عربي - Arabic English Qafár af - Afar Afrikaans - Afrikanns Akan Shqip - Albanian አማርኛ - Amharic Հայերեն - Armenian অসমীয়া - Assamese Azərbaycanca - Azerbaijani Bamanankan - Bambara Bassa Bemba বাংলা - Bengali Bosanski - Bosnian Български - Bulgarian မြန်မာဘာသာ - Burmese Bisaya - Cebuano Cham Нохчий - Chechen chiCheŵa - Chewa 中文 - Chinese Адыгэбзэ - Circassian Hrvatski - Croatian Česky - Czech Dagbani Dansk - Danish فارسی دری - Dari Dendi ދިވެހި ބަސް - Dhivehi Nederlands - Dutch إستوني - Estonian Suomi - Finnish Français - French Fulfulde - Fula ქართული - Georgian Deutsch - German Ελληνικά - Greek ગુજરાતી - Gujrati Kreyòl ayisyen - Haitian Creole Hausa हिन्दी - Hindi Magyar - Hungarian Igbo Indonesia - Indonesian Italiano - Italian 日本語 - Japanese Jóola - Jola ಕನ್ನಡ - Kannada Қазақша - Kazakh ភាសាខ្មែរ - Khmer Kikuyu Ikinyarwanda - Kinyarwanda Ikirundi - Kirundi 한국어 - Korean كوردی سۆرانی - kurdish كوردي kurmancî - Kurmanji Kyrgyz ລາວ - Lao latviešu - Latvian Lingala lietuvių - Lithuanian Luganda Македонски - Macedonian Maguindanaon Malagasy - Malagasy Bahasa Melayu - Malay മലയാളം - Malayalam Mandinka मराठी - Marathi Mõõré - Moore नेपाली - Nepali أنكو - NKo Norwegian ଓଡ଼ିଆ - Odia oromoo - Oromo پښتو - Pashto فارسی - Persian Polski - Polish Portuguese ਪੰਜਾਬੀ - Punjabi Română - Romanian Русский - Russian Српски - Serbian Shona සිංහල - Sinhala Slovenščina - Slovenian Soomaaliga - Somali Soninke Sesotho - Sotho Español - Spanish Kiswahili - Swahili Svenska - Swedish Tagalog Тоҷикӣ - Tajik தமிழ் - Tamil తెలుగు - Telugu ไทย - Thai ትግረኛ - Tigrinya Türkçe - Turkish Ukrainian اردو - Urdu ئۇيغۇرچە - Uyghur Ўзбек - Uzbek Việt Nam - Vietnamese Wolof Yao Yorùbá - Yoruba Zarma زولو - Zulu
721 Hadis
Nebevî Hadisler Ansiklopedisi
Kategoriler
Kategoriler (13)
Hadisin derecesi
Rivayet edildiği kaynak
Râvi
Tüm râvileri göster (73)
«İlmin kaldırılması, cehaletin yayılması, zinanın artması, içki içenlerin artması ve kadınların çoğalıp, erkeklerin azalması kıyamet alametlerindendir. Öyle ki, elli kadının işlerini yalnız bir erkek idare edecek.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Allah'tan başka hak ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir şerden dolayı vay Araplar'ın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden, şunun gibi bir delik açıldı.» deyip şehadet parmağıyla, başparmağını halka şeklinde yaptı. Zeyneb bint Cahş -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: Ben: Ey Allah'ın Rasûlü! Aramızda salihler varken, biz helak olur muyuz? dedim. Peygamber Efendimiz -aleyhisselâm: «Evet! Fısk, fücur ve masiyet çoğaldığı zaman!» diye buyurdu.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Hasan ve Hüseyin Cennet gençlerinin efendileridir.»
Sahih Hadis Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştir.
Ey Allah'ın Rasûlü! Bana İslam hakkında öyle bir söz söyle ki, bu hususta senden başkasına bir şey sormaya gerek duymayayım. Rasûlullah şöyle buyurdu: «Allah’a iman ettim, de. Sonra dosdoğru ol.»
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
«Cennete girecek ilk topluluk, dolunay gecesindeki ayın sureti (güzelliği ve parlaklığı) üzere olacaktır. Onların ardından gelenler ise gökte ışığı en güçlü parlak yıldızın görünümü üzere olacaklardır. Orada tuvalet ihtiyaçları olmayacak, tükürme ve burun temizleme gibi durumlardan uzak olacaklar. Tarakları altın, terleri misk, buhurdanlıklarında kullanılan tütsü, güzel kokulu öd ağacıdır, zevceleri büyük gözlü hurilerdir. Hepsi tek bir kişinin yaratılışı ve ahlâkî uyumu üzere olacaklardır. Ataları Âdem’in sureti üzere olup, boyları göğe doğru altmış zira olacaktır.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Allah Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurdu: Ben şirk konusunda kendisine ortak koşulanların şirkten en uzak olanıyım. Her kim bir amel işler de benimle birlikte başkasını ona ortak ederse onu ve işlemiş olduğu şirkini terk ederim.»
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
«Allah Teâlâ, Kıyamet günü cehennemliklerden azabı en hafif olan kimseye dünyada olan her şey senin olsaydı (kendini kurtarmak için) onu fidye olarak verir miydin?' diye soracak. O kimse: Evet cevabını verecektir. Bunun üzerine Allah -Azze ve Celle-: Ben senden, henüz Adem'in sulbünde iken bundan çok daha kolayını istemiştim. O da, Bana şirk koşmamandı. Fakat sen şirkten başkasını kabul etmedin. diye buyuracaktır.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- Yemen'den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e henüz madeninden ve toprağından tam olarak temizlenmemiş, (selem ağacı yaprağıyla) tabaklanmış bir deri içinde az miktarda ham altın gönderdi. Ebû Saîd devamında dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu altın parçasını (kalplerini İslam'a ısındırmak amacıyla) şu dört kişi arasında paylaştırdı: Uyeyne b. Bedir, Akra' b. Hâbis, Zeydu'l-Hayl, dördüncüsü ya Alkame yahut da Âmir İbnu't-Tufeyl idi. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sahabelerinden bir kişi: "Biz bu altına onlardan daha layıktık" dedi. Bu söz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaşınca şöyle buyurdu: «Siz bana güvenmiyor musunuz? Halbuki ben göktekinin (Allah'ın) güvendiği kişiyim! Sabah akşam bana gökyüzünün haberi geliyor!» Ravi dedi ki: Bunun üzerine iki gözü çökük, yanağının elmacıkları çıkık, alnı yüksek, gür sakallı, saçı kazınmış, izarını yukarı çekmiş bir kişi ayağa kalktı da "Ya Rasûlallah! Allah'tan kork!" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona: «Sana yazıklar olsun! Ben yeryüzündeki insanların Allah'tan sakınmaya en layık olanı değil miyim?» buyurdu. Ravi dedi ki: Sonra o kişi arkasına dönüp gitti. Hâlid b. Velîd: "Ya Rasûlallah! Şunun boynunu vurmayayım mı?" dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Hayır. Belki namaz kılan bir kimsedir!» buyurdu. Bunun üzerine Hâlid: "Ya Rasûlallah! Namaz kılanlardan nice kimseler vardır ki, onlar kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylerler» dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ben insanların kalplerini yoklamakla ve karınlarını yarıp bakmakla emrolunmadım!» buyurdu. Ravi dedi ki: Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- o kişi dönüp giderken, arkasından ona bakıp: «Şüphesiz şunun soyundan öyle bir nesil türeyecektir ki, onlar her zaman güzel sesle Allah'ın kitabını okuyacaklar. Fakat Kur'an onların boğazlarından aşağı geçmeyecektir (kalplerine inmeyecektir). Okun avı (delip) geçtiği gibi dinden çıkarlar!» buyurdu. Zannediyorum ki Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Yemin olsun, eğer ben onların zamanına yetişirsem, muhakkak onları Semûd kavminin öldürülüşü gibi (köklerini kazırcasına) toptan öldürürdüm.» buyurdu.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh