وَيۡلٞ لِّكُلِّ هُمَزَةٖ لُّمَزَةٍ
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline!
الهُمَزة is chapter 104 of the Quran and has 9 verses. This page presents it in full in the Uthmani script, with a verse-by-verse translation of its meaning.
وَيۡلٞ لِّكُلِّ هُمَزَةٖ لُّمَزَةٍ
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline!
ٱلَّذِي جَمَعَ مَالٗا وَعَدَّدَهُۥ
Mal toplayıp, onu tekrar tekrar sayan.
يَحۡسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخۡلَدَهُۥ
Malının kendisini ebedi kılacağını zanneder.
كَلَّاۖ لَيُنۢبَذَنَّ فِي ٱلۡحُطَمَةِ
Hayır! Andolsun ki o, Hutâme’ye atılacaktır.
وَمَآ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡحُطَمَةُ
Hutâme’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?
نَارُ ٱللَّهِ ٱلۡمُوقَدَةُ
O, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.
ٱلَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى ٱلۡأَفۡـِٔدَةِ
Öyle ki, o kalplere kadar işler.
إِنَّهَا عَلَيۡهِم مُّؤۡصَدَةٞ
Şüphe yok ki, bu onların üzerilerine kapatılmıştır.
فِي عَمَدٖ مُّمَدَّدَةِۭ
Uzatılmış sütunlarla (kapatılmıştır).