ve alâ milleti Rasûlillâh» lafzıyla rivayet etmiştir ve senedi sahihtir.
Bismillahi ve alâ sünneti Rasûlillah
59- CENAZE DEFNEDİLDİKTEN SONRA YAPILAN DUA
«Allah'ım! Onu bağışla ve (kabirdeki sorguda) sabit kıl.» [209] [209] Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- cenazeyi defnettikten sonra, kabrin başında durur ve şöyle derdi: «Kardeşiniz için mağfiret dileyiniz. Onun için sebat isteyiniz; çünkü o şimdi sorguya çekiliyor.» Ebû Dâvud (3/315) hadis no: (3223). Hâkim rivayet edip sahih olduğunu belirtmiş, Zehebî de ona muvafakat etmiştir. (1/370).
Allahümmağfir lehû, Allahümme sebbithû
60- KABİR ZİYARETİNDE YAPILAN DUA
« Bu diyarın Mümin ve Müslüman sakinleri! Selâm sizin üzerinize olsun. Biz de Allah’ın izniyle size kavuşacağız. [Allah, bizden önce ölenlere ve sonraya kalanlara rahmet etsin]. Allah’tan bizim ve sizin için afiyet dilerim.» [210] [210] Müslim (2/671) hadis no: (975) ve lafzı kendisine ait olmak üzere İbn Mâce (1/494) hadis no: (1547) Bureyde -radıyallahu anh-'dan rivayet etmiştir. Köşeli parantez arasındaki kısım ise Müslim'in (2/671) Âişe -radıyallahu anha-'dan hadis no: (975) rivayet etmiştir.
Esselâmu aleykum ehled-diyâri minel Müminîne vel Müslimîn ve innâ inşâ Allahu bikum lâhikûn ve yerhamullahû elmüstakdimîne minnâ vel müstahirîn es'elullahe lenâ ve lekümülâfiye
61. RÜZGÂR ESERKEN YAPILAN DUA
«Allah'ım! Senden bu rüzgârın hayrını isterim. Bu rüzgârın şerrinden sana sığınırım.» [211]. [211] Ebû Dâvûd (4/326) hadis no: (5099), İbn Mâce (2/1288) hadis no: (3727) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu İbn Mâce (2/305).
Allahümme innî es'eluke hayrahâ ve eûzu bike min şerrihâ
«Allah'ım! Senden bu rüzgârın, onun içinde bulunanın ve onunla gönderilenin hayrını isterim. Bu rüzgârın şerrinden, içinde bulunanın ve onunla gönderilenin şerrinden sana sığınırım.» [212]. [212] Müslim (2/666), hadis no: (899) ve Buhârî (4/76), hadis no: (3206) ve (4829). Hadisin lafzı Müslim'e aittir.
Allahümme innî es'elüke hayrahâ ve hayra mâ fîhâ ve hayra mâ ursilet bihî ve eûzu bike min şerrihâ ve şerri mâ fîhâ ve şerri mâ ursilet bihî
62- GÖK GÜRLEDİĞİNDE YAPILAN DUA
«Gök gürültüsünün hamt ederek; meleklerin de heybetinden dolayı kendisini tesbih ettiği (Allah’ı) tüm noksanlıklardan tenzih ederim.» [213]. [213] Abdullah b. Zübeyr -radıyallahu anhuma- gök gürültüsünü işittiği zaman konuşmayı bırakır ve şöyle derdi: ... Hadis, Muvatta’dadır (2/992) ve El-Elbânî, Sahîh-i Kelim et-Tayyib (157): "Mevkûf olarak isnadı sahihtir." demiştir.
Subhânellezî yusebbihu erra'du bihamdihi vel melâiketu min hîfetihi
63. BAZI İSTİSKÂ (YAĞMUR İSTEME) DUALARI
«Allah'ım! Bize hemen, geciktirmeden, faydalı, zararsız, bereketli, hazmı kolay ve imdadımıza yetişen bir yağmur ver.» [214]. [214] Ebû Dâvûd (1/303) hadis no: (1171) ve El-Elbânî Sahîh-i Ebî Dâvûd (1/216) sahih olduğunu söylemiştir.
Allahümmeskınâ gaysen mugîsen merîen merîan, nâfian gayra dârrin, âcilen gayra êcilin
«Allah'ım! Bize yağmur ver, Allah'ım! Bize yağmur ver, Allah'ım! Bize yağmur ver.» [215]. [215] Buhârî (1/224), hadis no: (1014) ve Müslim (2/613), hadis no: (897).
«Allah'ım! Kullarına ve bütün hayvanlarına su ver. Rahmetini yay ve (bu) cansız beldene hayat ver.» [216]. [216] Ebû Dâvûd (1/305) hadis no: (1178) ve El-Elbânî Sahîh-i Ebî Dâvûd (1/218) hasen olduğunu söylemiştir.
Allahümmeskı ibâdeke ve behâimeke venşur rahmeteke ve ahyi beledeke elmeyyit
64- YAĞMUR YAĞARKEN YAPILAN DUA
«Allah'ım! Bu yağmuru faydalı bir yağmur eyle.» [217]. [217] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (2/518) hadis no: (1032) rivayet etmiştir.
Allahümme sayyiben nâfian
65. YAĞMURDAN SONRA YAPILAN DUA
«Allah’ın lütuf ve rahmetiyle bize yağmur yağdırıldı.» [218]. [218] Buhârî (1/205), hadis no: (846) ve Müslim (1/83), hadis no: (71) rivayet etmiştir.
Mutirnâ bi fadlillahî ve rahmetihî
66- YAĞMURUN KESİLMESİ İÇİN YAPILAN DUA
«Allah’ım! Üzerimize değil, çevremize; tepelere, dağlara, vadi içlerine ve ağaç biten yerlere (yağdır).» [219]. [219] Buhârî (1/224) hadis no: (933) ve Müslim (2/614) hadis no: (897) rivayet etmiştir.
67- HİLAL GÖRÜLÜNCE YAPILAN DUA
«Allah en büyüktür. Allah'ım! Hilali bize emniyet, iman, selâmet, İslâm, sevdiğin ve razı olduğun şeylerde başarı ayı kıl ey Rabbimiz.(Ey hilâl!) Benim ve senin Rabbin Allah’tır.» [220]. [220] Tirmizî (5/504), hadis no: (3451) ve Dârimî lafzıyla (1/336) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/157).
Allahu ekber, Allahümme ehillehû aleynâ bil emni vel îmân vesselâmeti vel İslâm vettevfîki limâ tuhibbu rabbenâ ve terdâ rabbunâ ve rabbuke Allah
68- ORUÇLUNUN İFTARINI AÇTIKTAN SONRA YAPACAĞI DUA
«(Kuruluğun gitmesiyle) susuzluk gitti; damarlar ıslandı, Allah’ın izniyle ecir sabit oldu.» [221] [221] Ebû Dâvûd (2/306) hadis no: (2359) ve diğerleri rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu'l Câmi' (4/209).
Zehebe ezzameu vebtellet elurûku ve sebete elecru inşâ Allah
«Allah'ım! Her şeyi kuşatan rahmetinle senden beni bağışlamanı dilerim.» [222]. [222] İbn Mâce (1/557), hadis no: (1753) Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'nın duasından rivayet etmiş, el-Hâfız da Tahricü'l-Ezkâr'da hadisin hasen olduğunu belirtmiştir. Bkz: Şerhu'l-Ezkâr (4/342).
Allahümme innî es'elüke birahmetikelletî vesiat külle şey'in en tağfira lî
69- YEMEKTEN ÖNCE YAPILAN DUA
«Biriniz yemek yerken şöyle desin: Allah'ın adıyla,
Bismillâh Şayet yemeğin başında unutursa, şöyle desin: «Başında ve sonunda Allah'ın adıyla derim.» [223]. [223] Ebû Dâvûd (3/347) hadis no: (3767), Tirmizî (4/288) hadis no: (1858) rivayet etmişlerdir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (2/167).
Bismillâhi fî evvelihî ve âhirihî
«Allah’ın yemekle nimetlendirdiği kimse şöyle desin: Allah’ım! Onu bizim için bereketli kıl ve bize ondan daha hayırlısını yedir,
Allahümme bârik lenâ fîhî ve at'imnâ hayran minhu Kime de Allah süt içirirse, şöyle desin: «Allah'ım! Onu bize bereketli kıl ve ondan bize fazla ver.» [224]. [224] Tirmizî (5/506), hadis no: (3455) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/158).
Allahümme bârik lenâ fîhî ve zidnâ minhu
70- YEMEKTEN SONRA YAPILAN DUA
«Benim hiçbir etkim ve gücüm olmaksızın bu yemeği bana yediren ve beni onunla rızıklandıran Allah’a hamdolsun.» [225]. [225] Hadisi, Sünen sahiplerinden Nesâî hariç, Ebû Dâvûd hadis no: (4025), Tirmizî hadis no:(3458) ve İbn Mâce hadis no: (3285) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/159).
Elhamdü lillahillezî at'amenî hâzâ ve razakanîhî min gayri havlin minnî ve lâ kuvvetin
«Riyadan uzak ve bereketi kesilmeyen çok, sonsuz ve terk olunmayan, kendisinden müstağni olunmayarak yapılan hamt, Rabbimiz Allah’adır.» [226]. [226] Buhârî (6/214), hadis no: (5458) ve Tirmizî lafzıyla (5/507), hadis no: (3456).
Elhamdü lillahi hamden kesîran tayyiben mübâreken fîhî, gayra mekfiyyin ve lâ muveddein ve lâ müstagnen anhu rabbenâ
71- MİSAFİRİN YEMEK SAHİBİ İÇİN YAPACAĞI DUA
«Allah’ım! Onlara rızık olarak verdiklerine bereket ver, onları bağışla ve onlara merhamet et.» [227]. [227] Müslim (3/1615) hadis no: (2042) rivayet etmiştir.
Allahümme bârik lehum fîmâ razaktehum vagfir lehum verhamhum
72- KENDİSİNE SU İÇİREN VEYA İÇİRMEK İSTEYEN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
«Allah'ım! Bana yemek verene yemek ver. Bana su verene su ver.» [228]. [228] Müslim (3/1626) hadis no: (2055) rivayet etmiştir.
Allahümme at'im men at'amenî veskı men sekânî
73- ORUÇLUNUN, İFTAR YEMEĞİ VEREN KİMSE İÇİN İFTARINI AÇTIKTAN SONRA YAPACAĞI DUA
«Oruçlular yanınızda iftar etsin. Yemeğinizi iyiler yesin ve melekler sizin için dua etsin.» [229]. [229] Sünen-i Ebî Dâvûd (3/367), hadis no: (3856), İbn Mâce (1/556), hadis no: (1747) ve Nesâî, Amelü'l Yevm ve'l Leyle'de, hadis no: (296-298)'de rivayet etmiştir. Nesâî, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bunu bir ailenin yanında iftar ettiği zaman söylediğini belirtmiş ve El-Elbânî, Sahîh-i Ebî Dâvûd'da (2/730) sahih olduğunu söylemiştir.
Eftara indekum essâimûn ve ekele taâmekum elebrâr ve sallet aleykum elmelâike
74- ORUÇLU OLDUĞU HALDE YEMEĞE DAVET EDİLEN VE ORUCUNU BOZMAYANIN YEMEK SAHİBİ İÇİN YAPACAĞI DUA
«Biriniz yemeğe davet edildiği zaman gitsin; şayet oruçluysa yemek sahibine dua etsin; oruçlu değilse yesin.» [230]. Manası: Dua etsin [230] Müslim (2/1054) hadis no: (1150) rivayet etmiştir.
75- ORUÇLUNUN, KENDİSİNE SÖVEN VEYA KÖTÜ SÖZ SÖYLEYEN KİMSE İÇİN NE SÖYLEYECEĞİ
«Ben oruçluyum, ben oruçluyum.» [231]. [231] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber, (4/103) hadis no: (1894) ve Müslim (2/806) hadis no: (1151) rivayet etmiştir.
76- MEVSİMİN İLK MEYVESİ GÖRÜLÜNCE YAPILAN DUA
«Allah'ım! Meyvemizi bize bereketli kıl. Medine'mizi bize mübarek eyle. Sa’mıza bereket ver. Müdd’ümüze bereket ver.» [232]. [232] Müslim (2/1000) hadis no: (1373) rivayet etmiştir.
Allahümme bârik lenâ fî semerinâ ve bârik lenâ fî medînetinâ ve bârik lenâ fî sâ'inâ ve bârik lenâ fî muddinâ
77- AKSIRINCA YAPILAN DUA
«Sizden biriniz aksırdığı zaman şöyle desin: Hamt Allah'a mahsustur,
Elhamdu lillah Kardeşi veya arkadaşı ona şöyle der: Allah sana rahmet etsin,
Yerhamuke Allah Ona: «Allah sana rahmet etsin.» dediğinde, o da şöyle desin: Allah size hidayet etsin ve halinizi düzeltsin» [233]. [233] Buhârî (7/125) hadis no: (5870).
Yehdîkum Allahu ve yuslihu bâlekum
78. KÂFİR, AKSIRDIRDIĞI ZAMAN ALLAH'A HAMT EDERSE, ONUN İÇİN YAPILAN DUA
«Allah size hidayet etsin ve halinizi düzeltsin» [234]. [234] Tirmizî, (5/82) hadis no: (2741) İmam Ahmed, (4/400) hadis no: (19586) ve Ebû Dâvûd, (4/308) hadis no: (5040) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (2/354).
Yehdîkum Allah ve yuslihu bâlekum
79. EVLENEN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
«Allah sana bereket versin, üzerine bereket indirsin ve ikinizin arasını hayırda birleştirsin.» [235]. [235] Nesâî hariç Sünen sahipleri rivayet etmiştir. Ebû Dâvud, hadis no: (2130) Tirmizî, hadis no: (1091) ve İbn Mâce, hadis no: (1905) rivayet etmiş, Nesâî ise Amel'ül-Yevm ve'l-Leyle'de, hadis no: (259) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (1/316).
Bârekallahu leke ve bârake aleyke ve cemea beynekumâ fî hayrin
80. EVLENEN VEYA YENİ BİNEK SATIN ALAN KİMSENİN YAPACAĞI DUA
Biriniz bir kadınla evlendiği veya bir hizmetçi satın aldığı zaman şöyle dua eder: «Allah'ım! Bunun hayrını ve bunda yarattığın şeyin hayrını (güzel ahlakını) dilerim. Bunun şerrinden ve bunda yarattığın şeyin şerrinden (kötü ahlakından) sana sığınırım,
Allahumme innî es'eluke hayrahâ ve hayra mâ cebeltehâ aleyhi ve eûzu bike min şerrihâ ve şerri mâ cebeltehâ aleyhi Bir deve satın aldığı zaman, hörgücünün tepesinden tutsun ve bunun aynısını söylesin.» [236]. [236] Ebû Dâvûd (2/248) hadis no: (2160) İbn Mâce (1/617) hadis no: (1918). Bkz: Sahîh-i İbn Mâce (1/324).
81- EŞİYLE CİNSEL İLİŞKİYE GİRMEDEN ÖNCE YAPILAN DUA
«Allah’ın adıyla, Allah'ım! Bizi Şeytan'dan, Şeytan'ı da bizi rızıklandıracağın çocuktan uzak tut.» [237]. [237] Buhârî (6/141) hadis no: (141) ve Müslim (2/1028) hadis no: (1434).
Bismillah, Allahümme cennibnaş-şeytana ve cennibiş-şeytana mâ razaktenâ
82. ÖFKELENİNCE YAPILAN DUA
«Allah’ın rahmetinden kovulmuş Şeytan'dan, Allah’a sığınırım.» [238]. [238] Buhârî (7/99) hadis no: (3282) ve Müslim (4/2015) hadis no: (2610).
Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
83. BELAYA UĞRAYAN BİR KİMSEYİ GÖREN KİMSENİN YAPACAĞI DUA
«Sana verdiği beladan beni afiyette kılan ve beni yarattıklarından çoğu üzerine tercih ederek üstün kılan Allah’a hamdolsun.» [239]. [239] Tirmizî (5/494) ve (5/493), hadis no: (3432) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/153).
Elhamdü lillahillezî âfânî mimmen ibtelâke bihî ve faddalenî alâ kesîrin mimmen halaka tefdîlâ
84- HER OTURUMDA YAPILAN DUA
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, oturduğu tek bir meclisten kalkmadan önce yüz defa şöyle dediği sayılırdı: «Rabbim! Beni bağışla ve tövbemi kabul et. Çünkü sen tövbeleri çok kabul edensin, çok bağışlayansın.» [240]. [240] Tirmizî hadis no: (3434) ve İbn Mâce hadis no: (3814) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/153) ve Sahîh-i İbn Mâce (2/321). Lafız, Tirmizî'ye aittir.
Rabbiğfir lî ve tüb aleyye, inneke ente Tevvâbu'l-Gafûr
85. OTURUMUN SONUNDA (ORADAN AYRILMADAN ÖNCE) YAPILAN DUA
«Allah'ım! Sana hamdederek, seni tüm noksan sıfatlardan tenzih ederim. Senden başka hak ilah olmadığına şehadet ederim. Senden bağışlanma diler ve sana tevbe ederim.» [241] [241] Sünen Sahipleri: Ebû Dâvûd, hadis no: (4858); Tirmizî, hadis no: (3433); Nesâî, hadis no: (1344). Bkz. Sahîh-i Tirmizî (3/153). Nitekim Âişe -radıyallahu anha-'dan şöyle dediği sabit olmuştur: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir mecliste oturduğunda, Kur'an okuduğunda veya bir namaz kıldığında, onu mutlaka şu kelimelerle bitirirdi..." Hadisi, Nesâî, Amelu'l-Yevm ve'l-Leyle'de, hadis no: (308) ve Ahmed (6/77), hadis no: (24486) rivayet etmiştir. Doktor Fârûk Hamâde, Nesâî'nin Amelu'l-Yevm ve'l-Leyle'si üzerine yaptığı tahkikinde (s. 273) hadisin sahih olduğunu söylemiştir.
Subhâneke Allahümme ve bihamdike, eşhedü en lâ ilâhe illâ ente, estağfiruke ve etûbu ileyke
86- "ALLAH SENİ BAĞIŞLASIN" DİYEN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
«Ve seni de bağışlasın» [242] [242] Ahmed (5/82), hadis no: (20778) ve Nesâî, Doktor Faruk Hamâde tahkikli 'Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle'de (s. 218), hadis no: (421) rivayet etmiştir.
Ve leke
87. İYİLİK YAPAN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
«Allah sana çok hayırlı mükâfatlar versin.» [243]. [243] Tirmizî hadis no: (2035) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhü'l-Câmi' (6244) ve Sahîh-i Tirmizî (2/200).
Cezâke Allahu hayran
88. DECCAL'İN ŞERRİNDEN KORUNMAK İÇİN YAPILAN DUA
«Kim Kehf Suresi'nin başından on ayet ezberlerse, Deccâl'den korunmuş olur.» [244]. Ve her namazın son teşehhüdünde onun fitnesinden Allah'a sığınmak da böyledir. [245]. [245] Bkz: Bu kitapta hadis no: (55) ve hadis no: (56) (s. 41). [244] Müslim (1/555) hadis no: (809) Diğer bir rivayette: “Kehf Suresi’nin sonundan” lafzıyla (1/556) hadis no: (809) rivayet etmiştir.
89. "SENİ ALLAH İÇİN SEVİYORUM" DİYEN KİMSEYE EDİLECEK DUA
«Kendisi için beni sevdiğin (Allah) da seni sevsin.» [246]. [246] Ebû Dâvûd (4/333) hadis no: (5125) rivayet etmiştir. El-Elbânî, Sahîhu Süneni Ebî Dâvûd (3/965) adlı eserinde hadisin hasen olduğunu belirtmiştir.
Ehabbake ellezî ahbabtenî lehû
90- MALINI SANA SUNAN KİMSE İÇİN YAPACAĞIN DUA
«Allah, aileni ve malını senin için bereketli kılsın.» [247] [247] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (4/288) hadis no: (2049) rivayet etmiştir.
Bârekallahu leke fî ehlike ve mâlike
91. BORCU ÖDERKEN, BORÇ VEREN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
«Allah, aileni ve malını senin için bereketli kılsın. Verilen borcun karşılığı, ancak (sahibine) teşekkür etmek ve (onu aldığın gibi) ödemektir.» [248] [248] Hadisi Nesâî, 'Amelu'l-Yevm ve'l-Leyle'de (s. 300) ve İbn Mâce (2/809), hadis no: (2424)’te rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i İbn Mâce (2/55).
Bârakellahu leke fî ehlike ve mâlike
92. ŞİRKE DÜŞMEKTEN KORKULDUĞU ZAMAN YAPILAN DUA
«Allah’ım! Bilerek sana ortak koşmaktan sana sığınırım; bilmediklerim için de senden mağfiret dilerim.» [249]. [249] İmam Ahmed (4/403), hadis no: (19606) ve Buhârî el-Edebü'l-Müfred'de (716) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhü'l Câmi' (3/233) ve El-Elbânî'nin Sahîhu't-Tergîb ve't-Terhîb'i (1/19).
Allahümme innî eûzu bike en uşrike bike ve ene a'lemu ve estağfiruke limâ lâ a'lemu
93- ''ALLAH SENİ MÜBÂREK KILSIN" DİYEN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
«Ve Allah seni de mübarek kılsın.» [250]. [250] İbnü's-Sünnî (s. 138) hadis no: (278) rivayet etmiştir. Bkz: İbnü'l-Kayyim'in el-Vâbilu's-Sayyib'i (s. 304), Tahkik: Beşir Muhammed Uyûn.
Ve fîke bârakallah
94- BİR ŞEYİ UĞURSUZ SAYMANIN ÇİRKİN OLUŞU İLE İLGİLİ DUA
«Allah'ım! Senin takdir ettiğin (insanların uğursuzluk saydığı) şeyden başka takdir olunan bir şey yoktur. Senin verdiğin hayırdan başka hayır yoktur. Senden başka hak ilah yoktur. » [251]. [251] İmam Ahmed (2/220) hadis no: (7045) ve İbnü's-Sünnî hadis no: (292) rivayet etmiş ve El-Elbânî, Silsiletü'l-Ehâdîsi's-Sahîha'da (3/54) hadis no: (1065) sahih olduğunu söylemiştir. Fe'l (güzel sözle hayra yorma) ise Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hoşuna giderdi; bu sebeple bir adamdan güzel bir söz işitince bu hoşuna gitmiş ve şöyle buyurmuştur: «Senin fe'lini ağzından aldık (sözünden hayra yorduk).» Ebû Dâvûd, hadis no: (3719) ve Ahmed, hadis no: (9040) rivayet etmiştir. El-Elbânî, Silsiletü'l-Ehâdîsi's-Sahîha'da (2/363) sahih olduğunu söylemiştir. Ebû'ş-Şeyh de bunu Ahlâku'n-Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- (s. 270) adlı eserinde rivayet etmiştir.
Allahümme lâ tayra illâ tayruke ve lâ hayra illâ hayruke ve lâ ilâhe gayruke
95. BİNEĞE VEYA TAŞITA BİNERKEN YAPILAN DUA
Allah'ın adıyla, hamt Allah'a mahsustur.
Bismillahi, velhamdu lillah {Bunu bize boyun eğdiren Allah noksanlardan münezzehtir. Yoksa biz buna güç yetiremezdik!}
Subhânellezî sahhara lenâ hâzâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn {Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz}
Ve innâ ilâ rabbinâ lemunkalibûn «Elhamdulillah, Elhamdulillah, Elhamdulillah, Allahu Ekber, Allahu Ekber, Allahu Ekber. Ey Rabbim, seni tesbih ederim. Ben kendime zulmettim, beni bağışla. Çünkü senden başka günahı bağışlayacak kimse yoktur.» [252]. [252] Ebû Dâvûd, (3/34) hadis no: (2602) ve Tirmizî (5/501) hadis no: (3446). Bkz: Sahih-i Tirmizî (3/156) Zuhruf Suresi [13-14].
Elhamdu lillah, Elhamdu lillah, Elhamdu lillah, Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber, Subhaneke Allahumme innî zalamtu nefsî fağfir li; feinnehû lâ yeğfiruzzunûbe illâ ente
96. YOLCULUĞA ÇIKARKEN YAPILAN DUA
Allâhu Ekber, Allâhu Ekber, Allâhu Ekber,
Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber {Bunu bize boyun eğdiren Allah noksanlardan münezzehtir. Yoksa biz buna güç yetiremezdik!}
Subhanellezî sahhara lenâ hâzâ ve mâ kunnâ lehû mukrinîn {Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz.}
Ve innâ ilâ rabbinâ le munkalibûn «Allah'ım! Biz, bu yolculuğumuzda senden iyilik ve takva, bir de hoşnut olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz. Allah'ım! Bu yolculuğumuzu kolay kıl ve uzağını yakın et! Allah'ım! Seferde yardımcı, geride çoluk çocuğu koruyucu sensin. Allah'ım! Yolculuğun zorluklarından, üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda, çoluk çocuğumuzda kötü haller görmekten sana sığınırım.»
Allahümme innâ neseluke fî seferinâ hâzâ elbirra vettakvâ ve minel-ameli mâ terdâ, Allahümme hevvin aleynâ seferenâ hâzâ vatvi annâ bu'dehû, Allahümme entessâhibu fisseferi velhalîfetü filehli, Allahümme innî eûzu bike min va'sâisseferi ve keâbetilmanzari ve sûilmunkalebi filmâli velehli Yolculuktan dönünce bu duayla birlikte şunu da söyler: «Biz yolculuktan dönen, tövbe eden, kulluk yapan ve Rabbimiz’e hamdeden kişileriz.» [253]. [253] Müslim (2/978) hadis no: (1342) rivayet etmiştir.
Ayibûne tâibûne âbidûne lirabbinâ hâmidûn
97. BİR KÖY VEYA BELDEYE GİRERKEN YAPILAN DUA
«Ey yedi kat göğün ve gölgelediklerinin, yedi kat yerin ve taşıdıklarının, Şeytanlar'ın ve saptırdıklarının, rüzgârların ve savurduklarının Rabbi olan Allah’ım! Senden bu beldenin, halkının ve içindekilerin hayrını dilerim. Onun, halkının ve içindekilerin şerrinden sana sığınırım.» [254]. [254] El-Hâkim (2/100)'de sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de ona muvafakat etmiştir. İbnü's-Sünnî de hadis no: (524)'te rivayet etmiştir. Hâfız ise Tahrîcü'l-Ezkâr'da (5/154) hadisin hasen olduğunu söylemiştir. Allâme İbn Bâz (rahimehullah) şöyle demiştir: "Hadisi Nesâî hasen bir isnadla rivayet etmiştir." Bkz: Tuhfetü'l-Ahyâr (s. 37).
Allahümme rabbe essemâvâti esseb'i ve mâ azlalne ve rabbel aradîne esseb'i ve mâ aklalne ve rabbe eşşeyâtîni ve mâ adlalne ve rabberriyâhi ve mâ zerayne Es'elüke hayra hâzihilkaryeti ve hayra ehlihâ ve hayra mâ fîhâ ve eûzu bike min şerrihâ ve şerri ehlihâ ve şerri mâ fîhâ
98- ÇARŞI VE PAZARA GİRERKEN YAPILAN DUA
«Allah'tan başka (hak) ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamt O’nadır. Diriltir ve öldürür. O diridir, ölmez. Hayır O'nun elindedir ve O'nun her şeye gücü yeter.» [255]. [255] Tirmizî, hadis no: (3428), İbn Mâce (5/291) hadis no: (3860) ve Hâkim (1/538) rivayet etmiş ve El-Elbânî Sahîh-i İbn Mâce (2/21) ve Sahîh-i Tirmizî (3/152)'de hasen olduğunu söylemiştir.
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke lehû, lehul mülkü ve lehul hamdu, yuhyî ve yumîtu ve huve hayyun lâ yemûtu, biyedihilhayru ve huve alâ külli şey'in kadîr
99. BİNEK TÖKEZLEYİNCE YAPILAN DUA
«Allah'ın adıyla» [256] [256] Ebû Dâvûd (4/296) hadis no: (4982) ve El-Elbânî Sahîh-i Ebî Dâvûd (3/941) sahih olduğunu söylemiştir.
Bismillâh
100- YOLCUNUN GERİDE KALANLAR İÇİN YAPACAĞI DUA
«Seni, kendisine bırakılan emanetlerin kaybolmadığı Allah’a emanet ediyorum.» [257]. [257] Ahmed (2/403) hadis no: (9230) ve İbn Mâce (2/943) hadis no: (2825) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh İbn Mâce (2/133).
Estevdiukum Allah'a ellezî lâ tedîu vedâiuhu
101- GERİDE KALANLARIN YOLCU İÇİN YAPACAĞI DUA
«Dinini ve emanetlerini koruması ve amellerini hayırla sonuçlandırması için seni Allah’a emanet ediyorum.» [258]. [258] Ahmed (2/7), hadis no: (4524), Tirmizî (5/499), hadis no: (3443) rivayet etmiş ve El-Elbânî, Sahîh Sünen et-Tirmizî (3/419) sahih olduğunu söylemiştir.
Estevdiu Allah'a dîneke ve emâneteke ve havâtîme amelike
«Allah seni takva ile rızıklandırsın, günahını bağışlasın ve nerede olursan ol, senin için hayırlı olanı kolaylaştırsın.» [259]. [259] Tirmizî hadis no: (3444) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/155).
Zevvedeke Allahu ettakvâ ve gafera zenbeke ve yessera lekelhayra haysu mâ kunte
102- YOLCULUK SIRASINDA TEKBİR VE TESBİH GETİRMEK
Câbir -radıyallahu anh- şöyle demiştir: «Biz (yolculukta) yokuş çıktığımızda Allahu Ekber derdik, Şöyle der: (Allah en büyüktür)
Allahu Ekber Aşağı doğru indiğimizde de Subhânallah derdik.» [260] Şöyle der: (Subhânallah) [260] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (6/135) hadis no: (2993).
Subhânallah
103. YOLCUNUN, SEHER VAKTİNE GİRDİĞİNDE YAPACAĞI DUA
«Üzerimize olan lütfundan dolayı Allah’a yaptığımız hamdi işiten işitti. Rabbimiz! Bize yoldaş ol ve bize ihsanda bulun! Cehennem'den Allah’a sığınırım.» [261]. [261] Müslim rivayet etmiştir. (4/2086) hadis no: (2718) سَمَّعَ سَامِعٌ ifadesinin manası şudur: Bir şahit, Allah Teâlâ’ya, nimetleri ve güzel imtihanı sebebiyle yaptığımız hamde şahit olmuştur. Diğer bir manası da şöyledir: Duyan kişi, seher vaktindeki zikre ve duaya dikkat çekmek amacıyla bu sözümü başkasına ulaştırsın ve o da aynısını söylesin. Nevevî, Sahih-i Müslim Şerhi (17/39).
Semmea sâmiun bihamdillahî ve husni belâihî aleynâ, Rabbenâ sâhibnâ ve efdıl aleynâ, âizen billahi minennâr
104. YOLCULUK SIRASINDA VEYA BAŞKA ZAMANDA BİR YERDE KONAKLAYINCA YAPILAN DUA
«Allah’ın yarattığı mahlukatın şerrinden, Allah’ın eksiksiz sözlerine sığınırım.» [262]. [262] Müslim (4/2080) hadis no: (2709) rivayet etmiştir.
105- YOLCULUKTAN DÖNÜNCE YAPILAN DUA
«Her yüksek yerde üç kere tekbir getirir, sonra da şöyle der: «Allah'tan başka hak ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamt O'nadır ve O her şeye kadirdir. Bizler; dönen, tövbe eden, ibadet eden ve Rabbimize hamt edenleriz. Allah, vaadini yerine getirdi, kuluna yardım etti ve düşman topluluklarını tek başına yendi.» [263]. [263] Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- gazveden yahut hacdan döndüğü zaman bunu söylerdi. Buhârî (7/163) hadis no: (1797) ve Müslim (2/980) hadis no: (1344) rivayet etmiştir.
Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke lehû, lehul mülkü ve lehul hamdu ve huve alâ kulli şey'in kadîr, âyibûne, tâibûne, âbidûne, lirabbinâ hâmidûne, sadaka Allahu va'dehû ve nasara abdehû ve hezeme el'ahzâbe vahdehû
106. HOŞA GİDEN VEYA GİTMEYEN BİR ŞEYLE KARŞILAŞINCA YAPILAN DUA
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kendisini sevindiren bir durum olduğunda şöyle buyururdu: «Verdiği nimetler ile bütün iyiliklerin tamama erdiği yüce Allah'a hamdolsun.»
Elhamdu lillahillezî bini'metihî tetimmu essalihât Hoşuna gitmeyen bir iş kendisine gelirse şöyle derdi: «Her durumda ve şart altında Allah'a hamdolsun.» [264]. [264] İbnü's-Sünnî, Amelü'l-Yevm ve'l-Leyle adlı eserinde (377), Hâkim de (1/499) rivayet etmiş ve sahih olduğunu belirtmiştir. El-Elbânî de Sahîhu'l-Câmi' adlı eserinde (4/201) hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.
Elhamdülillahi alâ külli hâl
107. NEBî -sallallahu aleyhi ve sellem-’e SALAT GETİRMENİN FAZİLETİ:
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim bana bir defa salat ve selam getirirse, Yüce Allah da ona on defa salat eder.» [265]. Şöyle der: «Allahım! Peygamber Efendimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e salât ve selâm eyle.» [265] Müslim (1/288) hadis no: (384) rivayet etmiştir.
Allahumme salli ve sellim alâ nebiyyinâ Muhammed
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kabrimi bayram yerine çevirmeyiniz. Bana salat ve selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salat ve selamınız bana ulaşır.»[266]. [266] Ebû Dâvûd (2/218) hadis no: (2044) ve Ahmed (2/367) hadis no: (8804) rivayet etmiş ve El-Elbânî Sahîh-i Ebû Dâvûd'da (2/383) sahih olduğunu söylemiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Asıl cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salavat getirmeyendir.» [267]. [267] Tirmizî (5/551) hadis no: (3546) ve diğerleri. Bkz: Sahîh el-Câmi' (3/25) ve Sahîh-i Tirmizî, (3/177).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yüce Allah'ın yeryüzünü dolaşan melekleri vardır. Onlar ümmetimden bana salat ve selam getirenlerin selamını iletirler.» [268]. [268] Nesâî (3/43) hadis no: (1282), Hâkim (2/421) ve El-Elbânî Sahîh-i Nesâî (1/274) sahih olduğunu söylemiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim; bana selam verirse, onun selamını almam için Allah mutlaka bana ruhumu iade eder. Ben de onun selamına karşılık veririm.» [269]. [269] Ebû Dâvûd hadis no: (2041) rivayet etmiş ve El-Elbânî Sahîh-i Ebî Dâvûd (1/383) hasen olduğunu söylemiştir.
108. SELAMI YAYMAK
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İman etmedikçe Cennet'e giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şeyi size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız.» [270]. [270] Müslim (1/74) hadis no: (54), İmam Ahmed (1430) Bu lafız İmam Ahmed'e aittir. Müslim'in lafzı ise şöyledir: «Girmeyeceksiniz...»
«Üç haslet vardır ki, kim bunları kendinde toplarsa imanı tamamlamış olur: Kendi aleyhine de olsa insaflı davranmak, selamı âleme yaymak ve darlıkta bile infak etmektir.» [271]. [271] Buhârî Fethu'l-Bârî ile birlikte (1/82), hadis no: (28) Ammâr -radıyallahu anh- mevkuf ve muallak olarak rivayet etmiştir.
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-’dan rivayet edildiğine göre, bir adam Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, "İslam'ın en hayırlısı hangisidir?" diye sorduğunda şöyle buyurmuştur: «Yemek yedirmen, tanıdığın ve tanımadığın kimselere selam vermendir.» [272]. [272] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (1/55) hadis no: (12) ve Müslim (1/65) hadis no: (39) rivayet etmiştir.
109. MÜSLÜMAN, KENDİSİNE SELÂM VEREN KÂFİRE NASIL KARŞILIK VERİR?
«Ehl-i Kitap (Yahudi ve Hristiyanlar) size selam verdiği zaman, şöyle deyin: «Ve aleykum (ve sizin üzerinize)» [273]. [273] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (11/42) hadis no: (6258) ve Müslim (4/1705) hadis no: (2163) rivayet etmiştir.
Ve aleykum
110. HOROZ ÖTTÜĞÜNDE VE EŞEK ANIRDIĞINDA YAPILAN DUA
«Horozların ötüşünü işittiğiniz zaman Allah'ın lütfundan isteyiniz; çünkü o bir melek görmüştür, Şöyle der: (Allah'ım! Senin lütfundan isterim.)
Allahumme innî es'elüke min fadlike «Eşeğin anırmasını işittiğiniz zaman da Şeytan'dan Allah'a sığınınız; çünkü o bir Şeytan görmüştür.» [274]. Şöyle der: (Kovulmuş Şeytandan Allah'a sığınırım) [274] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (6/350) hadis no: (3303) ve Müslim (4/2092) hadis no: (2729) rivayet etmiştir.
Eûzu billahi mine'ş-şeytâni'r-racîm
111- GECE KÖPEK HAVLADIĞINDA YAPILAN DUA
«Geceleyin köpeklerin havlamasını ve eşeklerin anırmasını işittiğinizde onlardan Allah'a sığının; çünkü onlar sizin görmediklerinizi görürler.» [275] Şöyle der: (Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm) [275] Ebû Dâvûd (4/327) hadis no: (5105) ve Ahmed (3/306) hadis no: (14283) rivayet etmiştir ve El-Elbânî, Sahîh-i Ebî Dâvûd (3/961) sahih olduğunu söylemiştir.
Eûzu billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
112- KÖTÜLEDİĞİN KİMSE İÇİN YAPILAN DUA
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah'ım! Hangi Mümin'e kötü söz söylediysem, bunu Kıyamet Günü onun için Sana bir yakınlık kıl.» [276]. [276] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (11/171), hadis no: (6361) ve Müslim (4/2007), hadis no: (396) rivayet etmiştir. Hadisin lafzı Müslim'deki rivayete aittir: «Onu kendisi için bir arınma ve rahmet kıl.»
113. MÜSLÜMAN, MÜSLÜMANI ÖVDÜĞÜNDE YAPILAN DUA
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden biriniz arkadaşını mutlaka methedecekse şöyle desin: Falanı şöyle sanıyorum, onu hesaba çekecek olan Allah’tır ve Allah’a karşı hiç kimseyi tezkiye etmem. -Eğer o kişinin gerçekten öyle olduğunu biliyorsa- onun şöyle şöyle olduğunu sanıyorum.» [277]. [277] Müslim (4/2296) hadis no: (3000) rivayet etmiştir.
114. TEZKİYE EDİLEN (KENDİSİNE REFERANS VERİLEN) MÜSLÜMANIN YAPACAĞI DUA
«Allah'ım! Onların söyledikleri sebebiyle beni sorumlu tutma, hakkımda bilmediklerini bağışla [ve beni zannettiklerinden daha hayırlı kıl].» [278]. [278] Buhârî el-Edebü'l-Müfred'de (761) rivayet etmiştir. El-Elbânî, Sahîhü'l Edebi'l-Müfred (585) isnadının sahih olduğunu söylemiştir. Köşeli parantez arasındaki kısım ise Beyhakî'nin Şuabü'l İmân (4/228) başka bir tarikten olan ziyadesidir.
Allahümme lâ tuâhiznî bimâ yekûlûne veğfir lî mâ lâ ya'lemûne vec'alnî hayran mimmâ yazunnûn]
115. İHRAMLI KİMSE HAC VEYA UMREDE NASIL TELBİYE GETİRİR?
«Buyur, Allahım buyur! Buyur, senin ortağın yoktur, buyur! Hamt sanadır. Nimet ve mülk sana aittir. Senin hiçbir ortağın yoktur.»[279]. [279] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (3/408) hadis no: (1549) ve Müslim (2/841) hadis no: (1184) rivayet etmiştir.
Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk, innel'hamde, ven ni'mete, leke vel mülke, lâ şerîke leke
116.TAVAFTA HACER-İ ESVED'E GELİNCE TEKBİR GETİRMEK
«Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, deve üzerinde, rükne her geldiğinde elindeki bir şeyle ona işaret edip tekbir getirerek Beyt'i tavaf etmiştir.» [280]. [280] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (3/476) hadis no: (1613) "şey"den murad edilen bastondur. Bkz: Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (3/472).
117. TAVAFTA RÜKN-Ü YEMÂNÎ İLE HACER-İ ESVED ARASINDA YAPILAN DUA
(...Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru!) [281]. [281] Ebû Dâvûd (2/179) hadis no: (1894) Ahmed (3/411) hadis no: (15398) ve el-Beğavî, Şerhu's-Sünne’de (7/128) rivayet etmiş ve El-Elbânî, Sahîh-i Ebû Dâvûd'da (1/354) hasen olduğunu söylemiştir. Bakara Suresi, [201].
Rabbenâ âtinâ fid'dünyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ azâbennâr
118. SAFA VE MERVE ÜZERİNDE DURUNCA YAPILAN DUA
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Safâ'ya yaklaştığında: «(Şüphesiz Safâ ve Merve, Allah'ın nişanelerindendir...) Allah'ın başladığı ile başlarım.»
İnne es-Safâ vel-Mervete min şeâirillah..., ebdeü bimâ bede Allahu bihî Önce Safâ'dan başladı, Kâbe'yi görünceye kadar tepesine çıktı, kıbleye yöneldi, Allah'ı birledi (tevhid etti), O'nu tekbir getirerek yüceltti ve şöyle dedi: «Allah'tan başka hak ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamt O'nadır ve O her şeye kadirdir. Allah'tan başka hak ilah yoktur, O tektir. O; vaadini yerine getirmiş, kuluna yardım etmiş ve tek başına düşmanları yenmiştir.»
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh, lehu'l mülkü ve lehu'l hamdu ve huve alâ külli şeyin kadîr. Lâ ilâhe illallahu vahdehû sadaka va'dehû ve nasara abdehû ve hezemel ahzâbe vahdehû Sonra aralarında dilediği duayı etti, bunu üç defa tekrarladı.» Hadiste şöyle buyrulmuştur: Merve'de, Safâ'da yaptığının aynısını yaptı [282]. [282] Müslim (2/888) hadis no: (1218) rivayet etmiştir. Bakara Suresi: 158. Ayet.
119. AREFE GÜNÜ YAPILAN DUA
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «En hayırlı dua, Arefe Günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en hayırlı dua: «Allah'tan başka hak ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Hamt yalnızca O'nadır ve O'nun her şeye gücü yeter.» [283]. [283] Tirmizî hadis no: (3585) rivayet etmiş ve El-Elbânî Sahîh-i Tirmizî (3/184) ve Silsiletu'l-Ehâdîsi's-Sahîha (4/6) hasen olduğunu söylemiştir.
120- MEŞ'AR-İ HARAM'DA (MÜZDELİFE'DE) YAPILAN DUA
«Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-, Kasvâ'ya binerek Meş'ar-i Harâm'a geldi ve kıbleye döndü. (Allah'a dua etti, tekbir getirdi, tehlil getirdi ve O'nu birledi.) Ortalık iyice aydınlanıncaya kadar ayakta durmaya devam etti, sonra Güneş doğmadan önce oradan hareket etti.» [284]. [284] Müslim (2/891) hadis no: (1218) rivayet etmiştir.
121. CEMRELERE TAŞ ATARKEN TEKBİR GETİRMEK
"Üç cemrenin yanında her bir taşı atarken tekbir getirir; birinci ve ikinci cemreden sonra ise ilerleyip kıbleye dönerek durur ve ellerini kaldırarak dua eder. Akabe Cemresi'ne gelince, onu taşlar ve her taşla birlikte tekbir getirir, sonra oradan ayrılır ve yanında durmaz." [285]. [285] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber (3/583), hadis no: (1751), lafzı için oraya bakınız. Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber (3/583), ve (3/584), ve (3/581), hadis no: (1753) ve Müslim de hadis no: (1218) rivayet etmiştir.
122- ŞAŞIRTAN VE SEVİNDİREN BİR DURUM KARŞISINDA YAPILAN DUA
«Allah, her türlü noksanlıklardan münezzehtir.» [286]. [286] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (1/210), (390) ve (414), hadis no: (115), (3599) ve (6218) ve Müslim (4/1857), hadis no: (1674) rivayet etmiştir.
Subhânallah!
Allah en büyüktür. [287]. [287] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (8/441) hadis no: (4741) ve (3062) Tirmizî hadis no: (2180) ve Nesâî, el-Kübrâ, hadis no: (11185) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (2/103) ve (2/235) ve Müsned-i Ahmed (5/218) hadis no: (21900).
Allahu Ekber!
123. KENDİSİNE SEVİNDİRİCİ BİR HABER GELEN KİMSENİN YAPACAĞI DUA
"Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e onu sevindiren bir haber geldiğinde ya da bir şeyle müjdelendiğinde Allah Teâlâ'ya şükrederek secdeye kapanırdı." [288] [288] Nesâî hariç Sünen sahipleri rivayet etmiştir: Ebû Dâvûd, hadis no: (2774), Tirmizî, hadis no: (1578) ve İbn Mâce, hadis no: (1394). Bkz: Sahîh-i İbn Mâce (1/233) ve İrvâu'l-Galîl (2/226).
124. BEDENDE AĞRI HİSSEDİLİNCE YAPILAN DUA
«Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve üç kere: Bismillah de. Yedi kere şöyle dua et: Allah'ın adıyla,
Bismillâh Üç defa, Ve yedi defa şöyle de: «Hissettiğim ve sakındığım şeyin şerrinden, Allah’a ve kudretine sığınırım.» [289]. [289] Müslim (4/1728) hadis no: (2202) rivayet etmiştir.
125- NAZAR ETMEKTEN KORKAN KİMSENİN YAPACAĞI DUA
«Sizden biriniz,(Müslüman) kardeşinde veya kendisinde veyahut da malında hoşuna giden bir şey gördüğünde, [onun için bereketli olmasını dilesin]. Çünkü nazar, haktır.» [290]. [290] Müsned-i Ahmed (4/447), hadis no: (15700), İbn Mâce, hadis no: (3508) ve Mâlik (3/118-119) rivayet etmiştir. El-Elbânî, Sahîhu’l-Câmi‘ adlı eserinde (1/212) hadisin sahih olduğunu söylemiştir. Bkz: el-Arnaût Zâdu'l-Meâd'e yaptığı tahkik (4/170).
126. KORKU VE DEHŞET ANINDA YAPILAN DUA
«Allah'tan başka hak ilah yoktur.» [291]. [291] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (6/381) hadis no: (3346) ve Müslim (4/2208) hadis no: (2880) rivayet etmiştir.
127. KURBAN KESERKEN YAPILAN DUA
«Bismillah/Allah’ın adıyla. Allah en büyüktür. [Allah'ım! Bu kurban, senden bana bir lütuf olarak geldi ve senin için kurban edildi] Allah'ım! Bu kurbanı benden kabul eyle!» [292]. [292] Müslim (3/1557) hadis no: (1967) ve Beyhakî (9/287) rivayet etmiş ve parantez içindeki kısım Beyhakî'ye (9/287) ve diğerlerine aittir ve son cümle, Müslim rivayetinden anlam olarak aktarılmıştır.
Bismillahi vallahu ekber, Allahümme minke ve leke, Allahümme tekabbel minnî
128. İNATÇI ŞEYTANLARIN HİLE VE TUZAĞINI BOŞA ÇIKARMAK İÇİN YAPILAN DUA
«Yarattıklarının, yoktan var ettiklerinin şerrinden; gökten inenin ve göğe yükselenin şerrinden, yere ektiğinin ve yerden çıkanın şerrinden, gece ve gündüz fitnelerinin şerrinden, hayırla kapıyı çalanın dışında her kapıyı çalanın şerrinden, iyi ve kötünün onun dışına çıkamayacağı Allah’ın noksansız kelimelerine sığınırım; Ya Rahmân!.» [293]. [293] Ahmed (3/419), hadis no: (15461) sahih bir isnadla ve İbnü’s-Sünnî, hadis no: (637) rivayet etmiştir. el-Arnaût, et-Tahâviyye tahricinde (s.133) isnadının sahih olduğunu söylemiştir. Bkz: Mecmau'z-Zevâid (10/127).
Eûzu bikelimâtillâhi ettâmmâti elletî lâ yucâvizuhunne berrun ve lâ fâcir: min şerri mâ halaka ve berae ve zerae ve min şerri mâ yenzilu minessemâi ve min şerri mâ ya'rucu fîhâ ve min şerri mâ zerae fil-ardı ve min şerri mâ yahrucu minhâ ve min şerri fitenilleyli vennehâri ve min şerri külli tarîkın illâ tarîkan yetruku bi hayrin yâ Rahmân
129. TEVBE VE İSTİĞFAR HAKKINDA
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah'a yemin olsun ki; ben, günde yetmiş defadan çok, Allah'a tevbe ve istiğfar ediyorum.» [294]. [294] Buhârî, Fethu'l-Bârî ile beraber, (11/101), hadis no: (6307) rivayet etmiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ey insanlar! Allah’a tövbe edin. Zira ben günde yüz kere O'na tövbe ediyorum.» [295]. [295] Müslim (4/2076) hadis no: (2702) rivayet etmiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim şöyle derse: Kendisinden başka hak ilah bulunmayan el-Hayy (daima hayat sahibi, diri) ve el-Kayyum (başkasına ihtiyacı olmayan) yüce Allah’tan bağışlanmak ister, O’na tövbe ederim,
Estağfirullahe el'azîm ellezî, lâ ilâhe illâ huve el-Hayyu el-Kayyûmu ve etûbu ileyhi Savaş meydanından kaçmış olsa bile Allah onu affeder.» [296]. [296] Ebû Dâvûd (2/85) hadis no: (1517) Tirmizî (5/569) hadis no: (3577) Hâkim (1/511) rivayet etmiş, sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de ona muvafakat etmiş, El-Elbânî de sahih olduğunu söylemiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî, (3/182) ve Câmiu'l-Usûl li-Ehâdîsi'r-Rasûl 4/389-390, el-Arnâût tahkikiyle).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Rabbin kuluna en yakın olduğu vakit gecenin son yarısıdır. Eğer o saatlerde Allah’ı zikredenlerden olmaya gücün yeterse sen Allah’ı zikredenlerden ol.» [297] [297] Tirmizî, hadis no: (3579) en-Nesâ'î (1/279) hadis no: (572) ve Hâkim (1/309) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîh-i Tirmizî (3/183) ve el-Arnaût'un tahkik ettiği Câmi’ül-Usûl (4/144).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kulun Allah'a en yakın olduğu an secdedeki andır. O halde secdede Allah'a çokça dua edin.» [298]. [298] Müslim (1/350) hadis no: (482) rivayet etmiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz kalbimin üzerine bir perde gelir de, ben günde yüz defa Allah’tan bağışlanma dilerim.» [299]. [299] Müslim (4/2075), hadis no: (2702)'de rivayet etmiştir. İbnü'l-Esîr şöyle demiştir: «Kalbimin üzeri perdelenir», yani üzeri örtülür ve kapanır. Bununla murad edilen ise sehivdir (yanılma); zira Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- zikir, (Allah'a) yakınlık ve devamlı murakabede sürekli bir artış halindeydi. Bazen bunlardan birinde yanılır veya unutursa, bunu kendisi için bir günah sayar ve hemen istiğfara sığınırdı. Bkz, Câmiu'l-Usûl (4/386).
130. TESBİH, TAHMİD,TEHLİL VE TEKBİR GETİRMENİN FAZÎLETİ
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim şöyle derse: Allah'a hamt ederek O'nu tüm noksanlıklardan tenzih ederim.
Subhânallahi ve bihamdihi bir günde yüz defa, günahları deniz köpüğü kadar bile olsa bağışlanır.» [300]. [300] Buhârî (7/168), Hadis no: (6405) ve Müslim (4/2071), Hadis no: (2691). Bkz: Bu kitabın (s. 65)'deki "Sabah ve Akşam Yüz Defa Söylemenin Fazileti".
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kim şöyle derse: Allah'tan başka hak ilah yoktur. O birdir, hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamt yalnızca O'nadır ve O'nun her şeye gücü yeter
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke lehû, lehul mülkü ve lehul hamdu ve huve alâ külli şey'in kadîr on kere derse, İsmail neslinden dört kişi azat etmiş gibi olur.» [301]. [301] Buhârî (7/67) hadis no: (6404) Müslim (4/2071) hadis no: (2693) Lafız Müslim'e aittir. Bkz: Günde yüz defa söylemenin fazileti. Bu kitaptaki (93) nolu Dua (s. 66).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İki kelime vardır ki dile kolay, mizanda ağır gelir ve Rahman'a sevimlidir: «Subhânallâhi ve bihamdihî, Subhânallâhi'l-azîm» [302] [302] Buhârî (7/168) hadis no: (6404) ve Müslim (4/2072) hadis no: (2694).
Subhânallâhi ve bihamdihî, Subhânallâhi'l-azîm
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Benim şöyle demem: Allah, bütün eksiklik ve noksanlıklardan münezzehtir. Hamt yalnızca Allah'ındır. Allah'tan başka ibadete layık hak ilah yoktur ve Allah, en büyüktür,
Subhânallah, velhamdulillah, ve lâ ilâhe illallah, vallahu ekber Bana Güneş'in üzerine doğduğu her şeyden daha sevimli gelir.» [303]. [303] Müslim (4/2072) hadis no: (2695) rivayet etmiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden birisi her gün bin sevap kazanmaktan aciz midir?» Orada bulunan kimselerden biri: “Bizden birisi bin sevabı nasıl kazanır?” diye sordu. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yüz defa Subhânallah (Allah'ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim) diye tesbih eder ve ona bin sevap yazılır ya da o kimseden bin günah silinir.» [304] [304] Müslim (4/2073) hadis no: (2698) rivayet etmiştir.
Subhânallah
«Kim şöyle derse: O'na hamt ederek, pek yüce olan Allah'ı bütün eksiklik ve noksanlıklardan tenzih ederim.
Subhânallahi el-Azîm ve bihamdihi Onun için Cennet'te bir hurma ağacı dikilir.» [305]. [305] Tirmizî (5/511), hadis no: (3464) ve Hâkim (1/501) rivayet etmiştir. Hâkim sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de ona muvafakat etmiştir. Bkz: Sahîhü'l-Câmi' (5/531) ve Sahîh-i Tirmizî (3/160).
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Ey Abdullah b. Kays! Sana Cennet hazinelerinden bir hazineyi göstereyim mi?» Ben de: "Evet! Yâ Rasûlullah." dedim. O da şöyle buyurdu: «Şöyle de: «Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır.» [306]. [306] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (11/213) hadis no: (4206) ve Müslim (4/2076) hadis no: (2704) rivayet etmiştir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah'a en sevimli gelen dört söz vardır: Allah, bütün eksiklik ve noksanlıklardan münezzehtir. Hamd yalnızca Allah'ındır. Allah'tan başka ibadete layık hak ilah yoktur ve Allah, en büyüktür,
Subhânallahi, velhamdulillahi, ve lâ ilâhe illallahu, vallahu ekber «Hangisinden başlarsan başla, sana bir zararı olmaz.» [307]. [307] Müslim (3/1685) hadis no: (2137) rivayet etmiştir.
Bir bedevî Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Bana söyleyeceğim bir zikir öğret, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Şöyle de: Allah’tan başka ibadete layık hiçbir hak ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur. Allah çok büyüktür ve Hamt Allah’a mahsustur; çokça hamd olsun. Âlemlerin Rabbi olan Allah, bütün eksiklik ve noksanlıklardan münezzehtir. Güç ve kuvvet, sadece Azîz ve Hakîm olan Allah’ın yardımıyla elde edilir.»
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke lehû, Allahu ekberu kebîrâ velhamdu lillâhi kesîra, subhânallahi rabbil âlemîn, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi el-Azizi el-Hakîm Dedi ki: "Bunlar Rabbim için, ya benim için ne var?" Dedi ki: «Şöyle de: Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et, bana hidayet et ve beni rızıklandır.» [308] [308] Müslim (4/ 2072), hadis no: (2696). Ebû Dâvud (1/ 220), hadis no: (832) şunu eklemiştir: Bedevi arkasını dönüp gidince, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Elini hayırla doldurdu.»
Allâhümmağfir lî, verhamnî, vehdinî, verzuknî
Bir kimse Müslüman olduğu zaman, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ona namazı öğretir, sonra da bu kelimelerle dua etmesini emrederdi: «Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et, bana hidayet et, bana afiyet ver ve beni rızıklandır.» [309]. [309] Müslim (4/2073), hadis no: (3697), yine Müslim'in bir rivayetinde: «Zira bunlar, senin dünyanı ve âhiretini birlikte kazandırır.»
Allâhümmağfirlî, verhamnî, vehdinî, ve âfinî, verzuknî.
«Duanın en faziletlisi Hamt, Allah'a mahsustur,
Elhamdu lillah Ve zikirlerin en faziletlisi «Allah'tan başka hak ilah yoktur.» [310]. [310] Tirmizî (5/462) hadis no: (3383) İbn Mâce (2/1249) hadis no: (3800) ve Hâkim (1/503) rivayet etmiş, Hâkim sahih olduğunu söylemiş ve Zehebî de ona muvafakat etmiştir. Bkz. Sahîhü'l Câmi, (1/362).
«Kalıcı salih ameller: «Allah’ı tüm noksanlıklardan tenzih ederim. Hamt Allah’a mahsustur. Allah’tan başka hak ilah yoktur. Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet ancak Allah’tandır.» [311]. [311] İmam Ahmed, Ahmed Şakir tertibiyle, hadis no: (513). Bkz: Mecma'u'z-Zevâid (1/297). İbn Hacer, Bulûğu'l-Merâm'da Ebû Saîd rivayetiyle hadisi Nesâî'ye [el-Kübrâ]'da, hadis no: (10617) ile nispet etmiş ve şöyle demiştir: İbn Hibbân, hadis no: (840) ve Hâkim (1/541)'de sahih olduğunu söylemiştir.
Subhânallah velhamdu lillah ve lâ ilâhe illallah vallahu ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah
131. NEBÎ -sallallahu aleyhi ve sellem- NASIL TESBİH ÇEKERDİ?
Abdullah b. Amr -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: "Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'i tesbihi parmakları ile çekerken gördüm." Bir ziyadede ise: "Sağ eliyle." olarak geçmektedir. [312]. [312] Ebû Dâvûd bu lafızla (2/81), hadis no: (1502) ve Tirmizî (5/521), hadis no: (3486) rivayet etmiştir. Bkz: Sahîhu'l Câmi' (4/271), hadis no: (4865). El-Elbânî, Sahîh-i Sünen-i Ebû Dâvûd (1/411) sahih olduğunu söylemiştir.
132. BAZI HAYIR VE ÂDÂB ÖRNEKLERİ
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Gece karanlığı olduğunda -veya akşama erişince- çocuklarınızı (dışarı çıkmaktan) alıkoyun. Çünkü Şeytanlar o sırada dağılırlar. Geceden bir müddet geçince de onları serbest bırakın ve Allah Teâlâ'nın ismini anarak kapıları kapatın. Çünkü Şeytan kapalı kapıyı açamaz. Allah Teâlâ'nın ismini anarak kırbalarınızın ağzını bağlayın. Allah Teâlâ'nın ismini anarak enlemesine de olsa, üzerlerine bir şey koyarak kaplarınızın ağzını örtün ve lambalarınızı söndürün.» [313]. [313] Buhârî Fethu'l-Bârî ile beraber (10/88), hadis no: (5623) ve Müslim (3/1595), hadis no: (2012) rivayet etmiştir.
Allah'ın salâtı, selamı ve bereketi Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ailesinin ve bütün ashabının üzerine olsun.
Related books
All books
SABAH VE AKŞAM YAPILAN ZİKİRLER57 dilSABAH VE AKŞAM YAPILAN ZİKİRLER
Bismillâhirrahmânirrahîm Allah, kendisinden başka hak ilâh olmayandır; O, Hayy'dır(1) ve Kayyûm'dur (2). O'nu ne bir uyuklama ve ne de bir uyku tutar. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz.) O'nun ilminden kendisinin dilediği dışında hiçbir şeyi kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O; göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O; yücedir, büyüktür). Âyetel Kürsi [Bakara…
MÜSLÜMAN İÇİN KISA ÖZ VE FAYDALI BİLGİLER54 dilMÜSLÜMAN İÇİN KISA ÖZ VE FAYDALI BİLGİLER
Bu eser, İslam dininin esaslarını veciz ve öz bir üslupla ele almakta; okuyuculara doğru ibadetin esaslarını ve Allah'a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere imanın manalarını açıklamaktadır. Bu eser; İslam nimetini ve Allah'ı, O'nun sıfatlarını ve Esmâ-i Hüsnâ'sını bilmenin önemini beyan ederek başlar. Ardından İslam'ın beş şartı ile imanın rükünlerine geçer. Ayrıca ihsan kavramını ve Mümin üzerindeki etkisini de ele alır. Bu eser, delil olarak iki vahiy olan Kur'ân ve sünnete dayanır; bu da onu Müslümanlara dinlerinin esaslarını sade bir üslupla öğretmek için…
Ben Müslümanım31 dilBen Müslümanım
Bu makale, İslam ne anlama geliyor? Müslümanın kim olduğunu ve gerçek bir Müslüman olmanın yollarını açıklamaktadır. Ayrıca İslam'ın erdemlerinden, bazı güzel ahlak ve görgü kurallarından, kadınların statüsünden; akraba, komşu ve toplum haklarından da bahsetmektedir. Ayrıca, İslam'ın her türlü erdemi emrettiğini ve çağırdığını, ancak her türlü kötülüğü yasakladığını da göstermektedir.
DUANIN FAZİLETİ, ADABI VE MÜSTEHAP OLDUĞU VAKİTLER9 dilDUANIN FAZİLETİ, ADABI VE MÜSTEHAP OLDUĞU VAKİTLER
Hamd, Allah’a mahsustur. Salât ve selam, Rasûlullah'ın üzerine olsun. Bunların ardından: Dua, kulun Rabbine yakınlaştığı en büyük ibadetlerden biridir. Dua aynı zamanda, kulun Rabbine teslim olduğunu, Mevlasının önünde boyun eğdiğini, ona karşı zayıflığını ve muhtaciyetini itiraf ettiğinin bir delilidir. Kulun, Rabbinin desteği ve hatalarını affetmesinden başka bir çaresi yoktur. Bu sebeple Allah -Azze ve Celle- ayetinde dua etmeyi terk eden kimseleri, büyüklük taslamakla vasıflandırarak şöyle demiştir: ﴾Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, kabul edeyim. Çünkü bana ibadeti (dua etmeyi)…