Skip to content
721 Hadis

Nebevî Hadisler Ansiklopedisi

Sonuçları filtrele

721 karttan 45

Filtreleri temizle
«Güneş, Kıyamet Günü'nde insanlara bir mil mesafe kalıncaya kadar yaklaştırılır.» Hadisi Mikdât’dan rivayet eden Süleym b. Âmir: Allah’a yemin ederim ki, Rasûlullah mil ile yeryüzündeki mesafe ölçüsünü mü yoksa göze sürme çekmek için kullanılan mili mi kastetti bilmiyorum, demiştir. Rasûlullah şöyle buyurmuştur: «İnsanlar, işledikleri kötü amelleri kadar tere batarlar. Onlardan bir kısmı topuklarına, bir kısmı dizlerine, bazıları kuşak yerlerine kadar ter içinde kalır; bazılarının da ter âdeta ağızlarına gem vurur.» Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- eliyle ağzına işaret etti.
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
«Muhakkak, sizden biriniz Cennet'in en alt derecesinde bulunsanız bile, ona ( gönlünden geçenleri) temenni et denilecek. O da devamlı temenni edip duracak. Bunun üzerine ona (kalbinden geçenleri) tamamen temenni ettin mi diye sorulacak. Evet cevabını verince ona şöyle denilecek: Muhakkak ki senin için temenni ettiğin şeyler bir misli fazlasıyla sana verilecektir.»
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
«Müslümanlarla Yahudiler savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Hatta arkasında Yahudi saklanan taş, "Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür!" diyecektir.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanındaydık. Dolunay halindeki Ay'a bakarak şöyle buyurdu: «Sizler şu Ay'ı güçlük çekmeden gördüğünüz gibi, Rabbinizi de açıkça göreceksiniz. Güneş doğmadan ve batmadan önceki namazları kaçırmamak elinizden geliyorsa, kesinlikle kaçırmayıp kılın.» Sonra da şu ayeti okudu: «{Güneş doğmadan ve batmadan önce Rabbini hamt ile tespih et!}»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Zekâtı verilmeyen her altın ve gümüş, kıyamet günü ateşte kızdırılarak levhalar haline getirilir. Sahibinin yanları, alnı ve sırtı bunlarla dağlanır. Bu plakalar soğudukça, süresi elli bin sene olan bir günde kullar arasında hüküm verilinceye kadar sahibine azap için tekrar kızdırılır. Neticede kişi, yolunun ya Cennet'e ya da Cehennem'e çıktığını görür.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Allah Teâlâ kıyamet günü, ümmetimden bir adamı -insanların gözü önünde- hesaba çeker; onun için (günahlarının yazılı olduğu) doksan dokuz sicili (yani büyük defter açılıp) yayılır. Her defter gözün görebildiği kadar uzundur. Sonra o kimseye: “Bu sicillerde yazılı (günahlardan) bir şey inkar ediyor musun? Yoksa amelleri kaydeden melekler sana zulüm mü ettiler?' diye sorar. Adam: “Hayır, ya Rab!” der, sonra Yüce Allah (ona): Peki, senin bu konuda söyleyeceğin bir özrün / bir mazeretin var mı?' diye sorduğunda, adam: Hayır ya Rab!' der. Bunun üzerine Allah şöyle buyurur: Fakat senin bizim nezdimizde mevcut olan bir iyiliğin vardır. Bugün sana asla zulmedilmez. İçinde 'Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve resûluhu.' yazılı bir bitaka (küçük bir evrak) çıkartılır ve kendisine: "Karşılaştırılacak olan bu iki dosyanın tartıldığı yerde hazır ol." denilir. Adam: "Bu küçük bir evrakın bu devasa doksan dokuz sicilin yanında ne değeri var ki!.." der. Kendisine: "Sana asla zulmedilmez." denilir ve o devasa doksan dokuz sicil bir tartının bir kefesine, o küçük dosya da öbür kefesine konur. O doksan dokuz sicilin bulunduğu kefe havaya kalkarken, (içinde kelime-i şahadet bulunan) diğer dosya ağır gelir. Zira Yüce Allah’ın isminden hiçbir şey daha ağır gelmez.»
Sahih Hadis Tirmizî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
«Ahir zamanda ne kendinizin ne de babalarınızın işitmediği şeyleri anlatan kimseler gelecektir. Onlardan uzak durun ve onları da kendinizden uzak tutun.»
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
«Hiçbir peygamberin ümmetine Deccâl hakkında söylemediği bir şeyi size haber vereyim mi? Onun bir gözü kördür. Yanında Cennet'e ve Cehennem'e benzeyen bir şey olacaktır. Onun Cennet dediği şey, Cennet değil Cehennem'dir. Nûh'un kavmini uyardığı gibi ben de sizi uyarıyorum.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh