Skip to content
721 Hadis

Nebevî Hadisler Ansiklopedisi

Sonuçları filtrele

721 karttan 20

Filtreleri temizle
«Ölüm, alaca bir koç suretinde getirilip Cennet ile Cehennem arasında durdurulur. Bir Münadi: ''Ey Cennet ahalisi!" Bunun üzerine başlarını kaldırıp bakarlar. Münadi: "Bunu tanıyor musunuz?'' diye sorar. Cennet'tekiler: ''Evet, bu ölümdür.'' karşılığını verirler. Hepsi ölümü görmüştür. Sonra Münadi: "Ey Cehennem ahalisi!" Bunun üzerine başlarını kaldırıp bakarlar. Münadi: "Bunu tanıyor musunuz?'' diye sorar. Cehennem' dekiler: ''Evet, bu ölümdür.'' karşılığını verirler. Hepsi ölümü görmüştür. Sonrasında verilen emirle bu koç kesilir ve Münadi: ''Ey Cennet ahalisi! Artık ölüm yok, ebedilik var! Ey Cehennem ahalisi! Artık ölüm yok, ebedilik var!'' diye seslenir. Sonrasında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: {Hala gaflet içinde bulunanları ve hala iman etmeyenleri işin bitmiş olacağı o pişmanlık günü ile uyar} [Meryem Suresi 39.] ayetini okudu. ''Dünya ahalisi gaflet içindedir'' {ve onlar iman etmiyorlar} [Meryem Suresi 39.] diye buyurdu.
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- her gece yatağına yatacağı zaman, avuçlarını birleştirir üfler, sonra ellerine "Kul huvallâhu ahad", "Kul eûzü bi-rabbi’l-felak" ve "Kul eûzü bi-rabbi’n-nâs" surelerini okurdu sonra da ellerini vücudunda ulaşabildiği yerlere sürerdi. Başından ve yüzünden başlar, vücudunun ön kısmında ulaşabildiği yere kadar ellerini sürerdi. Bunu üç kez tekrarlardı.
Sahih Hadis Buhârî rivayet etmiştir.
Ebû Talhâ'nın evinde sakilik (gelenlere içecek ikram ediyordum) yapıyordum. O gün onların içkisi 'fadîh' (ham/koruk hurmadan yapılan bir tür içki) idi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem bir münadiye, 'Haberiniz olsun, içki haram kılınmıştır!' diye seslenmesini emretti. Bunun üzerine Ebû Talha bana, 'Çık ve şu içkiyi dök!' dedi. Ben de çıkıp döktüm; öyle ki (dökülen içkiler) Medine sokaklarında akıp gitti. (Bu sırada) İçimizden bazı kimseler 'İyi de, bu içki henüz midelerindeyken ölen/şehit olan insanlar var (onların durumu ne olacak)?' dediler. Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayet-i kerimeyi indirdi: {İman edip salih ameller işleyenlere, (haram kılınmadan önce) yiyip içtiklerinden dolayı bir günah yoktur...} [Maide Suresi: 93.]
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- her anında Allah'ı zikrederdi."
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
Allah Azze ve Celle’nin: {Kim orada (Harem'de) zulümle haktan sapmak (günah işlemek) isterse, ona elem dolu bir azap tattırırız} [Hac Suresi: 25] ayeti hakkında şöyle dedi: «Eğer bir kimse, Aden-Ebyen'de (Mekke'den oldukça uzakta bulunan Yemen bölgesinde) bulunduğu hâlde, Mescid-i Haram hakkında bir (haktan sapma, harama yönelme) niyet etseydi, Allah ona mutlaka elem verici bir azabı tattırırdı.
Sahih Hadis Ahmed ve Hâkim rivayet etmiştir.
Ebû Tâlib, ölüm döşeğindeyken, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanına gitti. Yanında Ebû Cehil ve Abdullah b. Ebi Ümeyye b. Muğira da vardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcasına şöyle dedi: «Ey amcacım! Lâ ilahe illallah de ki, Allah katında bu kelime ile seni müdafaa edeyim.» . Ebû Cehil ile Abdullah b. Ebi Ümeyye dediler ki: Ey Ebû Talib, Abdülmuttalib'in dininden vaz mı geçiyorsun? Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (sözünü) tekrarladı. O ikisi de sözlerini o kadar ısrarla tekrarladılar ki, Ebû Tâlib'in en son söylediği söz: "Abdülmuttalib'in dini üzere." oldu. Lâ ilâhe illallâh demeyi reddetti. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- de şöyle dedi: «Yasaklanmadığım müddetçe senin için istiğfarda bulunacağım.» Böyle demesi üzerine Allah şu ayetleri indirdi: {Cehennemlik oldukları anlaşıldıktan sonra, akraba bile olsalar, puta tapanlar için mağfiret dilemek, Peygamber'e ve Müminlere yaraşmaz.} [Tevbe Suresi: 113] Allah Teâlâ, Ebû Tâlib hakkında şu ayeti indirerek Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şöyle buyurmuştur: {(Rasûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir.} [Kasas Suresi: 56]
Sahih Hadis Muttefekun aleyh
"Hudeybiye dönüşünde; sahabeyi hüzün ve keder kaplamış, kurbanlıklar da Hudeybiye'de kesilmiş bir haldeyken, 'Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik. Ta ki Allah senin... (günahlarını bağışlasın)' ayetinden başlayıp '(Bu, Allah katında) büyük bir kurtuluştur' ayetine kadar olan kısım [Fetih Suresi, 1-5] nazil olduğunda, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Bana öyle bir ayet indirildi ki, o bana bütün dünyadan daha sevimlidir."
Sahih Hadis Müslim rivayet etmiştir.
«Her kim Bakara Suresi'nin son iki ayetini geceleyin okursa ona yeter.»
Sahih Hadis Muttefekun aleyh