عربي - Arabic English Qafár af - Afar Afrikaans - Afrikanns Akan Shqip - Albanian አማርኛ - Amharic Հայերեն - Armenian অসমীয়া - Assamese Azərbaycanca - Azerbaijani Bamanankan - Bambara Bassa Bemba বাংলা - Bengali Bosanski - Bosnian Български - Bulgarian မြန်မာဘာသာ - Burmese Bisaya - Cebuano Cham Нохчий - Chechen chiCheŵa - Chewa 中文 - Chinese Адыгэбзэ - Circassian Hrvatski - Croatian Česky - Czech Dagbani Dansk - Danish فارسی دری - Dari Dendi ދިވެހި ބަސް - Dhivehi Nederlands - Dutch إستوني - Estonian Suomi - Finnish Français - French Fulfulde - Fula ქართული - Georgian Deutsch - German Ελληνικά - Greek ગુજરાતી - Gujrati Kreyòl ayisyen - Haitian Creole Hausa हिन्दी - Hindi Magyar - Hungarian Igbo Indonesia - Indonesian Italiano - Italian 日本語 - Japanese Jóola - Jola ಕನ್ನಡ - Kannada Қазақша - Kazakh ភាសាខ្មែរ - Khmer Kikuyu Ikinyarwanda - Kinyarwanda Ikirundi - Kirundi 한국어 - Korean كوردی سۆرانی - kurdish كوردي kurmancî - Kurmanji Kyrgyz ລາວ - Lao latviešu - Latvian Lingala lietuvių - Lithuanian Luganda Македонски - Macedonian Maguindanaon Malagasy - Malagasy Bahasa Melayu - Malay മലയാളം - Malayalam Mandinka मराठी - Marathi Mõõré - Moore नेपाली - Nepali أنكو - NKo Norwegian ଓଡ଼ିଆ - Odia oromoo - Oromo پښتو - Pashto فارسی - Persian Polski - Polish Portuguese ਪੰਜਾਬੀ - Punjabi Română - Romanian Русский - Russian Српски - Serbian Shona සිංහල - Sinhala Slovenščina - Slovenian Soomaaliga - Somali Soninke Sesotho - Sotho Español - Spanish Kiswahili - Swahili Svenska - Swedish Tagalog Тоҷикӣ - Tajik தமிழ் - Tamil తెలుగు - Telugu ไทย - Thai ትግረኛ - Tigrinya Türkçe - Turkish Ukrainian اردو - Urdu ئۇيغۇرچە - Uyghur Ўзбек - Uzbek Việt Nam - Vietnamese Wolof Yao Yorùbá - Yoruba Zarma زولو - Zulu
721 Hadis
Nebevî Hadisler Ansiklopedisi
Kategoriler
Hadisin derecesi
Rivayet edildiği kaynak
Diğer kaynakları göster
Râvi
Tüm râvileri göster (12)
«Yüce Allah Cennet'i ve Cehennem'i yarattığında Cebrail -aleyhisselam-'ı Cennet’e gönderir ve şöyle der: Oraya git ve Cennet ehline hazırladığım şeylere bir bak. Cebrâil gidip bakar, döner ve şöyle der: Senin izzetine yemin ederim ki bunu duyan herkes oraya girmek ister. Daha sonra Allah Teâlâ Cennet'in etrafının zorluklarla çevrilmesini emreder. Cebrâil’e oraya git ve bak Cennet ehline neler hazırladım der. Cebrâil gider bakar ve Cennet'in zorluklarla çevrili olduğunu görür ve: "Senin izzetine yemin ederim ki kimsenin oraya giremeyeceğinden korktum" der. Yüce Allah Cebrâil'e "Cehennem'e git ve ehline neler hazırladığıma bir bak" diye buyurur. Gidip baktığında Cehennem'in birbirine geçtiğini görür. Cebrâil gidip bakar, döner ve şöyle der: Senin izzetine yemin ederim ki bunu duyan kimse kesinlikle girmez. Daha sonra Allah Teâlâ Cehennem'in etrafının nefsin arzuladığı şeyler ile çevrilmesini emreder. Tekrar O’na git ve bak der. Cebrâil gider bakar ve nefsin arzuladığı şeyler ile çevrildiğini görür ve: "İzzetine yemin ederim ki bundan kimse kurtulamadan oraya girecek diye korktum" der.
Hasen hadis. Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî rivayet etmiştir.
«Şüphesiz Rabbiniz çok hayâ sahibidir ve cömerttir. Bir kulu kendisine el açıp dua ettiğinde, o elleri boş çevirmekten hayâ eder.»
Hasen hadis. Ebû Dâvûd, Tirmizî ve İbn Mâce rivayet etmiştir.
«Rabbin kuluna en yakın olduğu vakit gecenin son yarısıdır. Eğer o saatlerde Allah’ı zikredenlerden olmaya gücün yeterse sen Allah’ı zikredenlerden ol.»
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî rivayet etmiştir.
Biz yağmurlu ve çok karanlık bir gecede bize namaz kıldırması için Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i aramak üzere (dışarı) çıkmıştık. Kısa bir süre sonra kendisini bulduk. «Oku!» dedi, ben bir şey söylemedim. Sonra (tekrar) «Oku!» dedi, ben bir şey söylemedim. Sonra (tekrar): "«Oku!» dedi, bunun üzerine: "Ey Allah'ın Rasûlü ne söyleyeyim?" dedim. «Akşama ve sabaha eriştiğin zaman {Kul huvallahu ehad} (ihlas suresi) ile Muavvizeteyn (Felak ve Nâs surelerini) üç defa oku! Her türlü şerre karşı sana yeter» diye buyurdu.
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî rivayet etmiştir.
«Kim, Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil'-Ardi ve'lâ fi's-Semâi ve Huve's-Semî’u'l-Alîm "Yerde de gökte de O’nun ismiyle birlikte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O, her şeyi işiten ve bilendir." duasını akşamleyin üç defa okursa, sabaha kadar ona ani bir musibet isabet etmez. Kim de bunu sabahleyin üç defa okursa, akşama kadar ona ani bir musibet isabet etmez. (Râvî devamla şöyle dedi:) “Ebân b. Osman’a felç isabet etti. Hadisi ondan işiten adam ona bakıp duruyordu. Bunun üzerine Ebân ona: ‘Neden bana bakıyorsun?’ dedi ve ardından şunu söyledi: ‘Allah’a yemin ederim ki ben Osman adına yalan bir söz uydurmadım. Osman da Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in adına yalan söz uydurmadı. Fakat bana bu hâlin isabet ettiği gün öfkelendim de bu duayı okumayı unuttum."
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- camiye girerken: «Kovulmuş Şeytan'dan, azim olan Allah'a, O'nun kerîm vechine ve kadîm kuvvet ve galebesine sığınırım.» diye dua etmiştir. (Ravilerden birisi hocasına) hadisi bu şekilde rivayet etmişsin öyle mi? Hepsi bu kadar mı? diye sorar. O da; Evet, diye cevap verdi. Sonra da; mescide giren bunu söyleyince Şeytan şöyle der: "Günün geri kalan kısmında da benden emin oldu."
Hasen hadis. Ebû Dâvûd rivayet etmiştir.
«Bir kimse bir günah işler sonra kalkar abdest alır, namaz kılar sonra Allah’tan bağışlanmasını isterse Allah onu mutlaka affeder.» Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu ayeti okudu: {Yine onlar, büyük bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isterler.} [Âl-i İmrân Suresi:135]
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî (Sünen-i) el-Kübrâ'da, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah akşam şu duaları (okumayı) bırakmazdı: «Allah'ım! Senden dünya ve ahirette afiyet diliyorum. Allah'ım! Dinim, dünyam, ehlim ve malım hakkında senden af ve afiyet isterim. Allah'ım! Ayıbımı -ya da ayıplarımı- ört. Korktuğum şeylerden beni emin kıl. Allah'ım! Önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelecek belalardan) beni koru. Altımdan gelecek ani afet ve beladan senin azametine sığınırım.»
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Nesâî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.