Biz (hayızdan) temizlendikten sonra gördüğümüz bulanıklığı ve sarı akıntıyı önemli bir şey saymazdık
Ummu Atiyye -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e biat etti ve şöyle dedi:
"Biz (hayızdan) temizlendikten sonra gördüğümüz bulanıklığı ve sarı akıntıyı önemli bir şey saymazdık."
كُنَّا لا نَعُدّ الكُدرَةَ والصُّفْرَةَ بعدَ الطُّهرِ شيئًا.
Sahabeden Ummu Atiyye -radıyallahu anha- Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- dönemindeki kadınların, hayızdan temizlendikten sonra -rengi siyaha yakın veya sarı- gelen akıntıya itibar etmeyip, hayız olarak görmediklerini, bu akıntılardan dolayı namazı veya orucu terk etmediklerini haber vermiştir.
الْكُدْرَةُ: هو الماء الذي تراه المرأة كالماء الوسخ الكدر.
الصُّفْرَةَ: هو الماء الذي تراه المرأة كالصديد يعلوه اصفرار.
-Hayızdan temizlendikten sonra- kadının fercinden çıkan akıntı, kandan kaynaklanan bulanıklık ve sarılık içerse dahi hayız sayılmaz.
Hayız zamanındaki gelen bulanık ve sarı akıntı hayız olarak kabul edilir. Çünkü o, su ile karışması dışında, kendi zamanında gelen kandır.
Kadın, temizlendikten sonra meydana gelen bulanıklık ve sarılık nedeniyle namazı ve orucu terk etmemeli, abdest alıp namaz kılmalıdır.
Sahih-i Buhârî (1/ 72) (326).
Sünen-i Ebî Dâvûd (1/ 226) (307).
Daha Fazla (4)
توضيح الأحكام.
للبسام (1/ 450).
سُبل السلام.
للصنعاني (1/ 153).