عربي - Arabic English Qafár af - Afar Afrikaans - Afrikanns Akan Shqip - Albanian አማርኛ - Amharic Հայերեն - Armenian অসমীয়া - Assamese Azərbaycanca - Azerbaijani Bamanankan - Bambara Bassa Bemba বাংলা - Bengali Bosanski - Bosnian Български - Bulgarian မြန်မာဘာသာ - Burmese Bisaya - Cebuano Cham Нохчий - Chechen chiCheŵa - Chewa 中文 - Chinese Адыгэбзэ - Circassian Hrvatski - Croatian Česky - Czech Dagbani Dansk - Danish فارسی دری - Dari Dendi ދިވެހި ބަސް - Dhivehi Nederlands - Dutch إستوني - Estonian Suomi - Finnish Français - French Fulfulde - Fula ქართული - Georgian Deutsch - German Ελληνικά - Greek ગુજરાતી - Gujrati Kreyòl ayisyen - Haitian Creole Hausa हिन्दी - Hindi Magyar - Hungarian Igbo Indonesia - Indonesian Italiano - Italian 日本語 - Japanese Jóola - Jola ಕನ್ನಡ - Kannada Қазақша - Kazakh ភាសាខ្មែរ - Khmer Kikuyu Ikinyarwanda - Kinyarwanda Ikirundi - Kirundi 한국어 - Korean كوردی سۆرانی - kurdish كوردي kurmancî - Kurmanji Kyrgyz ລາວ - Lao latviešu - Latvian Lingala lietuvių - Lithuanian Luganda Македонски - Macedonian Maguindanaon Malagasy - Malagasy Bahasa Melayu - Malay മലയാളം - Malayalam Mandinka मराठी - Marathi Mõõré - Moore नेपाली - Nepali أنكو - NKo Norwegian ଓଡ଼ିଆ - Odia oromoo - Oromo پښتو - Pashto فارسی - Persian Polski - Polish Portuguese ਪੰਜਾਬੀ - Punjabi Română - Romanian Русский - Russian Српски - Serbian Shona සිංහල - Sinhala Slovenščina - Slovenian Soomaaliga - Somali Soninke Sesotho - Sotho Español - Spanish Kiswahili - Swahili Svenska - Swedish Tagalog Тоҷикӣ - Tajik தமிழ் - Tamil తెలుగు - Telugu ไทย - Thai ትግረኛ - Tigrinya Türkçe - Turkish Ukrainian اردو - Urdu ئۇيغۇرچە - Uyghur Ўзбек - Uzbek Việt Nam - Vietnamese Wolof Yao Yorùbá - Yoruba Zarma زولو - Zulu
721 Hadis
Nebevî Hadisler Ansiklopedisi
Kategoriler
Hadisin derecesi
Rivayet edildiği kaynak
Râvi
«Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar Müslümanın başına gelen her şeyi Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve selem-'e gelip: Ey Allah'ın Rasûlü Cennet'le Cehennem'i vacip kılan iki şey nedir? diye sordu. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Kim, Allah'ın karşısına O'na hiçbir şeyi şirk koşmadan çıkarsa Cennet'e girer. Kim de şirk koşarak Allah'ın karşısına çıkarsa o, Cehennem'e girer.» diye buyurdu.
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, (bir sefer esnasında) terkisine aldığı Muâz -radıyallahu anh-'a hitaben: «Ey Muâz b. Cebel!» diye üç defa seslenmiş, o da üç defa: Buyur, ey Allah’ın Rasûlü! Emrine âmâdeyim, diye cevap vermiştir. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kim Allah’tan başka (hak) ilah olmadığına ve Muhammed’in, Allah’ın kulu ve rasûlü olduğuna içinden gelerek samimiyetle şehadet ederse, Allah onu Cehennem'e haram kılar.» buyurmuştur. Muâz: Bu müjdeyi Müslümanlara haber vereyim de sevinsinler mi, ey Allah’ın Rasûlü? diye izin istemiş; Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «O zaman onlar buna güvenirler de (hayırlı işler yapmakta) tembel davranırlar.» diye buyurmuştur. Muâz (İbn Cebel) böylesi bir bilgiyi gizleme sebebiyle günaha girmemek için onu vefatına yakın bir zamanda haber vermiştir.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Ameller altı türlü, insanlar ise dört çeşittir. Gerekli kıldığı iki husus vardır. Bazı iyilikler vardır misline karşılık misli vardır. Başka bir iyilik vardır, karşılığında on katı verilir. Başka bir amel vardır, karşılığında yedi yüz katı verilir. Gerekli olan iki husus; Yüce Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmadan ölen kimse Cennet'e girer. Kim de Allah'a şirk koşup ölürse Cehennem'e girer. Bazı iyilikler vardır misline karşılık misli vardır. Bir kimse bir iyilik yapmayı ister ve kalbinden buna niyet eder, Yüce Allah bunu bilir ve ona bir iyilik yazılır. Bir kimse de bir kötülük işler, karşılığında bir kötülük yazılır. Bir kimse bir iyilik yaptığında kendisine on iyilik yazılır. Kul, Allah yolunda bir infakta bulunursa karşılığında yedi yüz iyilik yazılır. İnsanların dört kısım olmasına gelince; kimisine dünyada genişlik verilir ahirette darlık verilir, kimisine de dünyada darlık verilir ahirette de genişlik verilir. Kimisine hem dünya da hem de ahirette darlık verilir, kimisine de hem dünya da hem de ahirette genişlik verilir.»
Hasen hadis. Ahmed rivayet etmiştir.
Bir gün Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Ufeyr isimli merkebinin terkisinde otururken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ey Muâz! Allah’ın kulları üzerindeki hakkını ve kulların Allah üzerindeki hakkını bilir misin?» diye sordu. Muâz, ben de; “Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dedim. Rasûlullah, «Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, yalnızca O'na ibadet etmeleri ve kendisine hiçbir şeyi ortak koşmamalarıdır. Kulların Allah üzerindeki hakkı, O'na şirk koşmayanlara azap etmemesidir» diye buyurdu. Ben de; "Ey Allah'ın Rasûlü! Bununla insanları müjdeliyim mi?" dedim. O da: «Hayır buna güvenip tembellik ederler.» diye buyurdu.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
«Allah Teâlâ kıyamet günü, ümmetimden bir adamı -insanların gözü önünde- hesaba çeker; onun için (günahlarının yazılı olduğu) doksan dokuz sicili (yani büyük defter açılıp) yayılır. Her defter gözün görebildiği kadar uzundur. Sonra o kimseye: “Bu sicillerde yazılı (günahlardan) bir şey inkar ediyor musun? Yoksa amelleri kaydeden melekler sana zulüm mü ettiler?' diye sorar. Adam: “Hayır, ya Rab!” der, sonra Yüce Allah (ona): Peki, senin bu konuda söyleyeceğin bir özrün / bir mazeretin var mı?' diye sorduğunda, adam: Hayır ya Rab!' der. Bunun üzerine Allah şöyle buyurur: Fakat senin bizim nezdimizde mevcut olan bir iyiliğin vardır. Bugün sana asla zulmedilmez. İçinde 'Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhû ve resûluhu.' yazılı bir bitaka (küçük bir evrak) çıkartılır ve kendisine: "Karşılaştırılacak olan bu iki dosyanın tartıldığı yerde hazır ol." denilir. Adam: "Bu küçük bir evrakın bu devasa doksan dokuz sicilin yanında ne değeri var ki!.." der. Kendisine: "Sana asla zulmedilmez." denilir ve o devasa doksan dokuz sicil bir tartının bir kefesine, o küçük dosya da öbür kefesine konur. O doksan dokuz sicilin bulunduğu kefe havaya kalkarken, (içinde kelime-i şahadet bulunan) diğer dosya ağır gelir. Zira Yüce Allah’ın isminden hiçbir şey daha ağır gelmez.»
Sahih Hadis Tirmizî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
Bir adam Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına gelip, Ya Rasûlallah! Büyük küçük ne kadar günah varsa hepsini işledim, dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- «Allah'tan başka hak ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûlü olduğuna şahitlik ediyorsun öyle değil mi?» diye sordu ve bunu üç kez tekrarladı. Adam: Evet diye cevap verdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Şüphesiz ki bu (kelime-i şehadet) diğerlerine (günahlara) karşılık gelir.» diye buyurdu.
Sahih Hadis Ebû Ya'lâ, Taberânî ve Ziyâ el-Makdisî rivayet etmiştir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcasına şöyle dedi: «Lâ ilahe illallah de ki, kıyamet günü bu kelime ile sana şahitlik edeyim.» Ebû Talip: "Kureyş beni yerip, korktuğu için bunu yaptı demeseydi bunu söyleyip seni mutlu etmek isterdim." dedi. Bunun üzerine Yüce Allah şu ayeti indirdi: {(Rasûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir.} [Kasas Suresi: 56. Ayet]
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.