Skip to content
721 Hadis

Nebevî Hadisler Ansiklopedisi

Sonuçları filtrele

721 karttan 19

Filtreleri temizle

Râvi

Tüm râvileri göster (149)
أبو ذر6 أبو موسى الأشعري5 ‌أبي هريرة4 النعمان بن بشير4 جرير بن عبد الله4 حذيفة4 عبادة بن الصامت4 عبد الله بن عمرو بن العاص4 عقبة بن عامر4 علي4 عمر بن الخطاب4 أبو قتادة3 ‌ابن عباس2 أبو الدرداء2 أبو أيوب الأنصاري2 أبو بكرة2 أبو مسعود2 أبو هريرة قال2 أسامة بن زيد2 البراء2 البراء بن عازب2 أم سلمة أم المؤمنين2 ثوبان2 سعد بن أبي وقاص2 سهل بن سعد2 صهيب2 عمر2 معاوية2 ‌ابن أبي أوفى1 أبو الهياج الأسدي قال1 أبو أمامة إياس بن ثعلبة الحارثي1 أبو أيوب1 أبو بردة الأنصاري1 أبو بردة بن أبي موسى1 أبو بشير الأنصاري1 أبو حازم بن دينار1 أبو حازم قال1 أبو حمزة أنس بن مالك1 أبو رقية تميم بن أوس الداري1 أبو زهير عمارة بن رؤيبة1 أبو سعيد الخدري قال1 أبو سعيد الخدري وأبي هريرة1 أبو سعيد الخدري وعن أبي هريرة1 أبو طلحة1 أبو عبد الرحمن عبد الله بن عمر بن الخطاب1 أبو عبد الله النعمان بن بشير1 أبو عبد الله جابر بن عبد الله الأنصاري1 أبو عمرو- وقيل1 أبو مالك الأشعري1 أبو مالك الحارث بن عاصم الأشعري1 أبو مرثد الغنوي1 أبو مسعود الأنصاري1 أبو هريرة رضي لله عنه قال1 أبو هريرة عبد الرحمن بن صخر1 أبو يعلى شداد بن أوس1 ‌أبي الزبير قال1 ‌أبي بن كعب1 ‌أبي حميد أو عن ‌أبي أسيد قال1 ‌أبي قتادة السلمي1 أبيه أبي موسى الأشعري1 أبيه قال1 أسماء بنت أبي بكر1 الأغر1 الحسن قال1 العباس بن عبد المطلب1 المغيرة1 المغيرة بن شعبة1 المقداد بن الأسود1 المقداد بن عمرو الكندي1 النبي صلى الله عليه وسلم قال1 النواس بن سمعان1 النواس بن سمعان الأنصاري1 أم المؤمنين أم عبد الله عائشة1 أمير المؤمنين أبي حفص عمر بن الخطاب1 ‌أنس بن مالك1 تميم الداري1 جبير بن مطعم1 جرير1 جندب1 جندب بن عبد الله القسري1 جويرية أم المؤمنين1 حارثة بن وهب الخزاعي1 ‌حطان بن عبد الله الرقاشي قال1 حكيم بن حزام1 خولة بنت حكيم السلمية قالت1 رافع بن خديج1 رسول الله صلى الله عليه وسلم أنه قال1 زيد بن ثابت1 زيد بن خالد1 زيد بن خالد الجهني1 زينب بنت جحش1 سعد1 سفيان بن عبد الله الثقفي1 سلمة بن الأكوع1 سليمان بن صرد1 سمرة بن جندب1 سمرة بن جندب والمغيرة بن شعبة1 ‌سهل1 سهل بن حنيف1 سهل بن سعد الساعدي1 شداد بن أوس1 شريح بن هانئ قال1 صفوان بن محرز قال1 طارق بن أشيم الأشجعي1 طاوس أنه قال1 طلحة بن عبيد الله1 ‌عائشة1 عائشة وعبد الله بن عباس1 عبادة1 عبد الرحمن بن أبي ليلى قال1 عبد الرحمن بن سمرة1 عبد الله بن عمر وأبي هريرة1 ‌عبد الله بن عمرو بن العاص1 عبد الله بن مالك ابن بحينة1 عبد الله بن مسعود قال1 عبد الله بن مغفل1 عثمان1 عثمان بن أبي العاص1 عثمان بن أبي العاص الثقفي1 عثمان بن عفان1 عدي بن حاتم1 عرفجة1 عقبة بن عامر الجهني1 عمار بن ياسر1 عمر بن أبي سلمة1 عمران بن حصين1 عمرو بن سليم الأنصاري قال1 ‌قتادة رحمه الله قال1 كعب بن عجرة1 مالك بن أوس بن الحدثان أنه قال1 ‌محمود بن لبيد1 معاذ بن جبل1 معدان بن أبي طلحة اليعمري قال1 معقل بن يسار1 معقل بن يسار المزني1 ميمونة أم المؤمنين1 وائل الحضرمي قال1 ‌وراد كاتب المغيرة بن شعبة قال1 يحيى بن عمارة المازني قال1
Bir gün Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- minbere oturdu. Biz de onun çevresine oturduk ve şöyle buyurdu: «Benim ardımdan sizin adınıza korktuğum şeylerden biri de, sizin için dünyanın güzelliklerinin ve süslerinin bolca verilmesidir.» Bir adam şöyle dedi: Ey Allah’ın Resulü! Hayır (olan mal), hiç şer getirir mi? diye sordu. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bir süre sessiz kaldı. Oradakiler adama: "Sana ne oluyor ki? Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile konuşuyorsun ama o sana cevap vermiyor?" dediler. Biz o esnada Efendimize vahiy indiğini anladık. Ebu Mûsâ dedi ki: Sonra üzerindeki teri sildi ve o soru soran kişi nerede? diye buyurdu. Adamın sorusunu beğenmiş (hak vermiş) gibiydi. Şöyle devam etti: Şüphesiz ki hayır, şer getirmez. Fakat bahar yağmurunun bitirdiği öyle bitkiler vardır ki, (oburca yendiğinde hayvanı) ya çatlatıp öldürür ya da ölüme yaklaştırır. Ancak yeşillik yiyen hayvan (akıllıca beslenen) müstesna. Bu hayvan yer, nihayet böğürleri şişince güneşe karşı durur; (hazmedip) pisler ve işer. Sonra (rahatlamış olarak) tekrar otlamaya döner. İşte bu mal da (göz alıcı) tatlı bir yeşilliktir. Müslüman için o mal ne güzel bir arkadaştır; yeter ki ondan fakire, yetime ve yolda kalmışa versin! Her kim de malı haksızca alırsa, o yiyip de bir türlü doymayan (obur) kimse gibidir. Ve o mal, kıyamet gününde onun aleyhine şahitlik yapacaktır.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Bir kadın beraberinde kocası veya mahremi olmaksızın iki gün mesafedeki bir yolculuğa çıkamaz. Ramazan ve Kurban Bayramının ilk günü oruç tutulmaz. Sabah namazının farzının kılınmasından sonra Güneş doğana kadar, ikindi namazının farzından sonra da Güneş batana kadar namaz yoktur. (İbadet için) şu üç mescitten başkasına yolculuk edilmez: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksâ ve benim bu mescidim.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Ey kadınlar, sadaka verin! Zira sizin cehennemliklerin çoğunluğu olduğunuzu gördüm.» Onlar: “Neden, ey Allah’ın Rasûlü?” dediler. Dedi ki: «Çok lanet okuyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Akıllı adamın aklını başından alan sizden daha akıl ve dince eksik birini görmedim» Dediler ki: "Dinimizde ve aklımızda ne eksiklik var, ey Allah'ın Resulü?" Dedi ki: «Bir kadının şahitliği bir erkeğin şahitliğinin yarısı kadar değil midir?» Onlar: "Evet" dediler. Dedi ki: «Bu, onun aklının eksikliğindendir. Adetli iken namaz kılmaz, oruç tutmaz, öyle değil mi?» Onlar: “Evet.” dediler. O da: «Bu da, onun dinindeki eksikliktendir» dedi.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Allah Tebâreke ve Teâlâ Cennet ehline şöyle der: "Ey Cennet ehli!" Onlar da: "Buyur Rabbimiz emrine amadeyiz" derler. Allah: "Cennet'e girmekten dolayı memnun musunuz?" der. Cennet ehli: "Nasıl memnun olmayız. Yarattıklarından hiç kimseye vermediğini bize verdin.” derler. Bunun üzerine Allah Teâlâ: “Ben bundan daha iyisini size vereceğim” der. Onlar: "Bundan daha üstün şey ne olabilir?" diye sorarlar. Yüce Allah da: Sizden razı olduğumu size bildiriyorum ve bundan sonra size asla gazap etmeyeceğim’ diye buyurur.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- örtünme çağına girmiş bir genç kızdan daha utangaçtı. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Kim; Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah onun yüzünü Cehennem ateşinden yetmiş sonbahar (yıl) uzaklaştırır.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- Yemen'den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e henüz madeninden ve toprağından tam olarak temizlenmemiş, (selem ağacı yaprağıyla) tabaklanmış bir deri içinde az miktarda ham altın gönderdi. Ebû Saîd devamında dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu altın parçasını (kalplerini İslam'a ısındırmak amacıyla) şu dört kişi arasında paylaştırdı: Uyeyne b. Bedir, Akra' b. Hâbis, Zeydu'l-Hayl, dördüncüsü ya Alkame yahut da Âmir İbnu't-Tufeyl idi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sahabelerinden bir kişi: "Biz bu altına onlardan daha layıktık" dedi. Bu söz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaşınca şöyle buyurdu: «Siz bana güvenmiyor musunuz? Halbuki ben göktekinin (Allah'ın) güvendiği kişiyim! Sabah akşam bana gökyüzünün haberi geliyor!» Ravi dedi ki: Bunun üzerine iki gözü çökük, yanağının elmacıkları çıkık, alnı yüksek, gür sakallı, saçı kazınmış, izarını yukarı çekmiş bir kişi ayağa kalktı da "Ya Rasûlallah! Allah'tan kork!" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona: «Sana yazıklar olsun! Ben yeryüzündeki insanların Allah'tan sakınmaya en layık olanı değil miyim?» buyurdu. Ravi dedi ki: Sonra o kişi arkasına dönüp gitti. Hâlid b. Velîd: "Ya Rasûlallah! Şunun boynunu vurmayayım mı?" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Hayır. Belki namaz kılan bir kimsedir!» buyurdu. Bunun üzerine Hâlid: "Ya Rasûlallah! Namaz kılanlardan nice kimseler vardır ki, onlar kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylerler» dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ben insanların kalplerini yoklamakla ve karınlarını yarıp bakmakla emrolunmadım!» buyurdu. Ravi dedi ki: Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- o kişi dönüp giderken, arkasından ona bakıp: «Şüphesiz şunun soyundan öyle bir nesil türeyecektir ki, onlar her zaman güzel sesle Allah'ın kitabını okuyacaklar. Fakat Kur'an onların boğazlarından aşağı geçmeyecektir (kalplerine inmeyecektir). Okun avı (delip) geçtiği gibi dinden çıkarlar!» buyurdu. Zannediyorum ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Yemin olsun, eğer ben onların zamanına yetişirsem, muhakkak onları Semûd kavminin öldürülüşü gibi (köklerini kazırcasına) toptan öldürürdüm.» buyurdu.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«‌Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle buğzetsin, bu imanın en zayıf derecesidir.»
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.