Skip to content
721 Hadis

Nebevî Hadisler Ansiklopedisi

Sonuçları filtrele

721 karttan 48

Filtreleri temizle
«İlmin kaldırılması, cehaletin yayılması, zinanın artması, içki içenlerin artması ve kadınların çoğalıp, erkeklerin azalması kıyamet alametlerindendir. Öyle ki, elli kadının işlerini yalnız bir erkek idare edecek.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Allah'tan başka hak ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir şerden dolayı vay Araplar'ın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden, şunun gibi bir delik açıldı.» deyip şehadet parmağıyla, başparmağını halka şeklinde yaptı. Zeyneb bint Cahş -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: Ben: Ey Allah'ın Rasûlü! Aramızda salihler varken, biz helak olur muyuz? dedim. Peygamber Efendimiz -aleyhisselâm: «Evet! Fısk, fücur ve masiyet çoğaldığı zaman!» diye buyurdu.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Cennete girecek ilk topluluk, dolunay gecesindeki ayın sureti (güzelliği ve parlaklığı) üzere olacaktır. Onların ardından gelenler ise gökte ışığı en güçlü parlak yıldızın görünümü üzere olacaklardır. Orada tuvalet ihtiyaçları olmayacak, tükürme ve burun temizleme gibi durumlardan uzak olacaklar. Tarakları altın, terleri misk, buhurdanlıklarında kullanılan tütsü, güzel kokulu öd ağacıdır, zevceleri büyük gözlü hurilerdir. Hepsi tek bir kişinin yaratılışı ve ahlâkî uyumu üzere olacaklardır. Ataları Âdem’in sureti üzere olup, boyları göğe doğru altmış zira olacaktır.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
Bize, doğru söyleyen, doğruluğu tasdik ve kabul edilmiş olan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk gün ve gecede derlenir, toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı haline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur. Sizden biri, cennetliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile Cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır da, sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer, cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve Cehennem'e girer. Yine sizden biri cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile Cehennem arasında bir arşın mesafe kalır; sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer ve o kişi cennetliklerin yaptığı işleri yapar ve neticede Cennet'e girer.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Ben Kıyamet Günü insanların efendisiyim. Biliyor musunuz, neden? Allah, geçmiş ve gelecek bütün insanları dümdüz bir alanda toplayacak. Seslenenin sesi duyulacak ve gözler onları görecek. Güneş yaklaşacak. İnsanlar dayanamayacakları bir sıkıntı ve elem çekecekler. İnsanlar, ‘Başımıza geleni görmüyor musunuz? Rabbiniz katında size şefaat edecek birini tanımıyor musunuz?’ diyecekler. Sonra bazı insanlar birbirlerine, ‘Adem’e gidin’ diyecekler. Bunun üzerine Adem -aleyhisselam-'a gelecekler ve ona, ‘Sen insanların babasısın. Allah seni kendi elleriyle yarattı, sana ruhundan üfledi ve meleklere sana secde etmelerini emretti. Rabbin katında bizim için şefaat et. Ne halde olduğumuzu, başımıza geleni görmüyor musun?' diyecekler. Bunun üzerine Adem, "Rabbim bugün öyle büyük bir öfkeyle öfkelendi ki, daha önce hiç böyle öfkelenmemişti ve bundan sonra da öfkelenmeyecektir. Rabbim bana o ağaca yaklaşmamı yasaklamıştı, ama ben O’nu dinlemedim. Ben ise şimdi kendi nefsimi kurtarmaya bakıyorum, kendimi, kendimi! Siz başkasına gidin; Nuh’a gidin" diyecek. Bunun üzerine onlar Nuh'a gidecekler ve "Ey Nuh! Sen yeryüzü halkına gönderilen ilk rasûlsün. Allah seni çok şükreden bir kul olarak isimlendirdi. Rabbin katında bizim için şefaat et. Görmüyor musun, ne haldeyiz?" diyecekler. Bunun üzerine o şöyle diyecek: "Rabbim bugün öyle büyük bir öfkeyle öfkelendi ki, daha önce hiç böyle öfkelenmemişti ve bundan sonra da öfkelenmeyecektir. Benim bir icabet edilecek bir duam vardı; onu da kendi kavmimin aleyhine kullandım. Ben ise şimdi kendi nefsimi kurtarmaya bakıyorum, kendimi, kendimi! Siz başkasına gidin. İbrahim’e gidin.” Bunun üzerine insanlar İbrahim’e gelip: “Ey İbrahim! Sen Allah’ın peygamberi ve yeryüzündeki halilisin. Rabbin katında bizim için şefaat et. Görmüyor musun, ne haldeyiz?” diyecekler. Bunun üzerine İbrahim onlara şöyle diyecek: “Rabbim bugün öyle büyük bir öfkeyle öfkelendi ki, daha önce hiç böyle öfkelenmemişti ve bundan sonra da öfkelenmeyecektir. Ben vaktiyle üç defa yalan söyledim. Ben şimdi kendi nefsimi kurtarmaya bakıyorum, kendimi, kendimi! Siz başkasına gidin; Musa’ya gidin.” Bunun üzerine Musa’ya gelecekler ve: “Ey Musa! Sen Allah’ın peygamberisin. Allah, peygamberlik risaleti ve kelamıyla seni diğer insanlara üstün kılmıştır. Rabbin katında bizim için şefaat et. Görmüyor musun, ne haldeyiz?” diyecekler. O da, şöyle diyecek: “Rabbim bugün öyle büyük bir öfkeyle öfkelendi ki, daha önce hiç böyle öfkelenmemişti ve bundan sonra da öfkelenmeyecektir. Ben, öldürülmesi emredilmeyen bir cana kıydım. Ben ise şimdi kendi nefsimi kurtarmaya bakıyorum, kendimi, kendimi! Başkasına gidin. Meryem oğlu İsa’ya gidin.” Bunun üzerine insanlar İsa’ya gidip ona şöyle diyecekler: “Ey İsa! Sen Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı kelimesi ve O’ndan bir ruhsun. Sen daha beşikte bir bebekken insanlarla konuşuyordun. Rabbin katında bizim için şefaat et. Ne hale geldiğimizi görmüyor musun?” Bunun üzerine İsa şöyle diyecek: “Rabbim bugün öyle büyük bir öfkeyle öfkelendi ki, daha önce hiç böyle öfkelenmemişti ve bundan sonra da öfkelenmeyecektir.'' Kendisi hakkında hiçbir günahı zikretmeden şöyle devam edecek: ''Ben kendi nefsimi kurtarmaya bakıyorum, kendimi, kendimi! Başkasına gidin. Muhammed'e gidin!” Bunun üzerine onlar Muhammed’e gidip şöyle diyecekler: “Ey Muhammed! Sen Allah’ın rasûlü ve peygamberlerin sonuncususun. Allah senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarını bağışladı. Rabbin katında bizim için şefaat et. Bizim ne durumda olduğumuzu görmüyor musun?'' Bunun üzerine ben de çıkıp Arş’ın altına geleceğim. Aziz ve Celil olan Rabbimin önünde secdeye kapanacağım. Sonra Allah bana, kendisine yönelik hamdlerden ve güzel övgülerden öyle şeyler ilham eder ve açar ki, bunları benden önce hiçbir kimseye açmamıştır. Sonra şöyle denilecek: ''Ey Muhammed! Başını kaldır, iste, sana istediğin verilecektir. Şefaat et, şefaatin kabul edilecektir.'' Bunun üzerine başımı kaldıracağım ve şöyle diyeceğim: ''Ey Rabbim! Ümmetim. Ey Rabbim! Ümmetim. Ey Rabbim! Ümmetim.'' Sonra denilecek ki: Ey Muhammed! Ümmetinden hesaba çekilmeyecek olanları Cennet kapılarının en sağındaki kapıdan içeri al. Esasen onlar, diğer kapılarda da insanlara ortaktırlar. Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Cennet kapılarından her birinin iki kanadı arasındaki mesafe Mekke ile Himyer arasındaki mesafe kadardır. -Veya Mekke ile Busra arasındaki mesafe kadardır.-"
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Güneş batıdan doğmadan kıyamet kopmaz. Güneş batıdan doğduğu zaman, insanların hepsi onu görürler de toptan hepsi iman ederler. İşte bu {Rabbinin bazı ayetlerinin geldiği gün, önceden iman etmemiş veya imanıyla bir iyilik kazanmamış kimseye artık iman etmesinin bir yararı olmayacaktır. De ki: "Bekleyin, biz de beklemekteyiz.} [En’âm Suresi 158. Ayet] olduğu zamandır. Muhakkak ki, kıyamet alım-satım için satıcı ile müşteri aralarında kumaşlarını yay­mış olacaklar da alım-satım yapamadan ve kumaşlarını da düremeden ansızın kopacaktır. Muhakkak ki kıyamet, kişi sağımlı devesinin sütünü sağıp getirdiği halde, onu tadıp içmeden an­sızın kopacaktır. Muhakkak ki kişi su havuzunu sıvayıp tamir edecek, fakat kıyamet ansızın ko­pacak da havuzun suyunu kullanmak nasip olmayacaktır. Muhakkak ki sizden biriniz yemek yerken, lokmasını ağzına kaldıracak onu yiyemeden kıyamet ansızın kopacaktır.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Şüphesiz sizden biri öldüğünde, sabah ve akşam ona (Cennet ve Cehennem'de ona ait olan) yeri gösterilir. Eğer cennetliklerden ise, kendisine Cennet ehlinin varıp yerleşeceği yer gösterilir, eğer cehennemliklerden ise, kendisine Cehennem ehlinin varıp yerleşeceği yer gösterilir ve ona: 'Allah seni Kıyamet Günü diriltip kaldırıncaya kadar senin yerin işte burasıdır' denilir.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Ölüm, alaca bir koç suretinde getirilip Cennet ile Cehennem arasında durdurulur. Bir Münadi: ''Ey Cennet ahalisi!" Bunun üzerine başlarını kaldırıp bakarlar. Münadi: "Bunu tanıyor musunuz?'' diye sorar. Cennet'tekiler: ''Evet, bu ölümdür.'' karşılığını verirler. Hepsi ölümü görmüştür. Sonra Münadi: "Ey Cehennem ahalisi!" Bunun üzerine başlarını kaldırıp bakarlar. Münadi: "Bunu tanıyor musunuz?'' diye sorar. Cehennem' dekiler: ''Evet, bu ölümdür.'' karşılığını verirler. Hepsi ölümü görmüştür. Sonrasında verilen emirle bu koç kesilir ve Münadi: ''Ey Cennet ahalisi! Artık ölüm yok, ebedilik var! Ey Cehennem ahalisi! Artık ölüm yok, ebedilik var!'' diye seslenir. Sonrasında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: {Hala gaflet içinde bulunanları ve hala iman etmeyenleri işin bitmiş olacağı o pişmanlık günü ile uyar} [Meryem Suresi 39.] ayetini okudu. ''Dünya ahalisi gaflet içindedir'' {ve onlar iman etmiyorlar} [Meryem Suresi 39.] diye buyurdu.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh