Skip to content
721 Hadis

Nebevî Hadisler Ansiklopedisi

Sonuçları filtrele

721 karttan 8

Filtreleri temizle
«Sizden biriniz bir meclise vardığında selam versin. Oturduğu meclisten kalkmak istediği zaman da selam versin. Önce verdiği selam, sonraki selamından daha üstün değildir.»
Hasen hadis. Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ahmed ve Nesâî de (Sünen-i) el-Kübrâ'da rivayet etmiştir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- aksırdığı zaman elini veya elbisesini ağzına tutar, böylelikle sesini azaltmaya –veya ağzını kapatmaya– çalışırdı.
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştir.
Ben, ''Ey Allah'ın Resulü! Kurtuluş nedir?'' diye sordum. O, şöyle buyurdu: «Diline hakim ol! Evin sana yetsin ve de günahlarına ağla!»
Sahih Hadis Tirmizî ve Ahmed rivayet etmiştir.
Bir adam Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi ve: "Es-Selâmu aleykum" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onun selamına aynı şekilde karşılık verdikten sonra adam oturdu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «On sevap kazandı» buyurdu. Sonra bir başka adam geldi, o ise: "Es-selâmu aleykum ve rahmetullah" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ona da verdiği selamın aynıyla mukabelede bulundu. O kişi de yerine oturdu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Yirmi sevap kazandı» buyurdu. Daha sonra bir başka adam geldi ve: "Es-selâmu aleykum ve rahmetullahi ve berekâtuh" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, o kişiye de selamının aynıyla karşılık verdi. O kişi de yerine oturdu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Otuz sevap kazandı» buyurdu.
Hasen hadis. Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ahmed ve Dârimî rivayet etmiştir.
«Karşılaştıklarında birbirleriyle tokalaşan iki Müslümanın daha birbirinden ayrılmadan günahları bağışlanır.»
Bu hadis rivayet yollarının toplamı ile sahihtir. Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
«Allah, bizden bir söz işitip de başkalarına da bu sözü işittiği gibi aynen aktaran kişinin yüzünü aydınlatsın. Nitekim sözün aktarıldığı kişi, sözü işiten kişiden daha anlayışlı olabilir.»
Sahih Hadis Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
«Müslümanın izârı (belden aşağı giydiği elbise) baldırın yarısına kadar olmalıdır. Elbisesini aşık kemiklerine kadar uzatmasında bir sıkıntı -bir günah- yoktur. Aşık kemiklerinden aşağıda olan kısım ise ateştedir. Kim de elbisesini kibirlenerek yerde sürürse, Allah kıyamet günü ona bakmaz.»
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, İbn Mâce ve Ahmed rivayet etmiştir.
«Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin.»
Sahih Hadis Ebû Dâvûd, Tirmizî, Ahmed ve Nesâî de (Sünen-i) el-Kübrâ'da rivayet etmiştir.