عربي - Arabic English Qafár af - Afar Afrikaans - Afrikanns Akan Shqip - Albanian አማርኛ - Amharic Հայերեն - Armenian অসমীয়া - Assamese Azərbaycanca - Azerbaijani Bamanankan - Bambara Bassa Bemba বাংলা - Bengali Bosanski - Bosnian Български - Bulgarian မြန်မာဘာသာ - Burmese Bisaya - Cebuano Cham Нохчий - Chechen chiCheŵa - Chewa 中文 - Chinese Адыгэбзэ - Circassian Hrvatski - Croatian Česky - Czech Dagbani Dansk - Danish فارسی دری - Dari Dendi ދިވެހި ބަސް - Dhivehi Nederlands - Dutch إستوني - Estonian Suomi - Finnish Français - French Fulfulde - Fula ქართული - Georgian Deutsch - German Ελληνικά - Greek ગુજરાતી - Gujrati Kreyòl ayisyen - Haitian Creole Hausa हिन्दी - Hindi Magyar - Hungarian Igbo Indonesia - Indonesian Italiano - Italian 日本語 - Japanese Jóola - Jola ಕನ್ನಡ - Kannada Қазақша - Kazakh ភាសាខ្មែរ - Khmer Kikuyu Ikinyarwanda - Kinyarwanda Ikirundi - Kirundi 한국어 - Korean كوردی سۆرانی - kurdish كوردي kurmancî - Kurmanji Kyrgyz ລາວ - Lao latviešu - Latvian Lingala lietuvių - Lithuanian Luganda Македонски - Macedonian Maguindanaon Malagasy - Malagasy Bahasa Melayu - Malay മലയാളം - Malayalam Mandinka मराठी - Marathi Mõõré - Moore नेपाली - Nepali أنكو - NKo Norwegian ଓଡ଼ିଆ - Odia oromoo - Oromo پښتو - Pashto فارسی - Persian Polski - Polish Portuguese ਪੰਜਾਬੀ - Punjabi Română - Romanian Русский - Russian Српски - Serbian Shona සිංහල - Sinhala Slovenščina - Slovenian Soomaaliga - Somali Soninke Sesotho - Sotho Español - Spanish Kiswahili - Swahili Svenska - Swedish Tagalog Тоҷикӣ - Tajik தமிழ் - Tamil తెలుగు - Telugu ไทย - Thai ትግረኛ - Tigrinya Türkçe - Turkish Ukrainian اردو - Urdu ئۇيغۇرچە - Uyghur Ўзбек - Uzbek Việt Nam - Vietnamese Wolof Yao Yorùbá - Yoruba Zarma زولو - Zulu
721 Hadis
Nebevî Hadisler Ansiklopedisi
Kategoriler
Hadisin derecesi
Rivayet edildiği kaynak
Diğer kaynakları göster
Râvi
Tüm râvileri göster (16)
Ey Allah’ın Rasûlü! Bizden birinin hanımı üzerindeki hakkı nedir?” diye sordum. O da şöyle buyurdu: «Yediğinden ona da yedirmen, giyindiğinden (veya kazandığında) ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, ona kötü söz söylememen ve de eğer gerekirse sadece evin içinde yatağını ayırmamandır.»
Hasen hadis. Ebû Dâvûd, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
«Lezzetleri (dünyevî zevkleri) yıkıp sona erdiren şeyi çokça hatırlayın.» Yani: ölümü.
Hasen hadis. Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- sabahleyin şöyle dua ederdi: «Allahumme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemût ve ileyke’n–nuşûr» «Allah'ım! Senin lütfunla sabaha ulaştık, senin lütfunla akşama erdik. Sen isteyince dirilir, sen isteyince ölürüz. Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da Sensin.» Akşamleyin şöyle dua ederdi: «Allahumme bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemût ve ileyke’n–nuşûr» «Allah'ım! Senin lütfunla akşama erdik. Senin lütfunla sabaha ulaştık. Sen isteyince dirilir, sen isteyince ölürüz. Başka bir kere: «Huzuruna varılacak olan da Sensin.»
Hasen hadis. Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
«Şüphesiz Allah, ümmetim hakkında hatalarını, unutmalarını ve zorla yapmaya mecbur kaldıklarını bağışlamıştır.»
Nevevî şöyle demiştir: Hasen bir hadistir. Hadisi İbn Mâce, Beyhakî ve diğerleri rivayet etmiştir.
«Biliniz ki, dünya ve onun içinde bulunanlar lanetlenmiştir (değersizdir). Ancak Allah’ı zikretmek, O’na yaklaştırıcı şeyler (salih ameller), öğreten âlim ve öğrenmek isteyen öğrenci müstesnadır.»
Hasen hadis. Tirmizî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
«Sizden hanginiz canı ve malı emniyet içinde, vücudu sıhhat ve afiyette, günlük azığı da yanında olduğu halde sabahlarsa, sanki bütün dünya kendisine verilmiş gibidir.»
Hasen hadis. Tirmizî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
«Zarar vermek yoktur, zarara zararla karşılık vermek de yoktur.»
Hasen hadis. Hadisi İbn Mâce, Dârekutnî ve diğerleri müsned olarak rivayet etmiştir.
«Kim yemek yedikten sonra; "Benim hiçbir etkim ve gücüm olmaksızın bu yemeği bana yediren ve beni onunla rızıklandıran Allah’a hamdolsun." derse geçmiş günahları affolunur.»
Hasen hadis. Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.