«İnsanlar eğer ezan okumanın ve birinci safta yer almanın sevabını bilselerdi, sonra da buna ulaşmak için kura çekmekten başka bir yol bulamasalardı, mutlaka kura çekerlerdi.
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«İnsanlar eğer ezan okumanın ve birinci safta yer almanın sevabını bilselerdi, sonra da buna ulaşmak için kura çekmekten başka bir yol bulamasalardı, mutlaka kura çekerlerdi. Eğer namaza erken gitmenin sevabını bilselerdi, bunun için birbirleriyle yarışırlardı. Eğer yatsı ile sabah namazının sevabını bilselerdi, emekleyerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi.»
«لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الْأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلَّا أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لَاسْتَهَمُوا، وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لَاسْتَبَقُوا إِلَيْهِ، وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لَأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا».
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Eğer insanlar ezan okumakta ve birinci safta yer almakta ne kadar büyük bir fazilet, hayır ve bereket olduğunu bilselerdi; sonra da bu önceliği ve hakkı elde etmek için birbirlerine karşı kura çekmekten başka bir yol bulamasalardı, mutlaka kuraya başvururlardı. Eğer namaza ilk vaktinde, erkenden gitmenin sevabını bilselerdi, oraya yetişmek için birbirleriyle yarışırlardı. Eğer yatsı ile sabah namazına gitmenin sevabını bilselerdi, tıpkı bir bebeğin ilk zamanlarda emeklediği gibi, dizleri üzerinde emekleyerek de olsa bu iki namaza gelmeyi kolay sayarlar (ne pahasına olursa olsun gelirlerdi).
Ezanın fazileti anlatılmıştır.
Birinci safın fazileti ve imama yakın olmanın fazileti anlatılmıştır.
Bu (hadis), namaza müstehap olan ilk vaktinde erkenden gitmenin faziletini açıklar; çünkü bunda çok büyük bir sevap ve beraberinde getirdiği pek çok fayda vardır. Bu faydalardan bazıları şunlardır: Birinci safta durmak, namazı başından itibaren cemaatle kılmak, nafile ibadetleri eda etmek, Kur’an okumak, meleklerin kendisi için istiğfar etmesine (bağışlanma dilemesine) nail olmak, ve namazı beklediği sürece tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanmaya devam etmesi ve daha pek çok fazilet vardır.
Bu iki namazın (yatsı ve sabah namazları) cemaatle kılınmasına büyük bir teşvik vardır. Çünkü bunda çok büyük bir fazilet bulunmaktadır. Zira bu iki namazda nefse ağır gelen bir meşakkat vardır; uykunun başlangıcını ve sonunu bölmesi sebebiyle kişi için zorluk taşır. Bu yüzden bu iki namaz, münafıklara en ağır gelen namazlar olmuştur.
Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadis, insanların elde etmek için yarıştıkları ve anlaşmazlığa düştükleri hakların belirlenmesinde kura çekmenin meşru olduğuna delalet etmektedir.
İlk saftan sonra en faziletli saf ikinci saftır; ondan sonra üçüncü saf gelir; ardından dördüncü saf gelir ve bu üstünlük sıralaması böylece devam eder.
Sahih-i Buhârî (1/ 126) (615).
Sahih-i Müslim (1/ 325) (437).
Daha Fazla (2)
النهاية في غريب الحديث والأثر (1000) (185).
البحر المحيط الثجاج في شرح صحيح الإمام مسلم بن الحجاج (10/ 267).
Kitaplarda geçtiği yerler
4 Kitaplar- Kur'an ve Sünnet Işığında Hac, Umre ve Ziyaretle İlgili Birçok Konunun Tahkik ve İzahıالتحقيق والإيضاح لكثير من مسائل الحج والعمرة والزيارة - النسخة المعتمدة«İnsanlar nida (ezan) okumanın ve namazda birinci safta bulunmanın ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, sonra da bunun için kura çekmekten başka yol bulamasalardı, kesinlikle kura çekerlerdi.» [117]
- Kârlı Pazardan Salih Amelin Sevabına Dair Seçmelerالمنتقى من المتجر الرابح في ثواب العمل الصالح«İnsanlar nida (ezan) okumanın ve namazda birinci safta bulunmanın ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, sonra da bunun için kura çekmekten başka yol bulamasalardı, kesinlikle kura çekerlerdi.»
Daha Fazla (2)
- الصلاة التي علمها النبي ﷺ الصحابة رضي الله عنهم«لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الْأَوَّلِ، ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلَّا أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لَاسْتَهَمُوا، وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ، لَاسْتَبَقُوا إِلَيْهِ، وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ و
- رياض الصالحينرياض الصالحين مع فوائد وهدايات - 5«ولو يعلمونَ ما في العَتْمةِ والصُّبحِ لأَتَوْهُما وَلو حَبْواً».