Skip to content
721 Hadis

Nebevî Hadisler Ansiklopedisi

Sonuçları filtrele

721 karttan 50

Filtreleri temizle
«Bizimle onlar arasındaki ayırıcı temel unsur namazdır. Namazı terk eden kimse küfre düşer.»
Sahih Hadis Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize sabah namazını kıldırdı. Şöyle buyurdu: «Falanca kişi namaza şahit oldu mu?» Hayır dediler. «Filanca kişi şahit oldu mu?» Hayır dediler. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle buyurdu: «Bu iki namaz (yatsı ve sabah) münafıkların üzerine en zor gelen namazlardır. Eğer bu namazlardaki fazileti bilselerdi dizleri üzerinde emekleyerek gelirlerdi. Birinci saf meleklerin safı gibidir, onun faziletini bilseydiniz onun için acele ederdiniz. Kişinin bir başka kişi ile birlikte kıldığı namaz, tek başına kıldığı namazdan, iki kişi ile birlikte kıldığı namaz bir kişi ile birlikte kıldığı namazdan daha sevaptır. Cemaat ne kadar çok olursa bu namaz o nispette Allah Teâlâ’ya daha da sevimlidir.»
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Nesâî ve Ahmed rivayet etmiştir.
«Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lanet etmiştir.»
Sahih Hadis Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da, İbn Mâce de (aynı manada) ve Ahmed rivayet etmiştir.
«Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphe vermeyene bak! Çünkü doğruluk, kalbin (tereddütsüz biçimde) huzura ermesidir. Yalan ise şüpheden ibarettir.»
Sahih Hadis Tirmizî, Nesâî ve Ahmed rivayet etmiştir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ölüm döşeğinde iken yaptığı vasiyetlerin büyük çoğunluğu şuydu: « Namaza dikkat edin! Ve elinizin altındaki kimselere iyi davranın. Namaza dikkat edin! Ve elinizin altındaki kimselere iyi davranın.» Bunu o kadar tekrar etti ki, göğsünden hırıltı (can çekişme sesi) gelmeye başlamıştı ve dili bu sözleri artık güçlükle çıkarabiliyordu.
Sahih Hadis رواه النسائي في السنن الكبرى وابن ماجه
«Bir kimse bir günah işler sonra kalkar abdest alır, namaz kılar sonra Allah’tan bağışlanmasını isterse Allah onu mutlaka affeder.» Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu ayeti okudu: {Yine onlar, büyük bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isterler.} [Âl-i İmrân Suresi:135]
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah akşam şu duaları (okumayı) bırakmazdı: «Allah'ım! Senden dünya ve ahirette afiyet diliyorum. Allah'ım! Dinim, dünyam, ehlim ve malım hakkında senden af ve afiyet isterim. Allah'ım! Ayıbımı -ya da ayıplarımı- ört. Korktuğum şeylerden beni emin kıl. Allah'ım! Önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelecek belalardan) beni koru. Altımdan gelecek ani afet ve beladan senin azametine sığınırım.»
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve onunla bir şeyler konuştuktan sonra: Allah ve sen dilersen (olur) deyince Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona: «Beni Allah'a eş mi koşuyorsun? Yalnız Allah diledi, de!» diye buyurdu.
İsnadı Hasendir. رواه ابن ماجه والنسائي في الكبرى وأحمد