HEDY (HAC KURBANI), ADÂHÎ (KURBAN BAYRAMINDA KESİLEN KURBAN) VE HAYVAN KESİMİ İLE İLGİLİ HÜKÜMLER
HEDY (HAC KURBANI), ADÂHÎ (KURBAN BAYRAMINDA KESİLEN KURBAN) VE HAYVAN KESİMİ İLE İLGİLİ HÜKÜMLER
Hedy (Hac kurbanı), Adâhî (Kurban Bayramı'nda kesilen kurban) ve hayvan kesimi ile ilgili bilinmesi gereken hükümlere dair kısa ve öz bir risaledir. Bu risale, Müslümanın dininin bu alanındaki hükümleri bilinçli ve doğru bir şekilde yerine getirebilmesi için kaleme alınmıştır.
Dil: lang_tr
Hazırlayan: Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’deki Dini İşler Başkanlığına Bağlı İlmi Heyet
Hamt; âlemlerin Rabbi olan Allah'a, salat ve selam ise âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ailesinin, ashabının, onun sünnetine uyan ve kıyamet gününe kadar onun hidayetiyle hidayet bulanların üzerine olsun. Bundan sonra:
İşte bu, Müslümanın Hedy (Hac kurbanı), Udhiyye (Kurban Bayramında kesilen kurban) ve kesimleri ile ilgili bilmesi gereken en önemli hükümleri içeren özlü bir risaledir. Bu risaleyi, Haremeyn-i Şerifeyn (Mekke ve Medine) ziyaretçileri için derledik ki, dinin hükümleri konusunda bilgi ve basiret sahibi olsunlar. Kerem sahibi, lütufkâr olan Allah’tan bu eseri faydalı kılmasını, salih bir amel ve yalnızca zâtı için ihlasla yapılan bir iş kılmasını niyaz ederiz. Şüphesiz ki O, dua edilip istenenlerin en hayırlısı ve en cömert olanıdır.
İslami İçerik Hizmetleri Derneği Bilim Kurulu (Farklı Dillerde)
Hedy ve Udhiyye Kurbanları Hakkındaki Hükümler
Hedy: Harem bölgesine hediye olarak gönderilen ve orada kurban edilen davar (küçükbaş veya büyükbaş hayvan) ve benzerleri demektir. Bu ismin verilmesinin sebebi, Allah Teâlâ’ya yaklaştırma amacıyla gönderiliyor olmasıdır.
Udhiyye ise, hemzenin dammeli veya kesreli okunuşuyla: Allah'a ibadet amacıyla (Kurban) bayramının birinci günü ve Teşrik Günleri'nde kesilen kurbandır.
Müslümanlar kesilen bu iki kurbanın meşruiyetleri konusunda icma etmişlerdir.
En faziletli hedy kurbanı; devedir, sonra yüksek fiyatı ve fakirlere bol et sağlaması nedeniyle bir kişinin tek başına kestiği büyükbaş gelir; ardından koyun gelir.
Altı ayını doldurmuş koyun (cazaʿ) kurban olarak geçerlidir. Diğer hayvan türlerinde ise "seniy" (yaşını doldurmuş) olması gerekir. Devede seniy: beş yaşını doldurmuş olan; sığırda: iki yaşını doldurmuş olan; keçide ise: bir yaşını doldurmuş olandır.
Hedy kurbanında bir koyun bir kişi için yeter. Udhiyyede ise bir koyun, bir kişi ile ailesi adına yeterlidir. Hedy kurbanı ve Udhiyye'de deve ve büyükbaş hayvanlar yedi kişi ortak olarak kesebilir. Câbir b. Abdullah -radıyallahu anhuma-'nın rivayetine göre o şöyle demiştir:"Biz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Hudeybiye yılında yedi kişi adına bir deve, yedi kişi adına da bir inek kestik."Bir lafız da şöyledir:"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte hac için niyet ederek yola çıktık. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bizden her yedi kişinin bir sığır ve deveye ortak olmasını emretti."Başka bir lafız da şöyle gelmiştir:"Biz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte hac yaptık. Yedi kişi adına bir deve, yedi kişi adına da bir sığır kurban ettik." [1][1] Hadisi, Müslim rivayet etmiştir.
Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-'a: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- zamanında Kurban Bayramında kesilen kurbanlar nasıldı? diye soruldu. O şöyle cevap verdi:«Bir adam kendisi ve ailesi adına bir koyun kurban ederdi ve onlar da onu yerler ve başkalarına ikram ederlerdi, ta ki insanlar gösteriş yapmaya başladılar ve gördüğünüz gibi oldu.»[2][2] Hadisi Tirmizî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
Bir koyun kurban etmek, bir deve veya büyükbaş hayvanın yedide birine ortak olmaktan daha faziletlidir.
Hedy ve Udhiyye kurbanlarında kesilecek hayvanın hasta, azalarının eksik ve çok zayıf olmaması gerekir. Tek gözü açıkça kör yada tamamen kör olan, iliği kalmamış derecede zayıf olan, sağlam hayvanla birlikte yürüyemeyecek kadar topal olan, ön dişleri gitmiş olan, yaşı ilerlediği için memesi kuruyarak sütü kalmamış olan ve hastalığı açıkça belli olan hayvanlar kurban için geçerli değildir. Berâ b. Âzib -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- aramızda ayağa kalktı ve şöyle buyurdu:«Dört kusurlu hayvan kurbanlık olmaz: Körlüğü açıkça belli olan tek gözlü, hastalığı açıkça belli olan hasta, topallığı açıkça belli olan topal ve ayakta duramayacak kadar zayıf olan hayvan.» [3][3] Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
İmam Tirmizî -rahimehullah- şöyle demiştir:''Âlimlerin görüşü bu doğrultudadır.'' [4].[4] Hadisi Tirmizî rivayet etmiştir.
Temettu haccı için ve Udhiyye için kesilen hayvanların kesilme vakti, sahih görüşe göre bayram namazından sonra başlayıp, Teşrik Günleri'nin son gününe kadar devam eder.
Temettu veya Kıran haccı yapan kimsenin hac kurbanından yemesi ve Udhiyye kesen kimsenin ondan yemesi müstehaptır. Bunları üçte bir oranında dağıtması ve sadaka vermesi de müstehaptır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:(Artık onlardan siz de yiyin; yoksula, fakire de yedirin.)[Hac Suresi: 28. Ayet].
Cübrân kurbanına gelince; o, ihram yasaklarından birini işlemekten veya bir farzı terk etmekten dolayı kesilen kurbandır. Bu kurbanı kesen kimse ondan hiçbir şey yiyemez.
Kim kurban kesmek isterse; zilhicce ayının -ilk- on günü girdiğinde; kurbanı kesinceye kadar saçından ve tırnaklarından hiçbir şey almaz. Zira Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:«Sizden biri (Kurban Bayramında) kurban kesmek isterse zilhiccenin hilali göründüğünde, kurbanını kesinceye kadar kıllarını ve tırnaklarını kesmesin.» [5][5] Hadisi, Müslim rivayet etmiştir.
Eğer böyle bir şey yaparsa; Allah'tan mağfiret diler, üzerine fidye gerekli değildir.
Hedy, Udhiyye ve diğer kurbanların kesimleri şu şekilde olmalıdır:
1 - Akıllı, temyiz sahibi bir Müslüman veya Ehli Kitap'tan olan biri kesebilir. Kurbanın boğazını kesecek olan kişi keserken Allah adına niyet etmeli, Allah'tan başkası için kesmemelidir. Keserken Allah'tan gayrısını anmamalıdır. -Sığır ve koyun-kesimi yaptığı esnada veya deveyi kestiği sırada besmele çekmelidir. Diş ve tırnaktan başka keskin bir aletle kesim yapılmalı ve kan olması gereken yerden akıtılmalıdır. Kesim yapacak kişinin, dinen hayvanı kesmeye uygun olması gerekir. [6][6] Şeyh Muhammed b. Useymîn'in Kurban Kesme ile İlgili Hükümler Kitabı (s. 56-87).
2- Kurbanı seçer ve kurbanın tam (kusursuz) olmasına dikkat eder."Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- boynuzlu iki alaca koç kurban etti. Bunları kendi eliyle kesti. Besmele çekti, tekbir getirdi ve keserken ayağını onların boyunlarına koydu." [7].[7] Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.
Bir hayvanın gözü önünde bıçağı bilemek mekruhtur. İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir:Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bıçak bilenirken hayvanlara göstermeden bilenmesini emretmiştir. Şöyle buyurmuştur: «Sizden biri kurban keseceği zaman hızlıca kessin.» [9].[9] Hadisi İmam Ahmed ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
4- Eğer kurban deve ise; sol ayağı bağlanarak ayakta boğazlanır. Çünkü Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'nın rivayet ettiği hadiste:Devesini kesmek için yere çöktüren bir adama rastladı ve şöyle dedi: "Onu Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine uygun, bağlı olarak ve ayakta boğazla.'' [10].[10] Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.
5- Eğer kurban deve değilse; onu sol tarafına yatırarak keser ve düzgün bir şekilde boğazlayabilmek için ayağını kurbanın boynuna koyar. Enes -radıyallahu anh-'ın rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, boynuzlu iki alaca koç kurban etti. Bunları kendi eliyle kesti. Besmele çekti, tekbir getirdi ve keserken ayağını onların boyunlarına koydu.» [11][11] Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.
Besmele eşliğinde (Allahu Ekber) denmesi tavsiye edilir. Câbir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte namazgâhta Kurban Bayramı namazını kıldım. Hutbesini bitirince minberden indi. Kendisine bir koç getirildi, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- onu kendi eliyle kesti ve şöyle buyurdu:«Bismillah Allahu Ekber! Bu kurban benim ve ümmetimden kurban kesmeyenler içindir.» [13].Hadisi Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiş, el-Elbânî hadisin sahih olduğunu belirtmiştir.
7- Boğaz, yemek borusu, gırtlak ve şah damarlarını keserek kan akıtılması gerekir. İmam İbn Bâz -rahimehullah- şöyle demiştir: (Deve, büyükbaş ve koyunun helal kesimi üç hâl üzere olur:
Birinci hâl: Kesen kişi soluk borusunu, yemek borusunu ve iki şah damarını keser ki, bu en mükemmel ve en iyi kesim şeklidir. Bu dördü kesilirse, âlimlerin çoğunluğuna göre kesim caizdir.
İkinci hâl: Nefes borusu, yemek borusu ve iki şah damarından birini keserse; bu helal, doğru ve güzel bir kesimdir. Birincisi kadar mükemmel değildir, ama caizdir.
Üçüncü hâl: Sadece soluk borusu ve yemek borusunun kesilmesi, iki şah damarının kesilmemesi şeklindeki boğazlamadır ve o da doğrudur. Bazı âlimler bu görüştedirler. Delilleri ise Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu sözüdür:«Kanı akıtabileceğin keskin bir şey bulmaya bak ve Allah'ın adını anılırsa onu yiyin! Bu kestiğin şey diş ve tırnak olmasın.» [14].Bu konuda tercih edilen görüş budur [15].[14] Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir.[15] Bkz: Mecmûu'l Fetâvâ İbn Bâz (18/26).
Yüce Allah'tan bize öğrettikleriyle bizi faydalandırmasını ve bize fayda verecek şeyleri öğretmesini niyaz ederiz. Şüphesiz ki O çok cömert ve lütuf sahibidir. Allah'ın salat ve selamı Peygamberimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ailesinin ve ashabının üzerine olsun.
RASÛLULLAH -sallallahu aleyhi ve sellem-'in SÜNNETİNE GÖRE HAREKET ETMEK FARZDIR ve BUNU İNKÂR ETMEK KÜFÜRDÜR
23 dil
RASÛLULLAH -sallallahu aleyhi ve sellem-'in SÜNNETİNE GÖRE HAREKET ETMEK FARZDIR ve BUNU İNKÂR ETMEK KÜFÜRDÜR
Yazar: Abdülazîz b. Abdillâh b. Bâz -rahimehullah- Bismillâhirrahmânirrahîm ÖNSÖZ Hamt, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. Güzel son, takva sahiplerinindir. Salat ve selam Allah'ın kulu ve Rasûlü, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, ailesinin ve Rablerinin kitabını ve peygamberlerinin sünnetini en güvenilir ve eksiksiz, mana ve lafzını tam bir şekilde muhafaza ederek kendilerinden sonra gelenlere aktaran ashabının -radıyallahu anhum- üzerine olsun. Allah Teâlâ, bizleri hayırla onlara tabi olan ve bütün kullarına karşı bir…
Bismillâhirrahmânirrahîm Veciz/Kısa Özet Yeni Müslüman Olanlar İçin İlmî Müfredat Bismillâhirrahmânirrahîm Mukaddime Bizi İslamla şeferlendiren, selamet yollarını bize gösteren, insanların en hayırlısı Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i peygamber olarak gönderen Yüce Allah'a hamdolsun. Bundan sonra; hak dini (İslam dinini) tanıtan bu müfredatı size sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Dini anlamada anahtar olması ve İslam dininin şiarlarını hayata geçirmede sana yardımcı olması için ilmi ve ameli öğrenilmesi zorunlu olan şeyleri açıklar. Bu müfredat sana şunları sunmaktadır:
İslam, kâinatın yaratıcısı ve idare edip yöneten Yüce Allah'a teslim olmak, O'nu severek ve tazim ederek itaat etmektir. İslam'ın temeli Allah Teâlâ'nın yaratıcı olduğuna ve O'nun dışındaki her şeyin yaratılmış olduğuna, tek başına ibadet edilmeyi hak ettiğine ve ortağı olmadığına iman etmektir. O'ndan başka hak mabut/ilah yoktur. O'nun noksansız isimleri ve yüce sıfatları vardır. Eksik, kusur olmadan mutlak kemal/mükemmellik O'na aittir. Doğmamış ve doğrulmamıştır, hiçbir şey O'nun eşi ve benzeri değildir. Yaratmış olduğu mahlukatından hiçbirine hulul edip vücut bulmamıştır. İslam, Allah…
Bismillâhirrahmânirrahîm Rabbin Kim? Bu varoluş hakkındaki en büyük sorudur ve aynı zamanda insanın cevabını bilmesi gereken en önemli sorudur. Rabbimiz gökleri ve yeri yaratan, gökten su indiren, bu su ile topraktan bizim ve beslediğimiz hayvanlar için yiyecek olarak meyveler ve ağaçlar çıkarandır. Bizi yaratan, atalarımızı yaratan, her şeyi yaratan, geceyi ve gündüzü yaratan, geceyi uyku ve dinlenme zamanı, gündüzü de rızık arayıp çalışma zamanı kılan O'dur. Güneşi, Ay'ı, yıldızları, denizleri, etinden, sütünden ve yününden faydalandığımız hayvanları da bizim emrimize veren O'dur. Âlemlerin…